BOBBY'NİN ÖZGÜVENİ BİZE UYUYOR

P&G Türkiye ve Kafkasya Yönetim Kurulu Başkanı Tankut Turnaoğlu, "Head&Shouders markamızla EuroLeague’in özgüven sponsoru olarak Bobby’nin cesareti, azmi, asla pes etmeyen inatçı yönü dikkatimizi çekiyor. Basketbolcularla, yeni nesli bir araya getirecek organizasyonlar yapabiliriz" diyor.

BOBBY'NİN ÖZGÜVENİ BİZE UYUYOR
01 Haziran 2018 - 16:07

RÖPORTAJ: ALİ KONAVİÇ

Basketbol sevgisiyle bilinen P&G Türkiye ve Kafkasya Yönetim Kurulu Başkanı Tankut Turnaoğlu ile Belgrad'daki EuroLeague Final Four'da bir araya geldik. Turnaoğlu ile Belgrad'dan F.Bahçe Doğuş'a, Bobby Dixon'dan Obradovic'e keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.
 
Ali Konavic: EuroLeague’in önemli partnerlerinden biri olarak Final Four sizin için nasıl geçti? Organizasyon ve şehir hakkındaki görüşleriniz neler?
 
Tankut Turnaoğlu:
P&G olarak böyle bir organizasyonunun parçası olmaktan ötürü mutluyuz. İlk seçildiği zaman doğal olarak insanlar ‘Neden Belgrad?’ diye sordu. Ancak Belgrad iyi bir seçimmiş. Burası basketbolla yaşayan bir şehir. Bu şehrin insanları da fiziksel açıdan basketbol için yaratılmış. Çok güçlü basketbol kültürüne sahipler. Kalemeydan gibi tarihi ve turistik bir yere bile basketbol sahasını eklemeden geçmemişler. Şehrin her noktasında Final Four bilboardları mevcut. Türk bayrağını burada görmek hepimizi heyecanlandırdı. Sadece buraya gelebilenler değil, İstanbul’daki basketbolseverler de Head&Shoulders sayesinde benzer bir heyecanı yaşadı. Zorlu Center PSM’deki alanda Head&Shoulders sponsorluğunda yayınlanan yarı final ve final maçlarını dev ekranda takip etti. Hatta ilgi çok fazla olduğu için final maçında kapasite arttırıldı. Özetle hem burada hem de ülkemizde organizasyona müthiş bir ilgi vardı.

BASKETBOLA SOKAK KÜLTÜRÜ GERİ GELMELİ


 
A.K: Siz sadece yatırımcı değil, Aynı zamanda iyi bir basketbolseversiniz.  Türkiye’de benzer basketbol kültürünün yaratılması için neler yapılmalı? Şirketinizin bu konudaki vizyonu ve yol haritası nasıl olmalı?

 
T.T: Türkiye’nin belli noktaları Belgrad’dan çok farklı değil. Sadece İstanbul’dan bahsetmiyorum. Samsun’da büyüdüm. Gençler olarak potamızda toplanır ve akşama kadar basketbol oynardık. Belki de şehirleşmenin etkisiyle bu sokak basketbol kültürünü kaybettik. Bugün Sırbistan’ın birçok basketbol yıldızı sokak basketbolundan yetişmiş. 

Gençlerimiz için basketbol yeniden çekici hale getirilmeli, alternatiflerin arkasında kalmamalı. Head&Shoulders ile bu amaç için çalışıyoruz. Geçen yıl Türkiye Basketbol Federasyonu ile yaptığımız işbirliği çerçevesinde 3’e 3 turnuvaları düzenledik. 90 takımlık turnuva düzenledik, 600 talep aldık. Üstünde ısrarla duruyorum, basketbolda sokak kültürünü çok önemsiyorum. Bunu geri getirmeliyiz, şehirleşme buna engel olmamalı. Bugün New York’a gidiyorsunuz ve plazaların, kocaman binaların arasında basketbol sahaları görüyorsunuz. Bizde ise bazı parklar ve okul bahçeleri dışında gençler için basketbol oynayacak neredeyse hiçbir alan yok.



BASKETBOLUN HAK ETTİĞİ YER ÇOK DAHA BÜYÜK
 
A.K: Fenerbahçeli Bobby Dixon tam anlamıyla bu sokak kültüründen geliyor aslında...
 
T.T:
Kesinlikle öyle ve çok da farklı özellikler katmış, bu ona. Azmi, cesareti, asla pes etmeyen inatçı yönü... Bunlar sokak basketbolunda kazanabileceğiniz ve her takıma lazım özellikler. Euroleague’in özgüven sponsoru olarak Bobby’nin bu tarzı dikkatimizi çekiyor. Biz de basketbolcularla yeni nesli bir araya getirecek organizasyonlar yapabiliriz. Tabii bu genç nesli basketbola çekme noktasında kaynak ve hikaye eksiğini de Ribaund Dergi gibi medya kuruluşları gidermeli. Mesela F.Bahçe Doğuş’un 12 oyuncusunun da ilham verici hikayeleri vardır. Bunları sizin gibi kaynakların aktarmasının gençleri harekete geçireceğine inanıyorum. Çünkü basketbolun hak ettiği yer, çok daha büyük.

OBRADOVİC İŞİ KAFADA BİTİRİYOR
 
A.K: Türkiye’de basketbolu hak ettiği yere taşıma konunda Obradovic’in son dönemdeki katkısı yadsınamaz. Onun için neler söylersiniz?
 

T.T: Head&Shoulders olarak ‘Kazanmak kafada başlar’ diye artık tüm Türkiye’nin çok iyi bildiği, benimsediği bir sloganımız var. Zeljko Obradovic, bu tanıma en iyi uyan insanlardan. Müthiş bir stratejik zekaya sahip, işi kafada bitiriyor. Kazanma arzusunun kafada başlaması gerektiğini biliyor ve kazanmaya devam etmek istiyor. Onun bu yönü iş dünyasında da çok değerli bir özellik. Zaten biz basketbolu, şirketin önemli bir parçası haline getirmiş durumdayız. Hedef programlarımıza ‘triple-double’ ismini verdik, mesela. Basketbol her zaman şirketimize de, ülkemize de yeni ufuklar açmıştır. Bu konuda diğer sporların önünde liderliğini devam ettiriyor. Ancak hak ettiği yeri bulması için destek vermek gerekiyor. Bizim gibi bilinilirliği yüksek markalara da, bu konuda çok önemli görev düştüğünü düşünüyorum. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum