Tolga Yenigün

Tolga Yenigün


MUTLU SON | RİBAUND'UN İÇİNDEN

23 Temmuz 2026 - 10:32

Sevgili basketbolseverler,

Bazı şampiyonluklar bir sezonun sonunda kazanılır. Bazılarıysa onlarca yıl süren sabrın, hayal kırıklığının ve yeniden ayağa kalkma iradesinin ardından gelir.
Ribaund’un bu sayısının kapak konusu “MUTLU SON”…

New York Knicks, 53 yıllık bekleyişin ardından yeniden NBA’in zirvesine çıktı. Jalen Brunson liderliğinde kenetlenen Knicks, yıldızların bireysel parıltısından çok takım kimyasına, disipline ve ortak akla yaslanarak modern NBA’in en özel şampiyonluk hikâyelerinden birini yazdı.
Bu yalnızca bir kupa değil; yarım asrı aşan özlemin ve vazgeçmemenin karşılığıydı.

★★★

Türkiye’de sezonun son sözü Fenerbahçe Beko ile Beşiktaş GAİN arasındaki final serisinde söylendi. Beşiktaş mücadele gücüyle seriye karakter katarken, Fenerbahçe kalite ve tecrübesiyle kupaya uzandı. Şampiyonluğu getiren son topta Tarık Biberovic’in attığı üçlük, 17 yaşında başlayan uzun Fenerbahçe yolculuğunun da unutulmaz finali oldu.

Fenerbahçe yerelde mutlu sona ulaşsa da Avrupa’da Atina’da ritmini kaybetti. Olympiakos, Bartzokas’ın istikrarı ve oturmuş kadrosuyla kupaya uzandı. Ancak hakem kararları ve salona kapasitenin üzerinde seyirci alındığı yönündeki tartışmalar, bu şampiyonluğun üzerine gölge düşürdü.

Bu sayıda Nando De Colo’ya da veda ediyoruz. Fransız yıldız, Avrupa basketbolunun en zarif kariyerlerinden birini Fenerbahçe formasıyla noktaladı. Ardında yalnızca kupalar değil, oyunu oynama biçimiyle hatırlanacak özel bir miras bıraktı.

Yeni sezon öncesinde Zeljko Obradovic’in Panathinaikos’a dönüşü Avrupa basketbolunun en büyük hikâyelerinden biri olurken, Trey Lyles’ın tercihi transfer piyasasının dengelerini değiştirecek. Beşiktaş’ın EuroLeague’e dönüşü ise doğru kadro mühendisliği ve kalıcı kimlik oluşturma sınavını beraberinde getiriyor.

Sarunas Jasikevicius, Dusan Alimpijevic ve Gianmarco Pozzecco da tutkuları ve enerjileriyle sezonun kenar yönetimindeki en dikkat çekici isimleri oldular.

★★★

Özel dosyamızda ise Basketbol Süper Ligi’ne farklı oyun kimlikleriyle damga vuran beş oyuncuyu bir araya getiriyoruz: Marcquise Reed’in skor gücü, Wade Baldwin’in liderliği, Malachi Flynn’in hücum çeşitliliği, James Palmer Jr.’ın estetiği ve Berk Uğurlu’nun oyun aklı…
Beş oyuncu, beş farklı basketbol dili…

★★★

Milli takımlarda ise umut veren bir tablo var. 12 Dev Adam, Dünya Kupası Elemeleri’ndeki grubunu 6’da 6 yaparak namağlup tamamladı. Potanın Perileri sekiz yıl sonra yeniden Dünya Kupası sahnesine dönerken, U17 Milli Takımımız İstanbul’daki Dünya Kupası’nı dördüncü bitirerek gelecek adına güçlü mesajlar verdi.

Geleceğin temsilcileri de sayfalarımızda… Bora Tahmaz, Bartu Encü, Demircan Demir, Batu Eryurtlu ve Yağız Aksu; milli takım hayallerini, gelişim hedeflerini ve kariyer planlarını anlatıyor.
Göztepe cephesinde ise Başantrenör Nehir Berk ile kaptan Fatih Cantitiz, yarı finale uzanan sezonun ardından hedefi açıkça ortaya koyuyor: Süper Lig.

★★★

Melda Yakupoğlu, sporcu ebeveynlerinin çoğu zaman görünmeyen sabrını, kaygılarını ve fedakârlıklarını anlatıyor. Çünkü sahaya çıkan her genç oyuncunun arkasında, onunla birlikte sevinen, üzülen ve yeniden ayağa kalkmasına yardım eden bir aile vardır.

★★★

Bu sayı boyunca karşılaştığımız bütün hikâyelerin ortak noktası da tam olarak burada saklı: Uzun bekleyişler, büyük emekler, yarım kalan yolculuklar ve yeniden başlama cesareti… Kimi zaman bir şampiyonluk kupasında, kimi zaman bir vedada, kimi zaman da henüz yolun başındaki genç bir oyuncunun hayalinde karşılığını buluyor.

New York için 53 yıllık bekleyiş sona erdi.
Bu kez son cümle çok açık:
Mutlu son…
Keyifli okumalar.

YORUMLAR

  • 0 Yorum