RİBAUND ÖZEL | Stefanos Dedas: Bahçeşehir Koleji'nin geldiğini tüm lige göstermek istiyoruz

Yardımcı antrenör olarak Gaziantep Basketbol ile Türkiye kariyerine start veren 1982 doğumlu Yunan başantrenör Stefanos Dedas, son yıllarda önemli başarılara imza attı. Son dönemin çıkıştaki koçlarından olan Dedas, istikrarlı ve sürdürebilir bir yapı kurmak uğruna önemli mesai harcayan Bahçeşehir Koleji için çalışmaya devam ediyor. Bahçeşehir Koleji’nin başarılı koçu Stefanos Dedas ile detaylı bir röportaj yaptık.

RİBAUND ÖZEL | Stefanos Dedas: Bahçeşehir Koleji'nin geldiğini tüm lige göstermek istiyoruz
26 Ocak 2019 - 20:50 - Güncelleme: 26 Ocak 2019 - 20:51
Yardımcı antrenör olarak Gaziantep Basketbol ile Türkiye kariyerine start veren 1982 doğumlu Yunan başantrenör Stefanos Dedas, son yıllarda önemli başarılara imza attı. Son dönemin çıkıştaki koçlarından olan Dedas, istikrarlı ve sürdürebilir bir yapı kurmak uğruna önemli mesai harcayan Bahçeşehir Koleji için çalışmaya devam ediyor. Bahçeşehir Koleji’nin başarılı koçu Stefanos Dedas ile detaylı bir röportaj yaptık.

Röportaj: Levent Leventçi

İlk yarıda Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi’nin en çok sayı atan 4. takımıydınız. Aslında genel olarak tüm kariyeriniz boyunca iyi hücum takımları yarattınız. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Hücum tarafına ilk günden beri yoğun çalışıyoruz. Agresif basketbol oynatarak rakiplerimizin bizden çekinmesini sağlıyoruz. Bir oyuncu zor, riskli bir şut atsa bile hep beraber onu destekliyoruz çünkü aynı şutu diğer hücumda başka bir oyuncumuz kullanmak zorunda kalabilir. Sadece bu sezon özelinde değil, tüm Türkiye kariyeri özelimde takımlarımın hücum performansında rolleri iyi dağıtmak, birbirimize saygı duymak, takım oyunu oynamak ve rakibin bizden çekinmesini sağlamak üzerine çalıştım. Genel anlamda bu konularda başarılı olduğumuzu söyleyebilirim.

İlk yarıdaki 14 maçınızın 9 tanesini iç sahadaydı ve Fenerbahçe BEKO/Anadolu Efes ikilisi hariç bu maçların 7 tanesini kazandınız. Ancak deplasmanda oynadığınız 5 maçın tamamını kaybettiniz. Takımınızın performansı hakkında neler düşünüyorsunuz? İç sahayla deplasman maçları arasındaki bu keskin sonuç farkını nasıl açıklarsınız?

Deplasmanda Darüşşafaka Tekfen, Karşıyaka, Gaziantep, Türk Telekom ve Sakarya Büyükşehir Basketbol ile oynadık. Maç yaptığımız dönemde Sakarya Büyükşehir Basketbol’da henüz değişiklikler yaşanmamıştı ve gerçekten formdaydılar. Özetle deplasman fikstürümüzün zorlu olduğunu söyleyebilirim, iyi takımlara karşı oynadık. Deplasmandaki tüm maçlarımızda 20-30 dakika oyunun kontrolü bizdeydi. Deplasmanda önemli galibiyetler alabileceğimizi göstermiştik bu dakikalarda. Ancak bazı sebeplerden ötürü bir türlü maçların sonunu getiremedik. Devre arasında özellikle deplasmandaki maçların sonlarını oynama konusunda çalıştık.

Herkes çok iyi bir takım olduğumuzu biliyor. Ancak fiziksel mücadeleden beslenen bir takım değiliz. Ayrıca diğer takımlar kadar derin bir kadromuz yok. Bu konu deplasman maçları için sorun yaratabiliyor. Bazen deplasmanda maç krize girdiğinde elimizde fazla çözüm olanağı olmuyor. Ancak elimizdeki kadro bu ve Afyon Belediye maçıyla başlamak üzere daha iyi bir deplasman performansı sergilemeye çalışacağız.

İç sahadaki performansımız gayet iyi. Fenerbahçe BEKO ve Anadolu Efes maçları hariç oynadığımız 7 hedef maçını da kazanmayı başardık.

Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi’nde ilk yarıyı 8. sırada bitirerek Türkiye Kupası’na kalmayı başardınız. Bunun sizin için önemi ne?

Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi’nde ilk sezonunu geçiren Bahçeşehir Koleji için Türkiye Kupası’na katılmak çok önemli. Geçen sezon burayı geldiğimde takım TBL’de 12. Sıradaydı. Şimdi tek maçlı eliminasyon üstünden oynanan Türkiye Kupası’nda Fenerbahçe BEKO’ya karşı mücadele etme fırsatımız var. Hem saha içinde hem de saha dışında her gün kendimizi geliştiriyoruz. Bahçeşehir Koleji, herkesin örnek aldığı bir organizasyon olacak.

 

Takımdaki çoğu yerli oyuncu TBL seviyesinde yıldız olan isimler. Ancak beklenildiği gibi bu oyuncuların süreleri BSL’de büyük oranda azalıyor. Bu farklılık hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Herkesin bildiği gibi kadromuzu TBL için kurduk. Temmuz sonunda bizi aradılar ve ligden çekilen Eskişehir Basket yerine bizim süper ligde olacağımızı söylediler. Hüseyin Bey ile konuştuk ve TBL için kurduğumuz kadroyla yolumuza devam etmeye karar verdik. Oyuncularımıza, Bahçeşehir Koleji ailesinin üyesi olarak Tahincioğlu Süper Ligi’nde oynama fırsatı verdik. Onlar için çok önemli bir fırsat. En üst seviyede kendilerini daha fazla gösterme şansları var. Onlar hakkında hiçbir şikâyetimiz yok.  Ancak aynı zamanda her maçta fark yaratacak kadro derinliğimizin olmadığı söyleniyor. Bu kadro, bizim kararımızdı. Bu sezon özelinde beklentilerimiz yükse değil ancak iyi ve tutkulu bir sezon geçirerek, Bahçeşehir Koleji’nin geldiğini tüm lige göstermek istiyoruz. Mesela bu mesajı vermek anlamında Galatasaray, Beşiktaş Sompo Japan, TOFAŞ karşısında aldığımız galibiyetler çok önemliydi.

 

Geçen sezonun ortasında Yunanistan’da AEK geçmişi olan Mike Dixon’u transfer etmiştiniz. Bu sezonun ortasında AEK geçmişi olan bir başka isim Manny Harris’i kadronuza kattınız. Manny Harris’in transfer süreci nasıl gelişti?

Agresif, özellikle deplasman maçlarında top yönlendirme konusunda Colom’a yardım edecek birini kadroya eklemek istiyorduk. Colom, lige müthiş başladı ve rakipler Colom’a büyük önlemler almaya başladı. Colom’a daha fazla destek olabilmek için ligi bilen, atletik ve enerjik birine ihtiyacımız olduğuna karar verdik. Manny’i gerçekten çok uygun bir fiyata kadromuza kattık. Bütçemizi zorlamadık. Her takımın sezon ortası hamlelerine ihtiyacı olabilir. Lig yükselmiş bir takım olarak tek transfer sezonunda olabilecek en iyi takımı kurmanız zor. Bana sorarsanız şu an bile bazı eklemeler yapmamız gerek diyebilirim. Ancak Manny, gerçekten çok iyi oynuyor. Şu ana kadar çıktığı 4 maçta takımımızın en çok sayı atan, en çok ribaund alan ve en çok top çalan oyuncusu. Müthiş bir enerji koyuyor parkeye. Manny burada olduğu için mutluyum. Ama önemli olan takım. Manny olmadan da birçok önemli maç kazandık. Manny’nin kendine güvenerek takıma destek olmaya devam etmesini ve ikinci yarıda daha iyi olmamızı umuyorum.

Başantrenörlük kariyerinizde Andy Rautins’in oyuncu olarak ayrı bir noktada olduğu biliniyor. Gaziantep Basketbol’dan sonra Bahçeşehir Koleji’nde yine berabersiniz. Üstelik Rautins, gayet iyi bir sezon geçiriyor. Rautins hakkında neler düşünüyorsunuz? Aranızdaki ilişki nasıl?

Başantrenör olarak, yardımcı antrenör olarak birçok oyuncuyla çalıştım. İçlerinde NBA oyuncuları, EuroLeague’de şampiyonluğa ulaşmış oyuncular, çok üst düzey oyuncular vardı. Ancak benim başantrenörlük kariyerimde Andy Rautins’in yeri ayrı. Gaziantep’te başantrenörlüğe başladığım dönemde takımın lideri Rautins’ti. Düşük bütçeli bir takım olmamıza rağmen özellikle Rautins sayesinde büyük takımlara kafa tutmayı başarmıştık. Benim basketbol felsefem ile Rautins’in özellikleri ve karakteri tamamen uyuşuyor. Bu sayede Rautins ile müthiş bir kimya yarattık. Dediğim gibi kariyerim için çok özel bir oyuncu. Onunla yeniden çalıştığım için mutluyum. Benim için elinden gelenin en iyisini yaptığını biliyorum. Rautins, oyuncularımda görmek istediğim özelliklerin hepsine sahip. Karakter olarak çok özel. Aramızdaki arkadaşlık devam ederken bana saygı duymayı ihmal etmiyor. Sonuçta ben koçum, Rautins oyuncu. Aramızdaki bu müthiş ilişki sayesinde yıllar içinde birçok EuroLeague/EuroCup takımını mağlup etmeyi başardık. Diğer oyuncular da Rautins gibi benim ne istediğimi çok iyi anlamaya başlayınca ne kadar iyi oynayacağımızı göreceğiz. Rautins, beni çok iyi tanıyor. İstediklerimi nasıl parkeye getirebileceğini biliyor. Bu sayede takımımızın en iyi oyuncularından biri Rautins şu an. Rautins’in sözleşmesi gelecek sezonu da kapsıyor. Rautins’in seneye de burada devam edeceğine inanıyorum.

Colom, sezona harika başlayarak kısa süre içinde fenomen olmuştu. Ancak daha sonra Colom’un performansı biraz dalgalandı. Colom’un takım üstündeki ve sizin felsefenizdeki önemi nedir?

Colom, sezona gerçekten müthiş başladı. Colom’un bu iyi oyununun da sayesinde sezona kazanarak başladık ve takım olarak özgüvenimiz arttı. Ancak daha sonra rakipler, Colom’a karşı daha agresif olmaya başladı. Ayrıca milli takım arasında Colom, Gran Canaria-Ankara arasında dolaştıktan sonra maçımız için Antep’e geldi. O fikstür çok yorucuydu Colom için. Colom çok iyi bir oyuncu ancak ona yardımcı birini bulmak için Manny Harris’i kadromuza kattık dediğim gibi. Mesela kazandığımız TOFAŞ maçında hem Colom hem Rautins hem de Harris, 20’lerde sayı üretti. Herkes birbirine saygı duyuyor. Ana oyuncularım hepsinin 20 sayı atması ve maçı kazanmamız, benim felsefeme tamamen uyuyor. Colom müthiş bir oyuncu. İspanya A Milli Takımı’nda oynayan bir oyuncuya sahip olmak, basketbol arenasında Bahçeşehir Koleji için önemli bir tanıtım. Harika bir karaktere sahip Colom.

İlk yarıda takımınızın en beğendiğiniz yönü ve en çok canınızı sıkan yönü neydi?

En beğendiğim yön olarak iç sahadaki maçların son bölümlerini iyi oynamamızı söyleyebilirim. İlk Afyon maçı, Galatasaray maçı, TOFAŞ maçı, Banvit maçı… Hepsinde maçın kritik bölümlerinde karakter sergileyerek çözüm bulmayı başardık. Mesela TOFAŞ maçının son 6 dakikasına girerken 10 sayı gerideydik ama maçı kazanmayı başardık. Kritik anlarda takım olarak birlikte hareket edebiliyoruz. En sevdiğim yönümüz bu.

En beğenmediğim yön, maçların bazı dönemlerinde çok rahatlamamız. İyi oynadığımız dönemlerde rehavete kapılabiliyoruz. Burada oyuncularımız büyük bir baskı hissetmiyor. Bizim taraftarlarımızın büyük çoğunluğu öğrencilerimiz. Bizim için büyük takımlardaki agresif taraftar yapılarından bahsedemeyiz. Oyuncularımız, otomatik olarak rahatlayabiliyor dolayısıyla. Burada her şey daha rahat. Bu çok iyi bir şey aslında. Ancak bazı zamanlarda oyuncularımızın ekstra baskı hissetmemesi bize negatif olarak dönüyor.

Yüksek tempoya dayanan oyun stilinizin etkisiyle birçok menajerin size oyuncularını vermekten mutluluk duyduğunu biliyorum. Ayrıca finansal anlamda gayet güvenilir, İstanbul temelli bir organizasyon Bahçeşehir Koleji. Türkiye’de oynamak için çok elverişli bir kulüp yani. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Aslında bu konuda bir problemimiz var. Rakiplerimizdeki yabancı oyuncuların menajerleri, bizim maçlarımızdan önce oyuncularını arıyor ve ‘’Bahçeşehir Koleji’nde güvenilir bir finansal yapı ve gelecek var. Onlara karşı elinden geleni yap ve onlardan sözleşme almayı hak ettiğini göster.’’ diyorlar. Bazı maçlarda düşük performans gösteren oyuncular, bize karşı tam konsantrasyon ve enerjiyle oynuyor. Bu konu bizim için problem oluyor. Birçok yabancı oyuncu, bizden sözleşme almayı hak ettiklerini kanıtlamak için bize karşı en iyi oyununu sergiliyor. Bu konuda dikkatli olmamız lazım. Herkes bize karşı yüksek konsantrasyonla ve agresif oynuyor. Basketbolda bu çok kritik. Dikkatli olmamız, bunlara hazırlanmamız şart.

Sezon öncesinde basın lansmanında yönetim, sizden playoff sözü istemişti ve siz bu sözü vermiştiniz. Bu sezon için en büyük hedefiniz playoffa kalmak herhalde…

Playoffa kalabiliriz. Bunun için şansımızı sonuna kadar zorlayacağız. Ancak bu sezon daha çok adaptasyon süreci gibi. Takımı çok geç kurabildik. Playoffta olmak bize mutluluk verir ama işimiz kolay değil. Bu sezonu daha çok gelecek sezonların temeli olmak lazım. Kadro yapımızı, diğer alanlardaki yapımızı nasıl şekillendireceğimizi belirlemek için önemli bu sezon. Gelecek sezon daha tecrübeli olacağız, daha iyi olacağız ve ligde sıçrama yapacağız. Bu sezon playoff yaparsak güzel olur. Ancak playoffu yakın sıralardan kaçırsak bile Avrupa’da mücadele etme şansı yakalayabiliriz. Daha iyi bir kadroyla gelecek sezon hem Avrupa’da ses getirmeyi hem de Türkiye Ligi’nde daha başarılı olmayı hedefliyorum.

Bahçeşehir Koleji’yle kalan sözleşmeniz kaç sezon?

Bu sezon hariç iki sezon daha sözleşmem var. Sözleşmemin sonuna kadar burada çalışmak istiyorum. Şu ana kadar hiçbir yerde sadece bir sezon kalmadım. Gaziantep’te uzun kaldım, PAOK’ta 3 yıl, Aris’te 2 yıl kaldım. Burada da projeyi bitirmek istiyorum. Adım adım ilerliyoruz.

Bu sezon bizim için adaptasyon süreci. Basketbol arenasında tanınırlığımızı arttırarak, Bahçeşehir Koleji’nin geldiğini herkese göstermek istiyoruz. İkinci sezon için daha güçlü kadro kurarak Avrupa’da boy gösterme hedeflerimiz var. Üçüncü sezonumuzla birlikte Bahçeşehir Koleji’ni Türkiye’nin en iyi 4 takımında biri yapmak istiyoruz. Bu hedefler doğrultusunda çalışıyorum ve bunları başaracağıma %100 inanıyorum. Bahçeşehir Koleji’nin hem Avrupa hem de Türkiye’de çok önemli bir kulüp haline gelmesini hedefliyoruz. Bunu başaracak potansiyelimiz, gücümüz ve enerjimiz var.

Demin oyuncuların penceresinden baktığımız konuya farklı bir soluk getirmek istiyorum. Sanki 2-3 maç kaybetseniz, tüm menajerler kendi temsil ettikleri koçları Bahçeşehir Koleji’nin başına getirebilmek için çalışmalara başlar gibi…

Bunların yaşandığını biliyorum. İkinci sırada bile olsak birileri çıkar ve ‘’Niye birinci sırada değilsiniz?’’ diyerek koç değişikliği yaşanması gerektiğini söyler. Bahçeşehir Koleji, İstanbul temelli ve ödemelerini gününde yapan bir organizasyon. Dolayısıyla herkes için çekici. Ancak takım TBL’deyken risk alan bendim. Sonuçta başarılı oldum. Şimdi bunun üstüne yeni başarılar ekleme zamanı. Ancak koçluk yapmanın zorluğunu biliyorum. Yunanistan ve Türkiye’de işlerin nasıl yürüdüğünün farkındayım. Benim maç kaybetmem için bekleyenler var. Onlara cevabı sahada vereceğim. Güzel, güçlü, potansiyelli bir ekibiz. Kontratım bittiği zaman başarılı olup olmadığımı göreceğiz. Kısa süreyle, 1-2 maçla koçları değerlendirmek yanlış olur. Ancak bunlara alışıp, elimizden gelenin en iyisini yapmamız şart.

YORUMLAR

  • 0 Yorum