HOŞ GELDİN PABLO LASO
Anadolu Efes, Sırp koç Igor Kokoskov sonrası başantrenörlük görevine Real Madrid efsanesi Pablo Laso’yu getirdi. Ayağının tozuyla takımın başına geçen İspanyol koç, sezonun geri kalanında Anadolu Efes’i yeniden zirve yarışının içine sokmak için mücadele edecek.
21 Ocak 2026 - 11:39 - Güncelleme: 21 Ocak 2026 - 14:22
ALİ BARUTÇUOĞLU
58 yaşındaki koç, efsanesi olduğu Real Madrid ile başarılarla geçen 11 sezonun ardından sağlık sorunlarının da etkisiyle kulüpten ayrılmıştı. Bir yıllık aranın ardından Bayern Münih projesiyle yeniden sahneye çıkan Laso, yeni salon, artacak bütçe ve büyüyen hedefler umuduyla başladığı bu yolculukta herkesi şaşırtan bir kararla ilk sezonun sonunda istifa etti. Ardından oyunculuk kariyerinde en çok süre geçirdiği kulüp olan Baskonia ile anlaşsa da burada da aradığı ortamı bulamadı ve sezon sonunda yollar ayrıldı. Bu sezon başında Kokoskov’un ayrılığı sonrası Anadolu Efes ile anlaşarak yeniden EuroLeague arenasına dönüş yaptı.
Pablo Laso, potansiyeli yüksek ancak sakatlıkların ve yeni oyuncu sayısının fazla olduğu bir yapıda ritmini bulmaya çalışan bir takıma geldi. Anadolu Efes’in elit yıldızları ile potansiyelli oyuncuları arasında doğru dengeyi kurarak hızlıca kazanmaya başlamak ve play off ya da play in potasına girmek için kolları sıvadı. Takımı tanıdıkça, elit koç dokunuşlarıyla farkını sahaya daha net yansıtması bekleniyor. Peki Pablo Laso’dan ne beklemeli, ne beklememeliyiz?
Pablo Laso, Real Madrid’de geçirdiği 11 sezonda baskı altında çalışmayı çok iyi öğrenmiş bir koç. Dolayısıyla Anadolu Efes’in hedefleri, Laso için alışık olduğu ve göğüsleyebileceği hedefler olacaktır. Zorlu deplasmanlar, sıkışık maç takvimi ve aynı anda birden fazla hedefi yönetme yetkinliği onun güçlü olduğu alanlar arasında yer alıyor. Anadolu Efes’in başında çıktığı ilk lig maçında, Ülker Etkinlik Salonu gibi zorlu bir atmosferde geriden gelerek maçı dengelemesi, kaybederken dahi koruduğu sakinlik; hem oyunculara hem de taraftara güven verdi.
Diğer yandan Real Madrid gibi Anadolu Efes de güçlü bir altyapı kültürüne sahip. Real Madrid son yıllarda Luka Doncic, Nikola Mirotic, Usman Garuba, Juan Nunez gibi yıldızları Avrupa sahnesine sunarken, Anadolu Efes altyapısından son dönemde Cedi Osman ve Furkan Korkmaz dışında ana rol üstlenecek bir süper yıldız çıkmadı. Ancak Anadolu Efes genlerinde sert savunma ve güçlü Türk oyuncu rotasyonu yer alıyor. Pablo Laso gibi cesur bir koçun Türk oyunculara vereceği sorumluluk ve güven, yalnızca rotasyon değil, altyapıdan da yeni yıldızlar izleme ihtimalini beraberinde getiriyor.
Henüz çok kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen Şehmuz Hazer ve David Mutaf’a verilen süreler ve sorumluluklar bunu net biçimde gösteriyor. Oyuncuların bu güvene olumlu yanıt vermesi de dikkat çekici. Bu açıdan bakıldığında Anadolu Efes için elit bir koçla sürdürülebilir kadro mühendisliği ve yetenek kullanımı adına önemli bir fırsat söz konusu.
Öte yandan Real Madrid bir basketbol devi, gerçek bir güç merkezi. Tribün, popülarite ve bütçe anlamında karşılaştırılması zor bir destek sunuyor. Laso, bu ortamı Bayern Münih gibi futbolda güçlü bir kulüpte ya da kültürünü çok sevdiği Baskonia’da birebir yakalayamadı. Oyuncu tercihleri ve bütçe rahatlığı açısından Real Madrid seviyesini oralarda bulmak kolay değildi. Anadolu Efes’te ise Laso’nun yeniden kendi seviyesine yakın bir ortam yakalaması mümkün görünüyor.
Anadolu Efes taraftarının Laso’ya bu alanı ve zamanı vereceğini umuyorum. Çünkü doğru takviyelerle birlikte, özlenen Anadolu Efes’i sahaya yansıtabilecek bir koça sahip olmak büyük bir değer. Bu sezon uyum, gözlem ve kadro mühendisliği için planlama yılı olarak geçse bile sabırla desteklenirse, gelecek sezon sert, dengeli ve Laso’nun felsefesini tam anlamıyla yansıtan bir Anadolu Efes izlemek mümkün olabilir.
58 yaşındaki koç, efsanesi olduğu Real Madrid ile başarılarla geçen 11 sezonun ardından sağlık sorunlarının da etkisiyle kulüpten ayrılmıştı. Bir yıllık aranın ardından Bayern Münih projesiyle yeniden sahneye çıkan Laso, yeni salon, artacak bütçe ve büyüyen hedefler umuduyla başladığı bu yolculukta herkesi şaşırtan bir kararla ilk sezonun sonunda istifa etti. Ardından oyunculuk kariyerinde en çok süre geçirdiği kulüp olan Baskonia ile anlaşsa da burada da aradığı ortamı bulamadı ve sezon sonunda yollar ayrıldı. Bu sezon başında Kokoskov’un ayrılığı sonrası Anadolu Efes ile anlaşarak yeniden EuroLeague arenasına dönüş yaptı.
Pablo Laso, potansiyeli yüksek ancak sakatlıkların ve yeni oyuncu sayısının fazla olduğu bir yapıda ritmini bulmaya çalışan bir takıma geldi. Anadolu Efes’in elit yıldızları ile potansiyelli oyuncuları arasında doğru dengeyi kurarak hızlıca kazanmaya başlamak ve play off ya da play in potasına girmek için kolları sıvadı. Takımı tanıdıkça, elit koç dokunuşlarıyla farkını sahaya daha net yansıtması bekleniyor. Peki Pablo Laso’dan ne beklemeli, ne beklememeliyiz?
Pablo Laso, Real Madrid’de geçirdiği 11 sezonda baskı altında çalışmayı çok iyi öğrenmiş bir koç. Dolayısıyla Anadolu Efes’in hedefleri, Laso için alışık olduğu ve göğüsleyebileceği hedefler olacaktır. Zorlu deplasmanlar, sıkışık maç takvimi ve aynı anda birden fazla hedefi yönetme yetkinliği onun güçlü olduğu alanlar arasında yer alıyor. Anadolu Efes’in başında çıktığı ilk lig maçında, Ülker Etkinlik Salonu gibi zorlu bir atmosferde geriden gelerek maçı dengelemesi, kaybederken dahi koruduğu sakinlik; hem oyunculara hem de taraftara güven verdi.
Diğer yandan Real Madrid gibi Anadolu Efes de güçlü bir altyapı kültürüne sahip. Real Madrid son yıllarda Luka Doncic, Nikola Mirotic, Usman Garuba, Juan Nunez gibi yıldızları Avrupa sahnesine sunarken, Anadolu Efes altyapısından son dönemde Cedi Osman ve Furkan Korkmaz dışında ana rol üstlenecek bir süper yıldız çıkmadı. Ancak Anadolu Efes genlerinde sert savunma ve güçlü Türk oyuncu rotasyonu yer alıyor. Pablo Laso gibi cesur bir koçun Türk oyunculara vereceği sorumluluk ve güven, yalnızca rotasyon değil, altyapıdan da yeni yıldızlar izleme ihtimalini beraberinde getiriyor.
Henüz çok kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen Şehmuz Hazer ve David Mutaf’a verilen süreler ve sorumluluklar bunu net biçimde gösteriyor. Oyuncuların bu güvene olumlu yanıt vermesi de dikkat çekici. Bu açıdan bakıldığında Anadolu Efes için elit bir koçla sürdürülebilir kadro mühendisliği ve yetenek kullanımı adına önemli bir fırsat söz konusu.
Öte yandan Real Madrid bir basketbol devi, gerçek bir güç merkezi. Tribün, popülarite ve bütçe anlamında karşılaştırılması zor bir destek sunuyor. Laso, bu ortamı Bayern Münih gibi futbolda güçlü bir kulüpte ya da kültürünü çok sevdiği Baskonia’da birebir yakalayamadı. Oyuncu tercihleri ve bütçe rahatlığı açısından Real Madrid seviyesini oralarda bulmak kolay değildi. Anadolu Efes’te ise Laso’nun yeniden kendi seviyesine yakın bir ortam yakalaması mümkün görünüyor.
Anadolu Efes taraftarının Laso’ya bu alanı ve zamanı vereceğini umuyorum. Çünkü doğru takviyelerle birlikte, özlenen Anadolu Efes’i sahaya yansıtabilecek bir koça sahip olmak büyük bir değer. Bu sezon uyum, gözlem ve kadro mühendisliği için planlama yılı olarak geçse bile sabırla desteklenirse, gelecek sezon sert, dengeli ve Laso’nun felsefesini tam anlamıyla yansıtan bir Anadolu Efes izlemek mümkün olabilir.






YORUMLAR