Öncü

Şaziye İvegin Üner

"Görev yaptığım süre içerisinde kadın basketbolu ve milli takımlarımız için doğru bir sistem inşa etmek, ileriye dönük kalıcı işler yapılmasına öncülük etmek istiyorum. Milli takımlarda başarıyı yakalayacak kültür, sistemi getirmek; ülkemize kadın basketbolunda eski coşku ve ilgiyi yakalatacak adımları atmak için çalışacağım."
 
Kocaeli'nde oynanan Polonya maçı öncesinde düzenlenen jübile töreniyle oyunculuk kariyerimi noktalamam benim için çok duygusal bir andı. Bir kez daha sahada olmak sanki hiç bitmemiş gibi hissettirdi... Ayrıca bu etkinliğin Avrupa Şampiyonası elemelerinde önemli bir milli takım maçının öncesinde yapılması ve salonda boş koltuğun olmaması benim için çok değerliydi. 
 
Basketbol oynarken bir milli takım sporcusu olarak hep kendimi çok değerli hissettirildim, sporculuk kariyerimi noktalarken de maçın başlamasına 3 dakika evvel emekliliğim anons edildiğinde de takım arkadaşlarımın ve taraftarlarımızın gözlerinden ne kadar sevildiğimi tekrar anladım.
 
Görev yaptığım süre içerisinde kadın basketbolu ve milli takımlarımız için doğru bir sistem inşa etmek, ileriye dönük kalıcı işler yapılmasına öncülük etmek istiyorum. Milli takımlarda başarıyı yakalayacak kültür, sistemi getirmek; ülkemize kadın basketbolunda eski coşku ve ilgiyi yakalatacak adımları atmak için çalışacağım.
 
Kariyerim boyunca Yıldız Milli Takım'dan, A Milli Takıma kadar tüm yaş gruplarında sürekli görev aldım. Milli takımımızla çok güzel başarılar yaşadım ve ilklere imza attım. Kulüplerde gerek yurt içi gerek ise yurt dışında çok değerli takımlarda oynadım, başarılar yakaladım ve önemli tecrübeler edindim. Ama gelecek ile ilgili tek başıma bir şey yapmaya söz veremem.

Federasyonumuz, kulüpler, yöneticiler, antrenörler ve oyuncularımızla beraber hareket etmeyi hedefliyorum. Ben bu sinerjiyi yaratmak için tüm enerjimi ve tecrübemi ortaya koyacağım.
 
Tüm dünyada kadın basketbolunda antrenör, idareci, menajer, hakem olarak daha fazla kadın profesyonel görev yaparken bu sayı maalesef ülkemizde biraz az. Daha fazla kadın profesyonelin görev alması gerekli. Ben de bu konuda sonuna kadar destek olacağım. Burada kadın erkek ayrımından ziyade işi layığı ile yapacak insanlar doğru yerlerde olmalı. Ama kadınlar olarak biz de rolümüzü arttırmak istiyorsak, daha cesaretli olmamız, birbirimizi desteklememiz ve kendi donanımızı arttırmamız lazım. Bizlerin kalıcı olması ve yapacağı olumlu işler daha fazla kadını cesaretlendirecek ve onlara yol açacaktır diye düşünüyorum.
 
Geriye dönüp basketbol kariyerime baktığımda kendimle gurur duyuyorum... Çok fazla oyuncuya nasip olacak bir şey değil. Oynarken yaşadıklarınız size normal geliyor; ama sporculuk kariyeriniz bittikten sonra insanların size yaklaşımı ve yaşadıklarınız çok daha değerli hâle geliyor. Çok sevdiğim büyüğüm Hasan Arat Abimin bana bir sözü var, ‘’Şaziye yakaladığın itibar çok önemli; ama onu korumak çok daha değerli’’ diye. Bu sözü hep hatırlatıyorum kendime...
 
Oyunculuk kariyerinde unutamadığım çok fazla an var; ama ilk aklıma gelenler... Öncelikle yetiştiğim kulüp olan Türkiye’de kadın basketbolunun mihenk taşlarından biri olan Botaşspor’da 18 yaşında önemli sorumluluk alarak tattığım şampiyonluk ve aynı sezon yaşadığım Avrupa finaliydi.
 
A Milli Takım ile 2011 yılında Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda kazandığımız gümüş madalya sonrası katıldığımız 2012 Londra Olimpiyatları'nda 5. olmamız da inanılmazdı...
 
Yine A Milli Takım'da 2013 yılında kazandığımız bronz madalya ve sonrasında katıldığımız 2016 Rio Olimpiyatları... Bir zamanların kadın basketbolunun Dream Team’i olarak görülen ve Avrupa’nın en önemli kadın basketbol takımı olan Spartak Moskova’da Taurasi, Sue Bird, Sylvia Fowless gibi dünyanın en iyi basketbolcuları ile geçirdiğim sezon için unutulmaz diyebilirim.
 
Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray yani 3 Büyük kulübümüzde farklı dönemlerde 2'şer kez forma giyen tek kadın sporcuydum. Aslında 3 Büyükler'den birbirine geçiş yaparken taraftarın kabullenmesi kolay olmuyor; ama benim için özellikle bu kulüplerde yaşadığım dönemler çok daha kolay geçti.
 
Süreç içerisinden oyunculuğunuz yanında herkes sizin karakterinizi de tanıyor... Ve duruşunuza, iş ahlakınıza ve insanlara yaklaşım şeklinize daha fazla değer veriyor . Ben hiçbir zaman başarı için her yolun mübah olduğunu düşünen biri olmadım. Öncelikle dürüst oldum. Hem saha içi hem saha dışında herkese saygı duydum ve yaptığım işi yani basketbolu çok sevdim. Hayatımda sadece basketbolda değil her anımda karşımdakilere değer vererek, güler yüzlü olmaya çalıştım. Sanırım insanlar da zamanla bu özellikleri gördüler ve beni sevdiler. Sporculuk kariyerimde kazandığım bu sevgi ve saygı umarım yöneticilik kariyerimde de bana yardımcı olacaktır.
 
Kadın Voleybolu olarak hem kulüp hem de milli takımlarımız son yıllarda önemli başarılar yakaladı. Bir Türk kadını olarak bundan büyük gurur ve mutluluk duyuyorum. Kadın basketbolumuzda 2009-2017 yılları arasında kulüp ve milli takımlar olarak çok çok önemli başarılar yaşadı. Bu başarılar; sistemli, uzun süren bir yapılanma ve büyük fedakarlıklar sonucu geldi. Açıkçası biz o başarılarla gelen ivmeyi çok daha etkili kullanabilirdik; ama bunu tam olarak başaramadık. Şimdi ise bir anda sihirli değnek ile bunu değiştiremeyiz; fakat atılması gereken adımları hızlıca atarak yeniden yapılanma sürecini hızlıca bitirmeliyiz.
 
Ben göreve gelirken de bunu başta Federasyon Başkanımız Hidayet Türkoğlu olmak üzere federasyonumuzdaki yöneticilerle ve milli takım teknik ekibiyle detaylı olarak konuştum. Yapılan değerli işlerin üzerine katmamız gerekenleri belirledik.
 
Başlıca yapmamız gerekenler;
- Yetenek taramaları ve takibini sürekli yaparak oyuncu havuzumuzu genişletmeli ve onların gelişimini takip edecek sistemin daha iyi hâle gelmesini sağlamak.
- Oyuncularımızı mental, fiziksel olarak geliştirerek eğitim olarak da daha donanımlı hâle getirmek.
- Yetiştirici olan antrenörlerimize yatırım yaparak onların gelişimlerini desteklemek.
- Milli takıma oyuncu yetiştiren kulüp ve antrenörlerimizi teşvik edecek ödül sistemini hayata geçirmek.
- Medyada kadın basketbolunun ve ligimizin görünürlüğünü ve kadın basketbolu markasını daha fazla arttırmak.
- Kadın basketbolunda çok önemli olduğuna inandığım scouting sistemini hayata geçirerek yetenekleri keşfetmek ve takip etmek.
- Güçlü ve kurumsal şirketleri kadın basketboluna çekerek kaliteli organizasyonu olan kulüp sayısını arttırmalıyız. Bu organizasyonlardan daha donanımlı oyuncular, antrenörler, idareciler kazandırmalıyız.