ATA'NIN ŞEHRİNDE BASKETBOL ATEŞİ YENİDEN YANIYOR
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu Selanik, Türkler için her zaman özel bir şehir oldu. Şimdi bu tarihî kent, basketbolda da eski günlerine dönmeye hazırlanıyor. PAOK ve Aris’in yaptığı iddialı yatırımlar, Cedi Osman, Nick Calathes ve Khem Birch gibi yıldızların gelişi, Andrea Trinchieri ve Vassilis Spanoulis gibi önemli koçların göreve başlamasıyla Selanik’te uzun süredir sönük kalan basketbol ateşi yeniden yükseliyor.
25 Eylül 2026 - 10:14
ALİ BARUTÇUOĞLU
Yunan basketbolunun uzun yıllardır Atina ve Pire arasında sıkışan güç dengesi bu sezon kuzeye doğru hareketleniyor. Avrupa basketbolunun önemli şehirlerinden Selanik, PAOK ve Aris’in yaptığı iddialı yatırımlarla eski günlerini hatırlatmaya hazırlanıyor. Bir tarafta Cedi Osman, Nick Calathes ve Andrea Trinchieri; diğer tarafta Vassilis Spanoulis, Khem Birch ve Antetokounmpo kardeşler... İki ezeli rakibin yeniden ayağa kalkması yalnızca Selanik için değil, Yunan basketbolunun rekabet gücü açısından da yeni bir dönemin başlangıcı olabilir.
Türkiye’de Selanik denildiğinde akla gelen ilk şey hiç kuşkusuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür.
Çoğumuz Selanik’i daha ilkokul yıllarında Atatürk’ün doğduğu evin fotoğrafıyla tanıdık. Bu nedenle şehir, Türkiye’den giden ziyaretçiler açısından her zaman özel bir anlam taşıdı.
Basketbolseverler için Selanik
Nikos Galis ve Panagiotis Giannakis ile Avrupa basketbolunun merkezlerinden biri hâline gelen, 1980’lerin sonundan 1990’lara uzanan dönemde salonları dolduran, PAOK ve Aris’in Avrupa’nın önemli takımlarına kafa tuttuğu bir şehirdi.
Aris, Galis ve Giannakis önderliğinde üst üste üç kez Avrupa’nın en büyük organizasyonunda FINAL FOUR oynadı. PAOK da 1990’larda Avrupa kupaları kazandı ve 1993’te FINAL FOUR sahnesine çıktı.
Peja Stojakovic gibi Avrupa basketbolunun önemli yıldızları bu şehirde forma giydi.
Bizim için hikâyenin ayrı bir tarafı da İbrahim Kutluay’dı.
Türk basketbolunun en önemli yıldızlarından biri olan Kutluay da kariyerinin son dönemlerinde PAOK formasını giydi.
Kısacası Selanik yalnızca tarihî ve doğal güzellikleriyle değil, basketbol kültürüyle de özel bir şehirdi.
Fakat uzun yıllar boyunca o ateş giderek söndü.
Şimdi yeniden yanıyor.
Selanik Basketbolu Yeniden Ayağa Kalkıyor
Temmuz ayında yaptığım Selanik seyahatinde yerel halkla basketbol üzerine konuşma fırsatı buldum.
Ortaya çıkan tablo oldukça netti.
Aris ve PAOK bu şehir için yalnızca iki spor kulübü değil, iki büyük marka.
Taraftar basketbolu özlemiş.
Eski günleri özlemiş.
Avrupa’da büyük maçlara çıkmayı, yıldız oyuncuları kendi salonlarında izlemeyi ve Selanik’in yeniden basketbol gündeminin merkezine oturmasını özlemiş.
Bu sezon yapılan yatırımlar da doğal olarak beklentileri yükseltti.
Özellikle PAOK’un Cedi Osman transferi Türkiye açısından hikâyeyi çok daha özel bir noktaya taşıdı.
Yıllar önce İbrahim Kutluay’ın formasını giydiği PAOK, şimdi başka bir Türk yıldızına ev sahipliği yapacak.
Panathinaikos ve Millî Takım’da gösterdiği performansla Avrupa basketbolunun önemli isimlerinden biri hâline gelen Cedi Osman, yeni sezonda Selanik’te mücadele edecek.
Bu transfer yalnızca PAOK açısından büyük bir hamle değil.
Selanik basketbolunun yeniden iddialı hâle geldiğinin de en güçlü işaretlerinden biri.
Atina-Pire Tekelini Selanik Bozabilir mi?
Selanik takımlarının yeniden yatırım yapmasının etkisi yalnızca şehirle sınırlı kalmayacak.
Yunan basketbolu uzun yıllardır büyük ölçüde Panathinaikos-Olympiakos rekabeti üzerinden ilerliyor.
Zaman zaman AEK gibi kulüpler araya girse de ülkenin şampiyonluk yarışı büyük ölçüde Atina ile Pire arasına sıkışmış durumda.
Panathinaikos ve Olympiakos açısından bu hâkimiyet başarı anlamına geliyor.
Ancak ligin geneli açısından aynı şeyi söylemek kolay değil.
İki kulübün ekonomik ve sportif olarak rakiplerinden bu kadar uzaklaşması, yerel ligin rekabet seviyesini de zaman içerisinde aşağı çekti.
Bugün Türkiye Basketbol Süper Ligi ve İspanya ACB gibi liglerde üst sıralardaki takım çeşitliliğinin Yunanistan’dan daha fazla olduğunu görüyoruz.
İşte PAOK ve Aris’in yeniden yatırım yapması bu nedenle önemli.
Selanik’ten iki güçlü takımın çıkması yalnızca Panathinaikos ve Olympiakos’a yeni rakipler yaratmayacak.
Yerli oyuncuların gelişimi, sponsor ilgisi, taraftar katılımı, yıldız oyuncuların Yunanistan’ı tercih etmesi ve ligin genel marka değeri açısından da olumlu sonuçlar doğurabilir.
Yunan basketbolunun üçüncü bir güçlü merkeze ihtiyacı vardı. Selanik bunun için en doğal aday.
Peki Bu Kadrolar Ne Kadar İyi?
İki takımın kadrosuna baktığımda ilk değerlendirmem şu:
PAOK da Aris de üst düzey EuroCup takımları kurdu.
Bugün için bu kadroları doğrudan EuroLeague’in üst sıralarına yazmak fazla iyimser olur.
Ancak EuroCup’ı kazanabilecek, final aşamalarını zorlayabilecek ve bir sonraki seviyeye geçiş için temel oluşturabilecek kadrolardan söz ediyoruz.
Özellikle Cedi Osman ve Khem Birch gibi isimler hâlâ EuroLeague seviyesinde önemli roller üstlenebilecek profiller.
Nick Calathes’in tecrübesi, Vassilis Spanoulis ve Andrea Trinchieri gibi iki önemli koçun varlığı da bu projeleri yalnızca oyuncu transferlerinden ibaret olmaktan çıkarıyor.
Dolayısıyla iki Selanik takımının önündeki yol haritası oldukça açık görünüyor.
Önce EuroCup’ta rekabetçi olmak.
Sonra kupaya yaklaşmak.
Ardından EuroLeague kapısını zorlamak.
PAOK’un Yeni Lideri: Cedi Osman
PAOK işe yalnızca yıldız oyuncu getirerek başlamadı.
Takımın başına Avrupa basketbolunu çok iyi tanıyan Andrea Trinchieri getirildi.
İtalyan koç kariyeri boyunca Almanya, Litvanya, Sırbistan ve Rusya gibi farklı basketbol kültürlerinde görev yaptı.
EuroLeague tecrübesi yüksek.
Farklı seviyelerdeki kadrolardan maksimum verim alabilmesiyle biliniyor.
Geçmişte Cantu ile oluşturduğu hikâye, Bayern Münih döneminde ortaya koyduğu rekabetçi basketbol ve Zalgiris tecrübesi düşünüldüğünde PAOK’un yeni projesi için son derece doğru bir tercih gibi görünüyor.
Ama takımın sahadaki merkezinde hiç kuşkusuz Cedi Osman olacak.
PAOK’un Cedi’den yalnızca skor beklemeyeceğini düşünüyorum.
Liderlik bekleyecek.
Sorumluluk bekleyecek.
Kritik anlarda topu istemesini bekleyecek.
Genç oyuncuların önünde takımın standardını belirlemesini bekleyecek.
Cedi’nin yanında ise Avrupa basketbolunun en deneyimli oyun kurucularından biri var:
Nick Calathes.
Calathes’in artık kariyerinin atletik zirvesinde olmadığı açık.
Ancak oyunu okuma becerisi, pas kalitesi, temposunu kontrol edebilmesi ve yıllarca en üst seviyede oynayarak kazandığı tecrübe EuroCup seviyesinde PAOK için ciddi avantaj yaratabilir.
Cedi’nin yanında böyle bir oyun kurucunun bulunması, Türk yıldızın skor üretimini de kolaylaştıracaktır.
PAOK’ta Üretim Gücü Yüksek
PAOK’un arka alanı yalnızca Calathes üzerine kurulu değil.
Naz Mitrou-Long, Marcus Foster ve Trevor Hudgins gibi farklı özelliklere sahip oyuncular hücumdaki üretim seçeneklerini artırıyor.
Bu yapı Trinchieri’ye farklı beşler kurma imkânı verebilir.
Cedi’nin top yönlendirdiği daha büyük beşler.
Calathes’in oyunu tamamen organize ettiği klasik yapılar.
Hudgins veya Foster üzerinden daha hızlı hücumlar.
PAOK’un özellikle EuroCup seviyesinde rakiplere göre fiziksel avantaj oluşturabilecek çok sayıda seçeneği var.
Forvet rotasyonunda RaiQuan Gray önemli bir parça.
Gray’in hem dört hem de beş numarada kullanılabilmesi, Trinchieri’nin sevdiği pozisyon esnekliğini artıracaktır.
Pota altında ise Clifford Omoruyi ve Kyle Alexander gibi atletik uzunlar bulunuyor.
Alexander’ın EuroCup seviyesini iyi tanıması da ayrı bir avantaj.
Bütün parçaları bir araya getirdiğimizde PAOK’un kadrosunda ciddi bir yıldız hiyerarşisi olduğunu görüyoruz.
Birinci isim Cedi.
Takımın beyni Calathes.
Kenarda Trinchieri.
Ve onların çevresinde görevini bilen, farklı rollerde kullanılabilecek geniş bir rotasyon.
PAOK’un bu sezon EuroCup’ın en ilgi çekici projelerinden biri olması şaşırtıcı olmaz.
Aris’te Direksiyon Spanoulis’in
Selanik’in diğer tarafında ise en az PAOK kadar heyecan verici başka bir proje var.
Aris takımın başına Avrupa basketbolunun en büyük oyuncu efsanelerinden biri olan Vassilis Spanoulis’i getirdi.
Spanoulis’in koçluk kariyerindeki yükselişi oldukça hızlı gerçekleşti.
Monaco’da gösterdiği performans ve olgunluk sonrasında bir sonraki adresinin neresi olacağı merak ediliyordu.
“Kill Bill” tercihini ülkesinden yana kullandı.
Bu hamle tek başına bile Aris’in projesinin ciddiyetini anlatıyor.
Çünkü Spanoulis yalnızca büyük bir basketbol ismi değil.
Oyuncu yönetimi, guard gelişimi ve hücum organizasyonu açısından da kısa sürede dikkat çeken bir koç hâline geldi.
Aris’in kadrosu da buna göre şekillendirildi.
Aris’in Gücü Pota Altında
Guard rotasyonunda Stefan Jovic, Matt Morgan, Adam Mokoka, Elijah Mitrou-Long ve Neno Dimitrijevic gibi farklı özelliklere sahip isimler bulunuyor.
Bu oyuncular arasında özellikle oyun temposu ve top paylaşımı konusunda farklı kombinasyonlar yaratmak mümkün.
Ancak Aris’in asıl dikkat çekici bölgesi pota altı.
Khem Birch.
Thanasis Antetokounmpo.
Kostas Antetokounmpo.
Bu üçlü Aris’e EuroCup seviyesinde ciddi bir fiziksel güç kazandırıyor.
Bir tarafta Birch’in tecrübesi ve çember savunması.
Diğer tarafta Antetokounmpo kardeşlerin atletizmi, enerjisi ve savunma kapasitesi.
Bu yapı özellikle fiziksel basketbol oynayan rakiplere karşı Aris’e önemli avantaj sağlayabilir.
Forvet rotasyonunda ise Vassilis Charalampopoulos, E.J. Liddell ve Jeremiah Robinson-Earl gibi skor üretebilen ve farklı pozisyonlarda görev yapabilecek oyuncular bulunuyor.
Spanoulis’in elindeki malzeme oldukça çeşitli.
Bu nedenle Aris’in nasıl basketbol oynayacağı sezonun merak edilen konularından biri.
Spanoulis oyunculuk döneminde oyunun temposunu ve kritik anlarını kontrol etme konusunda Avrupa’nın en iyilerindendi.
Şimdi aynı kontrolü kenardan kurmaya çalışacak.

İki Farklı Proje, Aynı Hedef
PAOK ve Aris kadrolarını yan yana koyduğumuzda birbirinden farklı iki yapılanma görüyoruz.
PAOK biraz daha lider oyuncular ve tecrübe üzerinden ilerliyor.
Cedi Osman.
Nick Calathes.
Andrea Trinchieri.
Aris ise fiziksel kapasitesi yüksek, atletik ve geniş rotasyonlu bir yapı ile Spanoulis’in basketbol anlayışını birleştirmeye çalışıyor.
Ama iki takımın hedefi aynı noktada birleşiyor:
Selanik’i yeniden Avrupa basketbolunun önemli merkezlerinden biri hâline getirmek.
Bunun bir sezonda gerçekleşmesini beklemek gerçekçi olmayabilir.
EuroLeague ile EuroCup arasındaki ekonomik ve sportif fark giderek büyüyor.
Panathinaikos ve Olympiakos gibi takımların bütçelerine ulaşmak da kolay değil.
Ancak önemli olan ilk adımın atılmasıydı.
Ve o adım atıldı.
Şehir Zaten Hazır
Bu projelerin belki de en büyük avantajı taraftar yaratmak zorunda olmamaları.
Taraftar zaten orada.
Basketbol hafızası zaten var.
Aris’in salonunun ne kadar özel bir atmosfere dönüşebildiğini eski basketbolseverlere anlatmaya gerek yok.
PAOK taraftarının kulübüyle kurduğu bağ da aynı şekilde oldukça güçlü.
Eksik olan şey bu taraftarı yeniden heyecanlandıracak takımlardı.
Şimdi o takımlar kuruluyor.
Cedi Osman’ın PAOK’a imzasının ardından gördüğü ilgi bile şehirdeki basketbol açlığının ne kadar büyük olduğunu gösteriyor.
EuroCup sezonu başladığında bu atmosferin çok daha yukarı çıkacağını düşünüyorum.
Rakipler açısından Selanik deplasmanları yeniden kolay geçilecek maçlar olmayabilir.
Belki de uzun yıllar sonra ilk kez iki takım için de aynı şeyi söyleyebiliyoruz.
Selanik’ten Bir Şampiyon Çıkar mı?
PAOK ve Aris bu sezon EuroCup’ta şampiyonluk mücadelesi verecek.
Şampiyon Selanik’ten çıkar mı?
Bunu bugünden söylemek mümkün değil.
EuroCup çok güçlü kadroların bulunduğu, uzun ve zor bir organizasyon.
Her iki takımın da sezon içerisinde geçeceği ciddi sınavlar olacak.
Kadroların uyumu, sakatlıklar, yeni oyuncuların adaptasyonu ve koçların takımlarına kimlik kazandırma hızı belirleyici olacak.
Ama kupadan bağımsız olarak şimdiden söyleyebileceğimiz bir şey var.
Selanik yeniden basketbol konuşuyor.
Bir tarafta Cedi Osman ve Nick Calathes’in liderliğinde Andrea Trinchieri’nin PAOK’u.
Diğer tarafta Khem Birch, Antetokounmpo kardeşler ve Vassilis Spanoulis’in Aris’i.
Salonlar hazır.
Taraftar hazır.
Şehir zaten yıllardır bunu bekliyor.
1980’lerin ve 1990’ların Selanik basketbolunu birebir geri getirmek mümkün olmayabilir.
Zaten amaç da geçmişi kopyalamak olmamalı.
Ama o yıllardaki heyecanı yeniden yaratmak mümkün.
Selanik’te basketbol ateşi uzun süre sonra yeniden yanıyor. Şimdi mesele bu ateşin Avrupa’ya ne kadar yayılacağı.
Yunan basketbolunun uzun yıllardır Atina ve Pire arasında sıkışan güç dengesi bu sezon kuzeye doğru hareketleniyor. Avrupa basketbolunun önemli şehirlerinden Selanik, PAOK ve Aris’in yaptığı iddialı yatırımlarla eski günlerini hatırlatmaya hazırlanıyor. Bir tarafta Cedi Osman, Nick Calathes ve Andrea Trinchieri; diğer tarafta Vassilis Spanoulis, Khem Birch ve Antetokounmpo kardeşler... İki ezeli rakibin yeniden ayağa kalkması yalnızca Selanik için değil, Yunan basketbolunun rekabet gücü açısından da yeni bir dönemin başlangıcı olabilir.
Türkiye’de Selanik denildiğinde akla gelen ilk şey hiç kuşkusuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür.
Çoğumuz Selanik’i daha ilkokul yıllarında Atatürk’ün doğduğu evin fotoğrafıyla tanıdık. Bu nedenle şehir, Türkiye’den giden ziyaretçiler açısından her zaman özel bir anlam taşıdı.
Basketbolseverler için Selanik
Nikos Galis ve Panagiotis Giannakis ile Avrupa basketbolunun merkezlerinden biri hâline gelen, 1980’lerin sonundan 1990’lara uzanan dönemde salonları dolduran, PAOK ve Aris’in Avrupa’nın önemli takımlarına kafa tuttuğu bir şehirdi.
Aris, Galis ve Giannakis önderliğinde üst üste üç kez Avrupa’nın en büyük organizasyonunda FINAL FOUR oynadı. PAOK da 1990’larda Avrupa kupaları kazandı ve 1993’te FINAL FOUR sahnesine çıktı.
Peja Stojakovic gibi Avrupa basketbolunun önemli yıldızları bu şehirde forma giydi.
Bizim için hikâyenin ayrı bir tarafı da İbrahim Kutluay’dı.
Türk basketbolunun en önemli yıldızlarından biri olan Kutluay da kariyerinin son dönemlerinde PAOK formasını giydi.
Kısacası Selanik yalnızca tarihî ve doğal güzellikleriyle değil, basketbol kültürüyle de özel bir şehirdi.
Fakat uzun yıllar boyunca o ateş giderek söndü.
Şimdi yeniden yanıyor.
Selanik Basketbolu Yeniden Ayağa Kalkıyor
Temmuz ayında yaptığım Selanik seyahatinde yerel halkla basketbol üzerine konuşma fırsatı buldum.
Ortaya çıkan tablo oldukça netti.
Aris ve PAOK bu şehir için yalnızca iki spor kulübü değil, iki büyük marka.
Taraftar basketbolu özlemiş.
Eski günleri özlemiş.
Avrupa’da büyük maçlara çıkmayı, yıldız oyuncuları kendi salonlarında izlemeyi ve Selanik’in yeniden basketbol gündeminin merkezine oturmasını özlemiş.
Bu sezon yapılan yatırımlar da doğal olarak beklentileri yükseltti.
Özellikle PAOK’un Cedi Osman transferi Türkiye açısından hikâyeyi çok daha özel bir noktaya taşıdı.
Yıllar önce İbrahim Kutluay’ın formasını giydiği PAOK, şimdi başka bir Türk yıldızına ev sahipliği yapacak.
Panathinaikos ve Millî Takım’da gösterdiği performansla Avrupa basketbolunun önemli isimlerinden biri hâline gelen Cedi Osman, yeni sezonda Selanik’te mücadele edecek.
Bu transfer yalnızca PAOK açısından büyük bir hamle değil.
Selanik basketbolunun yeniden iddialı hâle geldiğinin de en güçlü işaretlerinden biri.
Atina-Pire Tekelini Selanik Bozabilir mi?
Selanik takımlarının yeniden yatırım yapmasının etkisi yalnızca şehirle sınırlı kalmayacak.
Yunan basketbolu uzun yıllardır büyük ölçüde Panathinaikos-Olympiakos rekabeti üzerinden ilerliyor.
Zaman zaman AEK gibi kulüpler araya girse de ülkenin şampiyonluk yarışı büyük ölçüde Atina ile Pire arasına sıkışmış durumda.
Panathinaikos ve Olympiakos açısından bu hâkimiyet başarı anlamına geliyor.
Ancak ligin geneli açısından aynı şeyi söylemek kolay değil.
İki kulübün ekonomik ve sportif olarak rakiplerinden bu kadar uzaklaşması, yerel ligin rekabet seviyesini de zaman içerisinde aşağı çekti.
Bugün Türkiye Basketbol Süper Ligi ve İspanya ACB gibi liglerde üst sıralardaki takım çeşitliliğinin Yunanistan’dan daha fazla olduğunu görüyoruz.
İşte PAOK ve Aris’in yeniden yatırım yapması bu nedenle önemli.
Selanik’ten iki güçlü takımın çıkması yalnızca Panathinaikos ve Olympiakos’a yeni rakipler yaratmayacak.
Yerli oyuncuların gelişimi, sponsor ilgisi, taraftar katılımı, yıldız oyuncuların Yunanistan’ı tercih etmesi ve ligin genel marka değeri açısından da olumlu sonuçlar doğurabilir.
Yunan basketbolunun üçüncü bir güçlü merkeze ihtiyacı vardı. Selanik bunun için en doğal aday.
Peki Bu Kadrolar Ne Kadar İyi?
İki takımın kadrosuna baktığımda ilk değerlendirmem şu:
PAOK da Aris de üst düzey EuroCup takımları kurdu.
Bugün için bu kadroları doğrudan EuroLeague’in üst sıralarına yazmak fazla iyimser olur.
Ancak EuroCup’ı kazanabilecek, final aşamalarını zorlayabilecek ve bir sonraki seviyeye geçiş için temel oluşturabilecek kadrolardan söz ediyoruz.
Özellikle Cedi Osman ve Khem Birch gibi isimler hâlâ EuroLeague seviyesinde önemli roller üstlenebilecek profiller.
Nick Calathes’in tecrübesi, Vassilis Spanoulis ve Andrea Trinchieri gibi iki önemli koçun varlığı da bu projeleri yalnızca oyuncu transferlerinden ibaret olmaktan çıkarıyor.
Dolayısıyla iki Selanik takımının önündeki yol haritası oldukça açık görünüyor.
Önce EuroCup’ta rekabetçi olmak.
Sonra kupaya yaklaşmak.
Ardından EuroLeague kapısını zorlamak.
PAOK’un Yeni Lideri: Cedi Osman
PAOK işe yalnızca yıldız oyuncu getirerek başlamadı.
Takımın başına Avrupa basketbolunu çok iyi tanıyan Andrea Trinchieri getirildi.
İtalyan koç kariyeri boyunca Almanya, Litvanya, Sırbistan ve Rusya gibi farklı basketbol kültürlerinde görev yaptı.
EuroLeague tecrübesi yüksek.
Farklı seviyelerdeki kadrolardan maksimum verim alabilmesiyle biliniyor.
Geçmişte Cantu ile oluşturduğu hikâye, Bayern Münih döneminde ortaya koyduğu rekabetçi basketbol ve Zalgiris tecrübesi düşünüldüğünde PAOK’un yeni projesi için son derece doğru bir tercih gibi görünüyor.
Ama takımın sahadaki merkezinde hiç kuşkusuz Cedi Osman olacak.
PAOK’un Cedi’den yalnızca skor beklemeyeceğini düşünüyorum.
Liderlik bekleyecek.
Sorumluluk bekleyecek.
Kritik anlarda topu istemesini bekleyecek.
Genç oyuncuların önünde takımın standardını belirlemesini bekleyecek.
Cedi’nin yanında ise Avrupa basketbolunun en deneyimli oyun kurucularından biri var:
Nick Calathes.
Calathes’in artık kariyerinin atletik zirvesinde olmadığı açık.
Ancak oyunu okuma becerisi, pas kalitesi, temposunu kontrol edebilmesi ve yıllarca en üst seviyede oynayarak kazandığı tecrübe EuroCup seviyesinde PAOK için ciddi avantaj yaratabilir.
Cedi’nin yanında böyle bir oyun kurucunun bulunması, Türk yıldızın skor üretimini de kolaylaştıracaktır.
PAOK’ta Üretim Gücü Yüksek
PAOK’un arka alanı yalnızca Calathes üzerine kurulu değil.
Naz Mitrou-Long, Marcus Foster ve Trevor Hudgins gibi farklı özelliklere sahip oyuncular hücumdaki üretim seçeneklerini artırıyor.
Bu yapı Trinchieri’ye farklı beşler kurma imkânı verebilir.
Cedi’nin top yönlendirdiği daha büyük beşler.
Calathes’in oyunu tamamen organize ettiği klasik yapılar.
Hudgins veya Foster üzerinden daha hızlı hücumlar.
PAOK’un özellikle EuroCup seviyesinde rakiplere göre fiziksel avantaj oluşturabilecek çok sayıda seçeneği var.
Forvet rotasyonunda RaiQuan Gray önemli bir parça.
Gray’in hem dört hem de beş numarada kullanılabilmesi, Trinchieri’nin sevdiği pozisyon esnekliğini artıracaktır.
Pota altında ise Clifford Omoruyi ve Kyle Alexander gibi atletik uzunlar bulunuyor.
Alexander’ın EuroCup seviyesini iyi tanıması da ayrı bir avantaj.
Bütün parçaları bir araya getirdiğimizde PAOK’un kadrosunda ciddi bir yıldız hiyerarşisi olduğunu görüyoruz.
Birinci isim Cedi.
Takımın beyni Calathes.
Kenarda Trinchieri.
Ve onların çevresinde görevini bilen, farklı rollerde kullanılabilecek geniş bir rotasyon.
PAOK’un bu sezon EuroCup’ın en ilgi çekici projelerinden biri olması şaşırtıcı olmaz.
Aris’te Direksiyon Spanoulis’in
Selanik’in diğer tarafında ise en az PAOK kadar heyecan verici başka bir proje var.
Aris takımın başına Avrupa basketbolunun en büyük oyuncu efsanelerinden biri olan Vassilis Spanoulis’i getirdi.
Spanoulis’in koçluk kariyerindeki yükselişi oldukça hızlı gerçekleşti.
Monaco’da gösterdiği performans ve olgunluk sonrasında bir sonraki adresinin neresi olacağı merak ediliyordu.
“Kill Bill” tercihini ülkesinden yana kullandı.
Bu hamle tek başına bile Aris’in projesinin ciddiyetini anlatıyor.
Çünkü Spanoulis yalnızca büyük bir basketbol ismi değil.
Oyuncu yönetimi, guard gelişimi ve hücum organizasyonu açısından da kısa sürede dikkat çeken bir koç hâline geldi.
Aris’in kadrosu da buna göre şekillendirildi.
Aris’in Gücü Pota Altında
Guard rotasyonunda Stefan Jovic, Matt Morgan, Adam Mokoka, Elijah Mitrou-Long ve Neno Dimitrijevic gibi farklı özelliklere sahip isimler bulunuyor.
Bu oyuncular arasında özellikle oyun temposu ve top paylaşımı konusunda farklı kombinasyonlar yaratmak mümkün.
Ancak Aris’in asıl dikkat çekici bölgesi pota altı.
Khem Birch.
Thanasis Antetokounmpo.
Kostas Antetokounmpo.
Bu üçlü Aris’e EuroCup seviyesinde ciddi bir fiziksel güç kazandırıyor.
Bir tarafta Birch’in tecrübesi ve çember savunması.
Diğer tarafta Antetokounmpo kardeşlerin atletizmi, enerjisi ve savunma kapasitesi.
Bu yapı özellikle fiziksel basketbol oynayan rakiplere karşı Aris’e önemli avantaj sağlayabilir.
Forvet rotasyonunda ise Vassilis Charalampopoulos, E.J. Liddell ve Jeremiah Robinson-Earl gibi skor üretebilen ve farklı pozisyonlarda görev yapabilecek oyuncular bulunuyor.
Spanoulis’in elindeki malzeme oldukça çeşitli.
Bu nedenle Aris’in nasıl basketbol oynayacağı sezonun merak edilen konularından biri.
Spanoulis oyunculuk döneminde oyunun temposunu ve kritik anlarını kontrol etme konusunda Avrupa’nın en iyilerindendi.
Şimdi aynı kontrolü kenardan kurmaya çalışacak.

İki Farklı Proje, Aynı Hedef
PAOK ve Aris kadrolarını yan yana koyduğumuzda birbirinden farklı iki yapılanma görüyoruz.
PAOK biraz daha lider oyuncular ve tecrübe üzerinden ilerliyor.
Cedi Osman.
Nick Calathes.
Andrea Trinchieri.
Aris ise fiziksel kapasitesi yüksek, atletik ve geniş rotasyonlu bir yapı ile Spanoulis’in basketbol anlayışını birleştirmeye çalışıyor.
Ama iki takımın hedefi aynı noktada birleşiyor:
Selanik’i yeniden Avrupa basketbolunun önemli merkezlerinden biri hâline getirmek.
Bunun bir sezonda gerçekleşmesini beklemek gerçekçi olmayabilir.
EuroLeague ile EuroCup arasındaki ekonomik ve sportif fark giderek büyüyor.
Panathinaikos ve Olympiakos gibi takımların bütçelerine ulaşmak da kolay değil.
Ancak önemli olan ilk adımın atılmasıydı.
Ve o adım atıldı.
Şehir Zaten Hazır
Bu projelerin belki de en büyük avantajı taraftar yaratmak zorunda olmamaları.
Taraftar zaten orada.
Basketbol hafızası zaten var.
Aris’in salonunun ne kadar özel bir atmosfere dönüşebildiğini eski basketbolseverlere anlatmaya gerek yok.
PAOK taraftarının kulübüyle kurduğu bağ da aynı şekilde oldukça güçlü.
Eksik olan şey bu taraftarı yeniden heyecanlandıracak takımlardı.
Şimdi o takımlar kuruluyor.
Cedi Osman’ın PAOK’a imzasının ardından gördüğü ilgi bile şehirdeki basketbol açlığının ne kadar büyük olduğunu gösteriyor.
EuroCup sezonu başladığında bu atmosferin çok daha yukarı çıkacağını düşünüyorum.
Rakipler açısından Selanik deplasmanları yeniden kolay geçilecek maçlar olmayabilir.
Belki de uzun yıllar sonra ilk kez iki takım için de aynı şeyi söyleyebiliyoruz.
Selanik’ten Bir Şampiyon Çıkar mı?
PAOK ve Aris bu sezon EuroCup’ta şampiyonluk mücadelesi verecek.
Şampiyon Selanik’ten çıkar mı?
Bunu bugünden söylemek mümkün değil.
EuroCup çok güçlü kadroların bulunduğu, uzun ve zor bir organizasyon.
Her iki takımın da sezon içerisinde geçeceği ciddi sınavlar olacak.
Kadroların uyumu, sakatlıklar, yeni oyuncuların adaptasyonu ve koçların takımlarına kimlik kazandırma hızı belirleyici olacak.
Ama kupadan bağımsız olarak şimdiden söyleyebileceğimiz bir şey var.
Selanik yeniden basketbol konuşuyor.
Bir tarafta Cedi Osman ve Nick Calathes’in liderliğinde Andrea Trinchieri’nin PAOK’u.
Diğer tarafta Khem Birch, Antetokounmpo kardeşler ve Vassilis Spanoulis’in Aris’i.
Salonlar hazır.
Taraftar hazır.
Şehir zaten yıllardır bunu bekliyor.
1980’lerin ve 1990’ların Selanik basketbolunu birebir geri getirmek mümkün olmayabilir.
Zaten amaç da geçmişi kopyalamak olmamalı.
Ama o yıllardaki heyecanı yeniden yaratmak mümkün.
Selanik’te basketbol ateşi uzun süre sonra yeniden yanıyor. Şimdi mesele bu ateşin Avrupa’ya ne kadar yayılacağı.







YORUMLAR