KUPA EVE DÖNDÜ

Olympiakos, yıllar süren EuroLeague hasretini Atina’da bitirirken, oturmuş kadro yapısı, Bartzokas’ın istikrarı ve yıldızlarının doğru zamanda yükselen performansıyla Avrupa basketbolunun zirvesine yeniden çıktı.

KUPA EVE DÖNDÜ
23 Temmuz 2026 - 11:21
ALİ BARUTÇUOĞLU

Ezeli rakibi Panathinaikos’un yer almadığı FINAL FOUR’da, OAKA’da oynadığı iki karşılaşmalık mücadelenin ardından Olympiakos uzun bir aradan sonra yeniden Avrupa’nın en büyük kupasını kazanmayı başardı.

Yıllardır milyonlarca euro harcanarak oluşturulan kadrolar, NBA’den getirilen yıldızlar ve büyük beklentiler bu sezona kadar istenen sonucu getirmemişti. Belki de başarıyı getiren şey, aynı oyuncularla oturan takım çatısı, iyi bir koçla uzun süre çalışma fırsatı ve nihayet doğru zamanda gelen kolektif olgunluk oldu.

OTURMUŞ KADRONUN KARŞILIĞI

Topu yere dahi vurmadan 20 sayıya ulaşabilecek kadar yetenekli Bulgar yıldız Sasha Vezenkov, bu sezon kariyerinin en güçlü dönemlerinden birini yaşayan Sırp pivot Nikola Milutinov ve Fransız NBA veteranı Evan Fournier çevresinde şekillenen Olympiakos, Thomas Walkup etrafına monte edilen birçok kaliteli parçayla sezonun en büyük hedefine ulaştı.

Bu yapıda yalnızca yıldızların değil, rol oyuncularının da net bir karşılığı vardı. Alec Peters’ın istikrarlı şut tehdidi, Walkup’ın savunma ve organizasyon katkısı, Milutinov’un pota altındaki varlığı ve Fournier’nin kritik anlarda aldığı sorumluluk, Olympiakos’un FINAL FOUR yürüyüşünü belirleyen ana unsurlar oldu.

Olympiakos, bu sezon lejyonerlerinin ve yıllardır birlikte oynayan çekirdeğinin katkısıyla Avrupa basketbolunun en büyük kupasına uzandı. Uzun süredir hasret kaldığı başarıyı, bu kez kendi ülkesinde yakaladı.



FINAL FOUR PERFORMANSI

Final performansına bakıldığında Olympiakos, Fournier, Peters, Vezenkov, Walkup ve Milutinov üzerinden sonuca gitti. Bunun yanında Amerikalı ve Kanadalı oyuncularından aldığı sayı katkısıyla hücum çeşitliliğini artırdı.

Takımın yerli ve milli statüde kullandığı oyunculardan gelen destek de bu yapının tamamlayıcı parçası oldu. Yarı finalde de benzer bir tablo vardı. Olympiakos, Fenerbahçe karşısında sert savunması, doğru hücum tercihleri ve maçın kontrolünü elinde tutan oyun aklıyla finale çıkmıştı.
Yunan ekibi, uzun süredir hasretini çektiği kupaya kendi ülkesinde, büyük ölçüde oturmuş kadro yapısı ve doğru rol dağılımı sayesinde ulaştı.

KULÜP AKLI VE İSTİKRAR

Kulüp yönetimi açısından bakıldığında Olympiakos, profesyonel yapısıyla dikkat çeken bir organizasyon. Ezeli rakibi Panathinaikos ile rekabetini sürdüren, finansal olarak güçlü duran ve her sezon kadrosuna önemli eklemeler yapmaktan çekinmeyen bir kulüp profili çiziyor.

Her yıl alınan yıldız oyuncuların yanında, yardımcı rollerde oynayacak isimlere yapılan hızlı ve güçlü eklemeler de kulübün iddiasını gösteriyor. Köklü bir basketbol kültürüne sahip olan Olympiakos, her maç dolan Barış ve Dostluk Salonu’nda güçlü bir ambiyans oluşturuyor.

Fenerbahçe Beko ile oynanan normal sezon maçında salonda yaşanan su akıtma problemi, geçmişten gelen salon yenileme tartışmalarını yeniden gündeme getirmiş olabilir. Ancak mevcut hâliyle de Barış ve Dostluk Salonu, büyük maçlarda dolmaya ve Olympiakos için önemli bir iç saha avantajı oluşturmaya devam ediyor.

YENİ SEZON MERAKI

Bu sezon Montero eklemesiyle guard rotasyonunun seviyesi başka bir kaliteye ulaşacak gibi görünüyor. Öte yandan Alec Peters’ın Milano’ya, Moustapha Fall’ın Panathinaikos’a, Shaquielle McKissic’in ise Türk Telekom’a gitmesi, Olympiakos’un yeni sezon kadro yapılanmasını daha da merak edilir hâle getiriyor.

Olympiakos’un bundan sonraki hamleleri ilgiyle takip edilecek. Daha önce başardığı back-to-back şampiyonluk başarısını yeniden yakalayabilmek için yapacağı eklemeler, kadro dengesi ve Bartzokas’ın bu yeni yapıyı nasıl yöneteceği yeni sezonun en önemli sorularından biri olacak.

BARTZOKAS’IN MİRASI

Olympiakos’un başarısında Bartzokas’ın istikrarı ve kulüp kültürüyle kurduğu bağ belirleyici oldu. Modern EuroLeague’de sürekli değişen kadrolar, artan bütçeler ve giderek daha fiziksel hâle gelen oyun içinde, aynı koçla uzun süre çalışabilmek büyük bir değer.

Bartzokas, bu kadroya yalnızca taktiksel bir düzen değil, aynı zamanda rekabetçi bir alışkanlık kazandırdı. Olympiakos artık sadece iyi oyuncuların bir araya geldiği bir takım değil; ne oynadığını bilen, hangi anda hangi oyuncudan ne alacağını hesaplayan ve büyük sahnede soğukkanlı kalabilen bir yapı.

Atina’da gelen kupa bu yüzden yalnızca bir şampiyonluk değil, yıllardır inşa edilen basketbol aklının karşılığıydı.

YORUMLAR

  • 0 Yorum