Ece Ergez

Ece Ergez


KUSURSUZ SERİ İLK BİLET

25 Eylül 2026 - 10:29

12 Dev Adam, 2027 Dünya Kupası yolunda yalnızca bileti almakla kalmadı, Avrupa elemelerinin en güçlü mesajlarından birini verdi. İlk turu 6’da 6 tamamlayan Türkiye, ikinci turda Litvanya’yı 94-66, İzlanda’yı ise deplasmanda 110-73 mağlup ederek serisini 8’de 8’e taşıdı. Ay-yıldızlılar böylece 2027 Dünya Kupası’na elemeler yoluyla katılmayı garantileyen ilk ülke oldu. Şimdi önümüzde yalnızca Katar bileti değil, yeniden büyük turnuvalarda söz sahibi olabilecek bir Milli Takım görüntüsü var.

A Milli Erkek Basketbol Takımı’nın 2027 Dünya Kupası yolculuğu artık yalnızca başarılı bir eleme performansı olarak değerlendirilemez.
Ortada çok daha güçlü bir tablo var.
8 maç. 8 galibiyet.
Sırbistan’a karşı deplasmanda kazanılan kritik mücadele, İstanbul’daki rövanş, ilk turun kayıpsız tamamlanması, ardından Litvanya’ya karşı 28 ve İzlanda’ya karşı 37 sayılık fark...
Türkiye, Dünya Kupası biletini matematiksel olarak garantilemekle kalmadı; bunu Avrupa elemelerinin en dominant takımı görüntüsünü vererek yaptı.
Üstelik ikinci turun henüz başında.
Bu yüzden bugün konuşmamız gereken mesele yalnızca “Dünya Kupası’na gidiyoruz” değil.
Asıl önemli olan, 12 Dev Adam’ın yeniden uluslararası basketbolda ağırlığını hissettiren bir takım görüntüsü vermeye başlaması.

Litvanya’ya Karşı Bir Galibiyetten Fazlası
İkinci turun ilk sınavında rakip Litvanya’ydı.
Avrupa basketbolunun en köklü ekollerinden biri.
Türkiye açısından böyle bir rakibe karşı alınacak galibiyet zaten değerliydi. Ancak Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi’nde ortaya çıkan oyun, yalnızca kazanmanın ötesine geçti.
12 Dev Adam karşılaşmanın başından itibaren oyunun fiziksel seviyesini belirleyen taraf oldu.
İlk çeyrekte kurulan 27-13’lük üstünlük, maçın geri kalanında yaşanacakların da habercisiydi. Türkiye devreye 55-34 önde girerken üçüncü periyot sonunda fark 28 sayıya ulaştı.
Litvanya’nın oyunun kontrolünü ele geçirmesine izin verilmedi.
Savunmadaki sertlik, hücumdaki top paylaşımı ve yüksek tempo güçlü rakibin düzenini erken bozdu.
Sonuç:
Türkiye 94 - Litvanya 66.
28 sayılık fark, iki takım arasındaki o günkü oyun kalitesinin açık göstergesiydi.
Cedi Osman’ın 22 sayılık performansı galibiyetin merkezinde yer alırken Ömer Faruk Yurtseven de 17 sayıyla önemli katkı verdi.
Ancak bu karşılaşmayı değerli kılan yalnızca bireysel performanslar değildi.
Türkiye, güçlü bir rakibe karşı tek bir oyuncunun olağanüstü gecesine ihtiyaç duymadan kazanabileceğini gösterdi.
Bu, büyük turnuvalar açısından belki de skor tabelasından daha önemli bir mesaj.
Çünkü tek maç üzerinden yaşayan takımlar turnuvalarda bir yere kadar ilerleyebilir.
Farklı oyuncuların sorumluluk alabildiği takımlar ise madalya yarışına girebilir.
Litvanya karşılaşması Türkiye’nin bu ikinci gruba yaklaşmakta olduğunun güçlü işaretlerinden biriydi.

Reykjavik’te Daha İlk Çeyrekten Mesaj
Litvanya galibiyetinin ardından rota İzlanda’ya çevrildi.
Deplasman maçlarının, özellikle milli takım pencerelerinde, kağıt üzerinde göründüğünden daha zor olduğu biliniyor.
Fakat Türkiye bu kez maçın hikâyesinin yazılmasını son dakikalara bırakmadı.
İlk çeyrek:
33-14.
Devre:
60-37.
Üçüncü çeyrek:
80-56.
Final:
110-73.
Dünya Kupası biletinin alınabileceği böylesine önemli bir karşılaşmada Türkiye’nin gösterdiği en değerli şey rahatlık değildi.
Ciddiyetti.
12 Dev Adam daha ilk dakikalardan itibaren oyunun kontrolünü ele aldı ve rakibine maçın içerisine girebileceği uzun bir bölüm bırakmadı.
Savunmanın getirdiği hızlı hücum fırsatları, topun paylaşılması ve skor yükünün farklı oyuncular arasında dağılması İzlanda savunmasını kısa sürede çözdü.
Cedi Osman ve Onuralp Bitim 17’şer sayıyla takımın en skorer isimleri olurken, Kenan Sipahi 15, Malachi Flynn 13, Şehmus Hazer ve Yiğitcan Saybir ise 10’ar sayı üretti.
Malachi Flynn’in 8 asistle hücumu yönlendirmesi ve Adem Bona’nın 10 ribaundla pota altında gösterdiği etkinlik de galibiyetin dikkat çeken ayrıntılarındandı.
Altı farklı oyuncunun çift haneli skor katkısı vermesi, 110 sayının nasıl geldiğini de anlatıyor.
Bu, yalnızca sıcak bir şut gecesi değildi.
Türkiye hücumunun paylaşarak büyüdüğü bir maçtı.

Bir Gecelik Değil, Sekiz Maçlık Başarı
İzlanda karşılaşmasının ardından ortaya çıkan 8’de 8’lik tabloyu yalnızca son iki maç üzerinden değerlendirmek haksızlık olur.
Bu seri bir gecede ortaya çıkmadı.
Türkiye’nin Dünya Kupası yolu Bosna Hersek karşısındaki 93-71’lik galibiyetle başladı.
Ardından İsviçre deplasmanında 85-60 kazanıldı.
Sonra belki de ilk turun en önemli sınavı geldi.
Sırbistan deplasmanı.
Türkiye, Belgrad’da rakibini 82-78 mağlup ederek yalnızca üçüncü galibiyetini almadı, bu eleme serisinin karakterini de ortaya koydu.
İstanbul’daki rövanşta Sırbistan bu kez 94-86 geçildi.
Bosna Hersek deplasmanından 82-75’lik galibiyet çıkaran 12 Dev Adam, İsviçre’yi de 95-72 yenerek ilk turu 6’da 6 tamamladı.
İkinci tur başladığında ise soru belliydi:
İlk turdaki kusursuz görüntü daha güçlü rakiplere karşı devam edecek miydi?
Litvanya’ya karşı 94-66.
İzlanda deplasmanında 110-73.
Cevap oldukça net geldi.

İlk Bilet Türkiye’nin
İzlanda karşısında alınan galibiyet, Türkiye’yi 8’de 8’e taşırken çok daha önemli bir sonucu beraberinde getirdi.
12 Dev Adam, 2027 Dünya Kupası’na elemeler yoluyla katılmayı garantileyen ilk ülke oldu.
İkinci turda oynanacak dört maç daha bulunmasına rağmen Katar bileti şimdiden cebimizde.
Bu durum Türkiye’nin elemelerde ne kadar büyük bir avantaj oluşturduğunu anlatmak açısından önemli.
Normal şartlarda Dünya Kupası elemelerinin son pencerelerine kadar sürebilecek hesaplar, averajlar ve “şu kazanırsa, bu kaybederse” senaryoları Türkiye için daha takvimin bu bölümünde sona erdi.
Artık soru “Dünya Kupası’na gidebilecek miyiz?” değil.
Türkiye, kalan maçlara farklı hedeflerle çıkabilecek.
Namağlup seriyi korumak.
Oyunu geliştirmek.
Rotasyonu genişletmek.
Yeni oyuncuları sisteme dahil etmek.
Ve en önemlisi, Katar’da nasıl bir takım olmak istediğinin hazırlığını yapmak.

2019’dan Sonra Yeniden Dünya Sahnesinde
Dünya Kupası bileti Türkiye açısından ayrı bir anlam daha taşıyor.
12 Dev Adam son olarak 2019’da Dünya Kupası’nda mücadele etmişti.
2023 organizasyonuna katılamayan Türkiye, böylece sekiz yıllık aranın ardından yeniden dünyanın en büyük basketbol sahnelerinden birine dönmeye hazırlanıyor.
2027’de Katar’da düzenlenecek organizasyon, Türkiye’nin tarihindeki altıncı Dünya Kupası olacak.
Bu turnuvayla kurduğumuz bağın en unutulmaz noktası ise hâlâ 2010.
Türkiye’nin ev sahipliğinde oynanan Dünya Kupası’nda finale yükselen 12 Dev Adam, gümüş madalyayla Türk basketbol tarihinin en büyük başarılarından birine imza atmıştı.
O günden bu yana milli takım basketbolunda çok farklı dönemler yaşandı.
Yetenekli jenerasyonlar geldi.
Büyük beklentiler oluştu.
Hayal kırıklıkları yaşandı.
Kritik maçlar kaybedildi.
Turnuvalara gidildi, bazılarına gidilemedi.
Belki de bu nedenle bugünkü 8’de 8’lik tabloyu yalnızca sonuçlar üzerinden okumamak gerekiyor.

Asıl Kazanım: İstikrar
Türk basketbolunun milli takım seviyesinde uzun zamandır aradığı temel meselelerden biri istikrardı.
Bir büyük maç kazanıp ardından beklenmedik şekilde kaybetmek.
Bir turnuvada umut verip sonraki organizasyonda geriye gitmek.
Bir jenerasyon yakalayıp onun devamını getirememek.
Bu hikâyeleri fazlasıyla gördük.
2027 Dünya Kupası elemelerinde şu ana kadar ortaya çıkan görüntüyü değerli yapan da tam olarak bu.
Türkiye yalnızca büyük maçları kazanmadı.
Kazanması gereken maçları da kazandı.
Bosna Hersek’i yendi.
İsviçre’yi yendi.
Sırbistan’ı deplasmanda yendi.
Sırbistan’ı İstanbul’da bir kez daha yendi.
Bosna Hersek ve İsviçre karşısında hata yapmadı.
Litvanya gibi Avrupa basketbolunun en önemli ülkelerinden birini 28 sayı farkla geçti.
Dünya Kupası biletinin söz konusu olduğu İzlanda deplasmanında ise işi hesaplara bırakmadan 37 sayı fark attı.
Büyük takımları belirleyen şey yalnızca büyük rakipleri yenmeleri değildir.
Kendilerinden zayıf rakiplere karşı da standartlarını kaybetmemeleridir.
12 Dev Adam’ın bu eleme dönemindeki en değerli kazanımı belki de tam olarak bu standart.

Katar Bileti Cepte, Şimdi Hedef Büyütme Zamanı
Dünya Kupası’na katılmayı garantilemek önemli bir başarı.
Ancak bugün ortaya çıkan takım görüntüsüne bakıldığında bunu nihai hedef olarak görmek artık yeterli değil.
Türkiye’nin önünde kalan eleme maçları var.
Sonrasında Dünya Kupası hazırlığı başlayacak.
Asıl sınav Katar’da verilecek.
Çünkü sekizde sekiz yaparak Dünya Kupası bileti alan bir takım artık turnuvaya yalnızca katılmanın mutluluğuyla gidemez.
Beklentiyi kendi performansıyla yükseltti.
Litvanya’ya 28, İzlanda’ya 37 sayı fark atan; Sırbistan’ı iki kez mağlup eden ve sekiz eleme maçının tamamını kazanan bir Milli Takım doğal olarak daha büyük hayaller kurduruyor.
Bu hayallerin ne kadarının gerçeğe dönüşeceğini 2027’de göreceğiz.
Ancak şimdiden bildiğimiz bir şey var:
12 Dev Adam Katar yolunu kimsenin yardımına, averaj hesabına ya da son maç mucizesine ihtiyaç duymadan açtı.
Sekiz maça çıktı.
Sekizini de kazandı.
Ve Dünya Kupası biletini herkesten önce aldı.
Şimdi mesele Katar’a gitmek değil, Katar’da ne yapacağımız.

MAÇIN LİDERLERİ
TÜRKİYE 94-66 LİTVANYA
Sayı: 22 | Cedi Osman
Ribaund: 14 | Marek Blaževič (Litvanya)
Asist: 6 | Şehmus Hazer / Dominykas Stenionis (Litvanya)
Top çalma: 3 | Cedi Osman
Top kaybı: 7 | Ąžuolas Tubelis (Litvanya)
Süre: 25:20 | Marek Blaževič (Litvanya)
Verimlilik: 26 | Cedi Osman

İZLANDA 73-110 TÜRKİYE
Sayı: 17 | Cedi Osman / Onuralp Bitim
Ribaund: 10 | Adem Bona
Asist: 8 | Malachi Flynn
Top çalma: 2 | Cedi Osman
Top kaybı: 3 | Martin Hermannsson (İzlanda)
Süre: 30:30 | Tryggvi Hlinason (İzlanda)
Verimlilik: 22 | Cedi Osman

YORUMLAR

  • 0 Yorum