TON FARKI: Ergin Ataman PANA'da başarılı olur mu?

Ribaund yazarları Burçin Badem ile Ünal Özüak, Ergin Ataman'ın Panathinaikos'ta başarılı olup olamayacağına dair görüşlerini kendine has üsluplarıyla ifade etti...

TON FARKI: Ergin Ataman PANA'da başarılı olur mu?
05 Temmuz 2023 - 14:31
GIANNATAMANOS OLMALILAR
BURÇİN BADEM


Ergin Ataman, şahsına münhasır bir adam… Hayatım boyunca etrafım onun gibi insanlarla çevrili büyüdüm. Babam, “Ben İsmet Badem” diye kendini yazan bir adamdı. Tolga Tuğsavul, Gökhan Taştimur, Hüsnü Genç, Ergin Ataman evin üvey evlatlarıydı. Daha çocukken Sinan Erdem, Yücel Seçkiner, Osman Solakoğlu, Turgut Koşar, Hasan Arat, Can Tengizman, Serdar Saatçioğlu, “Kavun” Osman, Haluk Pepeyi, Mustafa Ekber, Hüseyin Alp gibi değerli kişiliklerle aynı masada oturdum. 

Hepsinin, kendi doğrularımı ve değerlerimi oluşturmamda büyük katkıları vardır. Umarım takımı karıştırmıyorum ama babam, Cihangir Sonat, Hakan Aydınol, Deli Ferit, Rahmetli “Piç” Engin’li Yeşilyurt kadrosunu kurarken Eczacıbaşı’ndan yetişen ama A takıma çıkamayacak Ergin Ataman’ı, Aydın Örs ve Pano Natof’a 'onu geleceğin büyük koçu yapacaksınız' diye Merter’deki Efes Pilsen tesislerine götürmüştü. 

Ataman, hem Yeşilyurt’ta oynayacak hem de her gün Aydın Örs’ün yanında antrenörlüğünü büyütecekti. O zamanlar eğitimin eğitim olduğu İtalyan Lisesi mezunu Ergin Ataman, İstanbul Üniversitesi İşletme’yi okurken; okul - Efes Pilsen - Yeşilyurt üçgeninde inanılmaz emek verdi. 

Gökhan Taştimur gibi deli ama muazzam çalışkan bir diğer koçla bol bol ders çalıştı. Aydın Örs, Aydan Siyavuş gibi modern basketbolun kitabını yazan farklı iki kişilikle uzun yıllar bir arada bulundu. Yöneticiliği ise Pano Natof, Lutfi Arıboğan ve Doğan Hakyemez ile gözlemledi. 

Sonuç olarak İsmet Badem, Aydın Örs, Aydan Siyavuş, Pano Natof, Lutfi Arıboğan ve Doğan Hakyemez’Le demlenmiş Ergin Ataman usulü bir yaşam / koç tarzı oluştu. Düşüncelerini çoğu zaman süzgeçlemeden, politik davranmaktan uzak karşı tarafa antipatik de olsa  aktardı. Avrupa basketboluna 2000’lerde adını altın harflerle yazdıran, mücadele edip de kazanılmamış kupası olmayan başarılı bir koç ortaya çıktı.

Şimdi yepyeni bir hedefe karşı yelken açıyor. Suyun karşı tarafına geçiyor. Yöneticiliği çok farklı, zaman zaman kavgalarını herkesin ortasında yaparsa kimsenin şaşırmayacağı bir başkanla çalışacak. Eğer, başkan-koç ilişkisi yerine yönetimi paylaşmış iki general gibi çalışırlarsa Avrupa basketbol seyircisi yeni bir tarz başarıya tanıklık edebilir.

Başarılı olduğu Türk Telekom, Siena, Efes Pilsen, Pınar Karşıyaka, Ülker, Beşiktaş, Galatasaray ve Anadolu Efes’te, görev yapan Başkan ve CEO’lar onunla beraber yöneticilik yapmayı kabul ettikleri için başarılı oldular. Bakalım, Dimitris Giannakopoulos tarzı bir yönetime mi ayak uyduracak; yoksa yeni bir aranjman ile Dimitris GiannAtamanos tarzı mı oluşacak?



EL Mİ YAMAN ATAMAN MI?
ÜNAL ÖZÜAK


Tutmayacak duaya amin demenin alemi yok… Ateşle barut yan yana durmaz, İki cambaz bir ipte oynamaz…

'Deli deliyi görünce çomağını saklar' atasözü Yunanca'da da  muteber ise ne âlâ...Yoksa bu iki baskın karakterin; Ataman ve kendisi başta olmak üzere basketbolun bütün bileşenleriyle kavgalı olan fanatik kulüp sahibi Giannakopoulos’un Panatinaikos birlikteliği üç aydan fazla yürümez...

Sadece sessiz ve içine kapanık kişilere karşı saldırgan olan bu tür kişilerin, kendileri gibi asabi insanlarla bir araya geldiklerinde bu tutumlarından 
vazgeçmesi, birbirlerine mesafeli olup, iç yüzlerini  göstermemeleri; bu ikilinin uyuşması açısından tek umut. Ancak kolay anlaşamazlar. Ergin Ataman yılların kulübü Anadolu Efes'te  sadece antrenör değil, her şey idi. İdari konularda da kulübün kararını belirledi, kulübün sözcülüğünü de yaptı.

Ataman'ın yönetim formülü, belki de başarı için gördüğü çözüm, etrafını baskı altına almaktır. Oysa Giannakopoulos da kulüpte kim varsa baskı altında tutar, kötü günlerde çıldırır soyunma odasına dalar. Yenilen takımı otobüsle geri yollar. Kral çıplak....

Kariyeri sallantıda olan, Anadolu Efes'le zorunlu yol ayrımına gelen Ergin Ataman, kendini kalafata çekmek yerine bu seçimiyle otobüse binme riski aldı...Çünkü Ataman’ın eli sağlam değil. EuroLeague'de yıl boyu 34 maçta, 17 galibiyet, 17 mağlubiyette kaldı. Bagajında teknik yetersizlik var….  Sene boyunca "Uzatmada kaybedilen, hakemlerin özür dilemesiyle yitirilen maçlar ve sakatlıklar... Sezonun yarısında Larkin'i  kullanamadık.” mazeretleri sıralayarak, tüm olumsuzlukları kendinden başka herkese atan Ataman şimdi ise “Sorumlu benim…” diyor ama çok geç…

Yay gerisinden sıkılan şutların isabetiyle her akşam maç kazanılmaz usta. "Perdele devril’lerin ezberlendi, kimse bundan sayı yemiyor, pota altında ağırlığın yok partiyi baştan kaybediyorsun...".diye yapılan eleştirilere zamanında kulak asacaktı… Geçti İstanbul'un pazarı sür merkebi Pire'ye...

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Bülent Turhan Gündüz
    1 yıl önce
    Ataman'ın en büyük sorunu teknik yetersizliği bu biliniyor zaten. İlginç olansa yine en büyük başarıları böyle elde etmesi... Üstün yetenekleri bulup hadi koçum taktiği ile oynatabilmesi. Son röportajında da 'bir şekilde play offa kalır, vurur geçeriz diye düşündük' derken, bir taraftan teknik çaresizliğini, taktik ve plan yapamadığını itiraf ediyor, diğer yandan da geçtiğimiz yıl bütün sezon başarısız geçtikten sonra, tesadüf ve bazı oyuncuların insan üstü gayretleri ile hayata geçen benzer başarının bu yıl hayata geçmemiş olmasının, şaşkınlığını ve hayal kırıklığını dışa vuruyordu. Milli takımla ilgili beyanında da, 'Ömer Faruk katılsa, kıl payı kaçırdığımız maçlarda destek olsa, belki de Avrupa Şampiyonuyduk' beyanını okuduğumda, güleyim mi, üzüleyim mi bilemedim. Sonuç olarak, Ataman'ın iyi bir koç olmadığını, ama büyük bir oyuncu seçici ve ciddi bir basketbol kumarbazı olduğunu ve muhataplarını da bu pahalı kumarları oynamaya ikna edebilme yeteneği olduğunu kabul ediyorum. 'Pananın yeni Obrası olacağım' beyanı, Sloukas'a on milyon euroluk kontrat verilmesini başarması, yeni pahalı basketbol kumarının ipuçları. BJK, GS, EFES bunların karşılıklarını nezaketle verebilirler, neticede futbol fanatikleri ile muhataptı, Pana'da bu olmayabilir. Euroleague'de saygı görmemesinin, iki şampiyonluğa rağmen, başka bir teklif alamamasının nedeni de bu. Bu yıl 'olmak ya da olmamak' yılı Ataman için. Belki bu yılda Ataman için 'Allah herkese Ataman şansı versin' yılıdır ve bizler bir daha konuşamaz hale geliriz. Belki de değildir, kim bilir... İkinci seçeneği düşünmek bile istemiyorum, hele de Giannakopoulos’la...