Sahi Daçka'yı korona mı EuroLeague mi mağlup etti?

EuroLeague Yönetimi'nin son yılların en adaletsiz kararıyla Sırbistan'da oynattığı Darüşşafaka Tekfen - Virtus Bologna maçı sonrası Daçka'nın EuroCup'a vedası çok konuşuldu. Bu büyük hayal kırıklığını, en çok hisseden isimler Darüşşafaka Tekfenli Sinan Güler, koç Selçuk Ernak ve başkan Ümit Başkırt anlattı...

Sahi Daçka'yı korona mı EuroLeague mi mağlup etti?
23 Nisan 2020 - 14:57 - Güncelleme: 23 Nisan 2020 - 15:29

EuroLeague Yönetimi'nin son yılların en adaletsiz kararıyla Sırbistan'da oynattığı Darüşşafaka Tekfen - Virtus Bologna maçı sonrası Daçka'nın EuroCup'a vedası çok konuşuldu. Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu da maçın Sırbistan'da oynanmasını çok büyük hayal kırıklığı olduğunu ifade etti. Bu büyük hayal kırıklığını, en çok hisseden isimler Darüşşafaka Tekfenli Sinan Güler, koç Selçuk Ernak ve başkan Ümit Başkırt anlattı... Sinan Güler, ev sahibi avantajını kaybetmelerine dikkat çekerken, koç Ernak 'Masa başında iş aleyhimize mi döndü?' sorusunun oyuncuların motivasyonunu düşürdüğünün altını çizdi. Başkan Başkırt o can alıcı soruyu sordu: Bizi koronavirüs mü, yoksa EuroLeague Yönetimi mi mağdur etti? Gelin isimlerin Ribaund'a özel açıklamalarına birlikte bakalım...

SİNAN GÜLER: NEREDEN BAKTIĞINIZA BAĞLI

"Bologna maçını Sırbistan'da oynamamız konusu EuroLeague kendi açısından bakınca doğru bulmuş olabilir; ama biz de bu nedenle ciddi bir avantajı kaybettik."


Belgrad'da Virtus Bologna ile oynadığımız maça hangi noktadan baktığınız önemli. Açıkçası işin genel - tarafına bakınca geldiğimiz noktada durumu avantaj ya da dezavantaj olarak düşünmemek gerekiyor. Biz oyuncular ve Darüşşafaka Tekfen Kulübü olarak üzerimize düşen görevi yaptık. Kulübümüzde herkes çabaladı. Virtus Bologna maçının sağlıklı bir ortamda oynanması adına sağlıklı adımlar attık.

Ama bir taraftan ben olayların arka planını da merak eden biri olarak, karşılaşmanın Sırbistan'a alınmasına dair yaşananları tabii ki sorguladım. Ve EuroLeague Yönetimi'nin bizim maçımız için olası tüm senaryoları düşünerek hareket ettiği kanaatindeyim.

Virtus Bologna maçının Sırbistan'da oynanması kararı, her ne kadar bizim için aleyhte gözükse de EuroLeague Yönetimi açısından bu karar doğruydu. Darüşşafaka Tekfen olarak tabii ki Sırbistan'da oynama kararı bizim işimize yaramadı. Bir anda kendi seyirci avantajımızı kaybettiğimiz gibi, o sıkıntılı ortamda seyahat mecburiyetinde bırakıldık.
Virüsün o dönemki konumuyla, sonraki süreçte daha ileriye geldiği ortada... Ama o dönemde de koronavirüsü ile ilgili sıkıntı vardı. Virtus Bologna karşısında biz takım olarak elimizden geleni yaptık; ama maalesef olmadı ve karşılaşmayı kaybettik. Bu gibi konularda sporculuk bir tarafa herkesin insani olarak düşünmesi ve sağlığı ön plana koyması gerekir.




NBA'de yaşanan koronavirüs örnekleri ve Fenerbahçe Beko'da virüs kaynaklı çıkan örnekler de ortada... Bizim tedirginliğimiz şu... Hem bireysel olarak kendimizi hem de ailelerimizi düşünmeliyiz.

Bu virüs konusu bizim kontrolümüzde olan bir şey değil... Türkiye için konuşursak... Konunun içerisinde tüm kurumların Sağlık Bakanlığı ve Spor Bakanlığı'nın en doğru kararları verdiğini düşünmek durumundayız. Umarım bu sıkıntılı süreçten en yakın zamanda çıkarız. Hayatımız normal seyrine döner.


SELÇUK ERNAK: NEREDEN BAKSAN TUTARSIZ!



"Masa başında işin aleyhimize döndüğü hissi takıma zarar veriyordu. Ekibimle birlikte bu düşünceyi
bertaraf edip, takımı motive etmeye çalıştık; ama sağlık açısından da izah edemeyeceğimiz bir karardı. İtalyanlar Türkiye'de oynayamıyor; fakat siz başka ülkede İtalyan oyuncularla temasa giriyorsunuz."


Cok iyi hazırlandığımız ve kendi sahamızda tur atlayacağımızı düşündüğümüz Virtus Bologna maçı öncesinde maalesef İtalya'daki koronavirüs salgınıyla ilgili devletimizin aldığı kararlar dahilinde iki ülke arasında tüm uçuşlar iptal oldu. Dolayısıyla kulüp olarak hummalı bir çalışmaya girdik. Bu çalışma ev sahibi avantajını kaybetmemek adına maçı nerede oynayabileceğimizle alakalıydı.

Kendi bakanlıklarımız ve genel müdürlüklerimizle yaptığımız görüşmeler sonucu bu maçı Türkiye'de oynayamayacağımız ortaya çıktığında, biz de alternatif sahalar araştırmaya çalıştık. Bunların dışında Türk nüfus yoğunluğu olan ve bize ev sahipliği yapabilecek bir takım arayışıyla Alman şehirleri için kulüplerle temaslarımız oldu. Hepsinden olumlu dönüşler aldık. Aynı şekilde Bosna Hersek, Makedonya, Romanya gibi ülkelerde alternatif salonlar ürettik; ama tabii ki EuroCup maçlarının oynanması için sadece FIBA'nın değil, EuroCup'ın da istediği minimum teknik ekipmana ve altyapıya sahip olması gerekiyordu bu salonların...

Maalesef bu görüşmeler son saniyeye kadar olumlu gitmesine rağmen, bir takım sponsorluk ve ticari anlaşmalar sebebiyle Berlin'de oynamayı düşündüğümüz ve o ana kadar kabul gören ihtimal ortadan kalktı ve EuroCup tarafından bize bu maçın Belgrad'da oynanacağı dikte edildi. Bizim tabii ki kupanın dışında olma seçeneğimiz olabilirdi, oynamayı reddedebilirdik. Ama biz çok uzun zamandır EuroCup ile EuroLeague'de oynayan ve EuroCup'ı kazanmış ekiplerden biri olarak kendi kulubümüze, kendi taraftarımıza, kendi sponsorumuza duyduğumuz sorumluluk gereği bu seçeneği bertaraf ederek, mecburen Belgrad'da seyircisiz oynamayı kabul ettik.

Bu tabii ki işin saha dışında olan hâli. Bir de saha içinde oyuncuların motivasyonunu yüksek tutmak, oyuncuların teknik hazırlıklarını yapmak vardı ki, bence bu oldukça zordu. Çünkü onlar da adım adım tüm gelişmeleri takip ediyorlar. Ve masa başında işin aleyhimize döndüğü hissi takıma çok zarar veriyordu. Mümkün olduğu kadar ekibimle beraber bunu bertaraf etmeye, takımı hazırlamaya çalıştık; ama kendi sahamızda oynayabileceğimiz tarzda bir basketbol maçı olmayacağı ortadaydı. Sağlık açısından değerlendirdiğinizde de oyunculara bunu izah etmek zor.

Çünkü İtalyanlar gelip Türkiye'de oynamıyor; ama siz başka bir ülkede yine İtalyan oyuncularla temasa giriyorsunuz. Bunun da bir mantık çerçevesinde oturması zordu. Bu kafa karışıklığı içinde gittik maçımızı oynadık. Çok mücadeleci ve saygı uyandıran bir savaşı verebilen bir takım olmamıza rağmen, bu maçı kazanmayı başaramadık.

Nitekim bu maçtan 1 gün sonra Sırbistan'da ilk vaka açıklandı. Daha sonra da EuroCup ve EuroLeague, organizasyonlarını askıya aldı. Muhtemelen de bu organizasyonlar herkesin iyi niyetini ve yarışmaları bitirme isteğine rağmen bitirilemeyecek. Dolayısıyla bizim için buruk sona eren bir EuroCup sezonu oldu.


ÜMİT BAŞKIRT: HAKSIZLIK

"Koronavirüs dolayısıyla yaşanan olağanüstü şartlarda EuroLeague Yönetimi'nin ev sahibi kulübün isteklerini dikkate almaksızın verdiği kararlar oldukça haksız bir durum yaratmış, EuroCup’ta mücadelesine devam edemeyen Darüşşafaka Tekfen mağdur edilmiştir."


Darüşşafaka Tekfen olarak 2019-20 sezonuna başlarken ING BSLdeki hedeflerimizin yanında 7Days EuroCup için oldukça iddialı hedefler koymuştuk.

Takımımızı genç, başarıya aç olduğu kadar takım olmasını bilen istekli, dirençli oyunculardan oluştururken, onları bir arada tutacak tecrübeye de ihtiyacımız var dedik. Sinan Güler ve Erkan Veyseloğlu kaygılarımızı ortadan kaldırmak adına, onlarla yola çıkmamızın ne kadar isabetli bir karar olduğunu gösterdi. Bu vesileyle bu tecrübeli oyuncularımıza teşekkür etmek isterim.

ING BSL ve 7Days EuroCup maçları dolayısıyla oldukça yoğun geçirdiğimiz bir dönemde yükselen takım grafiğimiz bizi, Türkiye Kupası’nda Anadolu Efes ve Galatasaray Doğa Sigorta'yı yenerek Fenerbahçe Beko ile finale götürdü. Türkiye Kupası finalinde ise enerjimizin zirvede olduğu bir dönemde kural hatasının da büyük etkisiyle Türkiye Kupası'nı elimizden kaçırdık.

Çeyrek finale son maç… 2018 yılında EuroCup Kupası’nı kaldıran takımımız bu yıl da çok zor iki grupta oldukça başarılı sonuçlar aldı. Top 16’daki 4’lü grubumuzda Partizan’ın arkasından ikinciyi ve EuroCup çeyrek finali oynayacak takımı; 4 Mart akşamı ev sahibi olarak salonumuz VW Arena’da oynanacak Darüşşafaka Tekfen - Segafredo Virtus Bologna maçı belirleyecekti. Ev sahibi olan takımımızın 1 sayı ile galip gelmesi ise yeterliydi.

Türkiye Kupası'nı oynayarak en sıcak haliyle gelen takımımızın rakibi Virtus Bologna ise İtalya’da liglerin tatil olması sebebiyle 21 gündür maç oynamıyordu. Maç için neredeyse biletlerin tamamını satmış, saha içi organizasyonumuzu bile en ince ayrıntısına kadar planlamıştık. Ancak, koronavirüs sebebiyle Türkiye Dışişleri Bakanlığı, 29 Şubat gecesi İtalya’ya nota vererek İtalya’dan Türkiye’ye girişleri kapattı.

Liglerimizin hâlâ açık ve müsabakaların oynanıyor olmasına, seyircisiz ve kontrollü konaklama sağlama taahhüdü vermemize karşın spor kafilesine ayrıcalık tanınmadı.

Bugüne kadar hiçbir şekilde maç ertelemediğini belirten EuroLeague Yönetim Kurulu maçın bağımsız sahada olacağını bildirdi. İtalyan takımı Virtus’un ülkeye girememesini dikkate alarak maç ajandasının da müsait olması sebebiyle maçın bir hafta sonrasına alınmasını ve beklenilmesini talep ettik. Bu talebimiz de kabul görmedi.

Euroleague Yönetim Kurulu liglerin devam ettiğini, böyle bir bekleme yapılmadan maçı bağımsız bir sahada oynatacağını belirtti. 1 Mart Pazar günü öğleden sonra, Almanya’daki vatandaşlarımızın da bizi yalnız bırakmayacağına inanarak, tüm maliyetleri tarafımızdan karşılanmak üzere 9 Mart haftası Berlin, Münih veya Bonn’da olmak üzere 3 salon önerdik. Ama bu önerimiz de maalesef kabul görmedi.

Yine 1 Mart Pazar günü ilerleyen saatlerde, Euroleague Yönetim Kurulu maçımızın 3 oyuncusu ve antrenörü Sırp olan Virtus Bologna’ya karşı Sırbistan’da oynanmasına karar verdi. Takımın en önemli oyuncularının, neredeyse hayatının geçtiği bir şehirde ev sahibi oynadığın bir maçı oynamak tüm takımın kimyasını bozuyor haliyle.

Ekip hızlıca hazırlıkları tamamladı ertesi gün yola çıkıldı tabii ki ama maliyetler de bir taraftan oldukça yükselmişti.

EuroCup organizasyonu bizi o kadar zor durumda bırakmıştı ki; bir gün içerisinde planlanmamış bir seyahat, kendi seyircinin önünde oynayacağın ev sahibi avantajını kaybetmek, rakibin neredeyse kendi evi sayılacak bir sahaya gitmek ve seyircisiz salona çıkmak tüm parametreleri değiştirmişti.

Her zaman maçtan 36 saat önce hakemleri açıklayan EuroLeague'in maça 18 saat kala hâlâ hakemleri açıklamamış olması ise bizleri şüpheye sürüklemiş olsa da tüm bu aksilikleri unutup, takım -ne kadar mümkünse- yeniden motive olarak maça çıktı. Biz o perşembe gecesi (5 Mart) maçı kaybettik, EuroCup’a veda ettik.

İtalyanlar evine döndü, iki gün sonra İtalya hükumeti İtalya’dan çıkışları yasakladı. Euroleague Yönetimi ligin kalan maçlarını belirsiz bir süre erteledi.

Darüşşafaka olarak kesintisiz 5 yıldır EuroLeague ve EuroCup’ta oldukça başarılı maçlar çıkaran ve 2018’de kupa kaldıran bir kulübüz, koronavirüs dolayısıyla yaşanan olağanüstü şartlarda EuroLeague Yönetimi'nin ev sahibi kulübün isteklerini dikkate almaksızın verdiği kararlar ise oldukça haksız bir durum yaratmış, EuroCup’ta mücadelesine devam edemeyen Darüşşafaka Tekfen mağdur edilmiştir.

Tabi ki üzgünüz ama koronavirüs’ün insanlığın üzerinde yarattığı etki bize neredeyse bunu unutturdu! Bu vesileyle tüm insanlığa geçmiş olsun dileklerimizi iletirken, bu olağanüstü durumun bir an önce sona ermesini ve hayatın olağan akışına geri dönülmesini ümit ederim.


YORUMLAR

  • 0 Yorum