enerbahçe Beko, FINAL FOUR yarı finalinde mücadeleden vazgeçmedi ancak hücum ritmi bozulunca Olympiakos karşısında oyunun kilidini açamadı. Sarı-lacivertliler savunma direncine rağmen üretimde tıkanınca, Atina’daki Avrupa yürüyüşü yarı finalde sona erdi.
Fenerbahçe Beko, bireysel yıldızların tek başına taşıdığı bir takım değil; sistem ritmiyle, top dolaşımıyla, savunmadan gelen enerjiyle ve doğru hücum akışıyla yaşayan bir yapı. Bu nedenle sarı-lacivertliler için en kritik mesele, maç boyunca o ritmi koruyabilmekti.
Olympiakos ise bunu çok iyi biliyordu. Bartzokas’ın planı, Fenerbahçe’nin hücum düzenini bozmak üzerine kuruluydu. Yunan ekibi top dolaşımını yavaşlattı, geçiş hücumlarını kesti ve sarı-lacivertlileri bire bir çözümlere zorladı.
Fenerbahçe oyunun içinde kalmak için savaştı. Savunmada temas koydu, fiziksel mücadeleden kaçmadı, maçı bırakmadı. Ancak FINAL FOUR seviyesinde yalnızca mücadele çoğu zaman yeterli olmuyor. Bazen bir oyuncunun çıkıp kilidi kırması, zor anda doğru şutu sokması ve takımın hücum aklını yeniden ayağa kaldırması gerekiyor. Olympiakos bunu yaptı. Fenerbahçe ise o cevabı üretemedi.
BARTZOKAS’IN PLANI İŞLEDİ
Olympiakos, maçın başından itibaren Fenerbahçe’nin konfor alanlarını daralttı. Sarı-lacivertlilerin ters eşleşmelerden forvet post-up’larıyla ürettiği ekstra skor opsiyonu neredeyse tamamen kayboldu. Bu alan kapanınca Fenerbahçe hücumları giderek daha zor şutlara kaldı.
Boyalı alanda etkili olunamayınca çözüm dış atışlara döndü. Ancak şut ritmi istenilen seviyeye çıkmadı. Hücumlar akışkanlıktan uzaklaştı, topun yön değiştirdiği pozisyonlar azaldı ve Olympiakos savunması Fenerbahçe’yi istediği alana itti.
İlk dakikalarda gelen skor krizi, maçın psikolojisini de belirledi. Olympiakos, Fenerbahçe’nin uzun süre sayı bulmakta zorlandığı bölümden yararlanarak 12-0’lık başlangıç yaptı. Sarı-lacivertliler ilk sekiz dakikada faul düdüklerinin de fazla çıkmadığı sert bir oyunun içinde hücum cevabı aradı.
İlk periyodun 18-12 Olympiakos üstünlüğüyle bitmesi, Fenerbahçe’nin hâlâ maçın içinde olduğunu gösteriyordu. Ancak hücum düzeni açısından alarm zilleri çalmaya başlamıştı.
TARIK TUTTU AMA YETMEDİ
İkinci çeyrekte fark açılma eğilimine girse de Tarık Biberovic’in devreye girmesi Fenerbahçe’yi ayakta tuttu. Sarı-lacivertliler soyunma odasına 33-24 geride giderken, fark hâlâ çevrilebilir seviyedeydi.
Fenerbahçe’nin ikinci yarı başındaki hamlesi ise beklenen reaksiyondu. Tam saha baskı, daha sert savunma ve savunmadan üretilecek kolay sayılarla oyunun yönünü değiştirme planı devreye girdi.
Bu hamle kısa süreli bir enerji getirdi. Fenerbahçe savunma sertliğiyle Olympiakos’u rahatsız etmeye çalıştı, tempoyu yükseltmek istedi ve maça yeniden ortak olmanın yollarını aradı.
Ancak Olympiakos bu bölümde paniklemedi. Tecrübeli takım refleksiyle oyunun kontrolünü yeniden eline aldı. Fenerbahçe’nin restine, Sasha Vezenkov’u devreye sokarak cevap verdi.
VEZENKOV KİLİDİ AÇTI
Sasha Vezenkov, Olympiakos adına maçın kırılma anlarında sahneye çıkan isim oldu. Fenerbahçe’nin savunma baskısıyla yakalamaya çalıştığı ivme, Vezenkov’un doğru pozisyonlarda bulduğu sayılarla kesildi.
Olympiakos, karar çeyreğine 15 sayılık avantajla girerken artık oyunun kontrolünü büyük ölçüde eline almıştı. Bu fark yalnızca skor farkı değildi; Fenerbahçe’nin hücumda aradığı sürekliliği bulamamasının da sonucuydu.
Sarı-lacivertliler son periyotta geri dönüş için şutlara ihtiyaç duydu. Fakat o şutlar gelmedi. Deneme atışları çemberden döndü, hücumlar sonuçsuz kaldı ve Fenerbahçe oyundan giderek uzaklaştı.
FINAL FOUR gibi her pozisyonun değerinin büyüdüğü bir sahnede, son çeyrekte çember dövmek ağır bir bedel getirir. Fenerbahçe de o bedeli turnuvaya veda ederek ödedi.
SADECE SAVAŞMAK YETMEDİ
Bu maç Fenerbahçe’nin mücadele etmediği bir maç değildi. Tam tersine sarı-lacivertliler oyunun içinde kalmak için savaştı, sertlik koydu, savunmada direnç gösterdi. Ancak basketbolun bu seviyesinde savaşmak, kazanmak için tek başına yeterli olmuyor.
Fenerbahçe’nin hücum aklı tıkandığında oyunu açacak ekstra bir çözüm üretememesi, maçın temel farkı oldu. Olympiakos, planına sadık kaldı; Fenerbahçe’nin ritmini bozdu, geçiş hücumlarını kesti, zor şutlara itti ve kritik anlarda kendi yıldızlarından verim aldı.
Jasikevicius’un takımı, sezon boyunca kimliğini oluşturan savunma sertliğini sahaya koydu. Ancak hücumdaki tıkanıklık ve ritim kaybı, FINAL FOUR yarı finalinde geri dönüş kapısını kapattı.
Olympiakos ağır bastı. Fenerbahçe ise savaştı, direndi ama bu seviyede sadece mücadele etmenin kupaya yürümek için yetmediğini bir kez daha gördü.


YORUMLAR