EL'in öncü forvetleri

THY EuroLeague'de bu sezon bazı kartlar yeniden dağıtılırken, özellikle forvetler öne çıkıyor. Temsilcilerimiz Fenerbahçe Beko'da Nigel Hayes-Davis, asla hafife alınmayacak işler yaparken, Will Clyburn'ün Anadolu Efes için ne kadar önemli bir parça olduğunu gördük. Bulgar yıldız Sasha Vezenkov önderliğinde Olympiacos, eski günlerine dönmüş durumda. Real Madrid'de Gabriel Deck, forvetlerde dikkat çekerken, ligin yeni yükselen değeri Monaco'da Alpha Diallo başka bir seviyeye çıktı.

HAFİFE ALMAYIN
NIGEL HAYES-DAVIS

 
Fenerbahçe Beko’nun bu sezon THY EuroLeague’de yeniden çıkışında birçok oyuncu öne çıkıyor. Ancak bu isimler arasında Nigel Hayes-Davis’i asla ama asla es geçmemek lazım…
 
BERTAN ERMAN
 
Zeljko Obradovic dönemi sonrası Fenerbahçe Beko, ne Igor Kokoskov ne de Sasa Djordjevic yönetiminde, THY EuroLeague’de istediği neticeyi alabildi. Rus ekiplerinin Rusya-Ukrayna arasındaki savaş nedeniyle spor faaliyetlerinden men edilmesiyle Dimitris Itoudis, 2 kez EuroLeague şampiyonu yaptığı ve başında olduğu her sezon Final Four oynadığı CSKA Moskova’dan ayrıldı; Fenerbahçe Beko ile beyaz sayfa açtı, yeni bir meydan okumaya giriş yaptı.
 
Itoudis sarı lacivertliler için çok doğru bir seçenekti; Zeljko Obradovic’in yanında yetişmiş, daha önce Türkiye’de antrenörlük yapmış (2013-2014 sezonunda Banvit’te sadece 2 yenilgi ile normal sezon lideri) bir isim. Tabii ki kadro yapılanması için iyi bir koç kadar, saha içinde başarıyı sağlayan oyuncu tercihi de çok önemli.
 
Fenerbahçe Beko, Jan Vesely ile yollarını ayırdı ve Çek yıldız Barcelona’ya gitti. Ancak sarı lacivertlilere Barça’dan iki isim geldi. Kariyeri ve saha içindeki rolü açısından Nick Calathes daha öne çıkıyor; fakat Nigel Hayes-Davis’i asla ama asla göz ardı etmemek lazım.
 
Hayes-Davis, Fenerbahçe Beko’da Jonathan Motley ile birlikte atletik ve durdurulması kolay olmayan bir pota altı ikilisi oluşturdu. Uzun forvet pozisyonunda Itoudis’in takımdaki bir numaralı tercihi olan Nigel Hayes-Davis, oyunun ilk aşamasından itibaren gücünü ve tekniğini konuşturacak tüm işleri elinden geldiğince en iyi şekilde yapmaya çalışıyor. Şut ise şut, pas ise pas, boyalı alandan sayı ise boyalı alandan sayı, defans ise defans…
 
Hayes-Davis, rotasyon başladıktan sonra da mental açıdan düşmüyor ve oyuna konsantre bir şekilde kenardan geri dönmeyi biliyor. Bunu da maçın ilerleyen dakikalarında görebiliyoruz. Mental anlamda yüksek bir Nigel Hayes-Davis, maçın kritik yerlerinde sahneye çıkmayı biliyor; cesur bir şekilde dış şutlara yönelebiliyor ve isabetler de kaydediyor.
 
Eksik yönleri var mı; var! Hayes-Davis, THY EuroLeague’de yaklaşık 30 dakika sahada kalıyor ve hep ilk 5 başlayan biri için çok da yüksek istatistiklere sahip değil. İç sahadaki Olimpia Milano maçından öncesini saydığımızda, 28 maçta 9.9 sayı, 4.2 ribaund ve 1.4 asist ortalamaları, dürüst olmak gerekirsek, pek de şık durmuyor. Yani onun performansına yakışan sayılar değil. Bu da belki bir bakıma onun saha içindeki rolünden kaynaklanıyor.
 
Bazen rakamlar, bir oyuncunun performansını tam anlamıyla göstermez. Nigel Hayes-Davis de öyle bir isim. Görevini iyi yaparsın, önemli anlarda sahneye çıkarsın ve artı not alırsın. İşte Hayes-Davis de böyle bir isim. İstatistikleri biraz sönük gibi dursa da, Fenerbahçe Beko’nun 4 numara için en önemli parçası…
 
EL ORTALAMALARI
SAYI: 9.8
RİBAUND: 4.4
ASİST: 1.4
TOP ÇALMA:
BLOK: 0.3
VERİMLİLİK: 12.8
 

 
TAM DONANIMLI
WILL CLYBURN


Uzak - orta mesafe şut, pas, ribaund, penetre, savunma, adam eksiltme, hızlı hücum, patlayıcı güç, sürat, dayanıklılık… Basketbol sahasındaki her şeye sahip beyefendi sporcu… Will Clyburn...
 
BURÇİN BADEM
 
Araba almaya gittiğinizde satış uzmanı aynı markanın modelinin birçok paketi ile sizi tanıştırır. Paketler size anlatıldıkça kontrolü kaybederseniz bir anda cebinizdeki paranın %30 fazlasıyla bir borca girmiş, kendinizi şoför koltuğunda elinizde anahtar, yüzünüzde anlamsız bir gülümsemeyle bulursunuz. Artık tam donanımlı tüm opsiyonlar dahil bir aracınız vardır.
 
Şöyle düşünün Will, bir arabanın sahip olabileceği her donanıma sahip lüks bir spor canavar. Ama bu sefer sizi bir üst model için zorlayan satış uzmanı yok. Siz ne aradığınızı ne hedeflediğinizi biliyorsunuz. Piyasada olabilecek en güçlü, en hızlı, en güzel, en seyredilesi aracı biliyor ve istiyorsunuz.
Anadolu Efes ve Ergin Ataman da bu lüksü çok istiyordu. Ama o, çok kuzeydeydi…
 
Çok yönlü oyuncunun sözlük anlamı Will Clyburn, Iowa State’ten mezun olup profesyonelliğe Almanya’da adım attı. Bundesliga’nın vasat takımı ULM ile kendini tanıtmaya başladı. İki sezon sonunda İsrail’de Hapoel Holon forması giyen Clyburn, burada da iki yıl başarıyla oynadı. Ligi 21 Sayı ortalamasıyla sayı kralı olarak tamamladı. 
 
Sonraki durağı Darüşşafaka oldu. Böylece artık o bir EuroLeague oyuncusuydu hem de çok iyilerinden biri… Ligin büyük abilerinden CSKA Moskova ile uzun bir kontrat yaptı. Rusya, Ukrayna’yı işgal ettiğinde o ana kadar devam eden 5 yıllık kontratı henüz bitmemişti. Savaşla beraber lisansları askıya alınan Rus takımında kalması mümkün değildi. 
 
Cly, Euroleague’de devam edip ve dahası kupayı bir daha kaldırmak istiyordu. Böylece, Anadolu Efes’in, Belgrad’da F4 sırasında EuroLeague’in en önemli oyuncularından Will Clyburn ile anlaştığı duyulunca, şampiyonluğun ertesi günü 3peat hayalleri kurulmaya başlandı. Bu hayali kuranlardan biri de tabii ki bendim. 
 
Micic, Larkin ve Beaubois’nın yanına Clyburn, ligin açık ara en değerli dış oyuncularını kadrosuna katan Efes, rakip koçların gece uykularını kaçıracak bir takıma sahipti. Kadro mühendisliği kavramının üstatlarından Ergin Ataman’ın Türk Milli Takımı'nın yorucu bir şampiyonayla hazırlık dönemini ıskalaması, Shane’in sakatlanıp 17 maçta sahaya bile çıkamaması, kaybedilen takım ritmi, son çeyrek dehlizi vs vs… 
 
Böylece Anadolu Efes formasıyla Euroleague Kupası hayalini kuran Will Clyburn bireysel olarak gayet iyi oynadığı bir sezonu play-off oynayamadan kapatmış olabilir. (Yazıyı yazdığımda Partizan ve Alba Berlin mağlubiyetlerinin ardından Anadolu Efes’in son 8 yapması mucizelere kalmıştı)
 
Avrupa basketbolunun ve Ataman kurallarının olmazsa olmazı pick and roll’lerde başkalarına pozisyon yaratmak dışında birçok konuda başarılı forvetin, aslında böyle bir kadroda oyun kurucu rolü almasına da ihtiyaç yok… Başka bir bitiriciliği ve çok da zor bir yeteneği var; dribling üstüne hem orta hem de uzak mesafe şutlarındaki yüksek yüzdesi, kendisinden daha çıtırı bulduğu zaman sırtı dönük oyun ve atışları, ayakları yavaş uzunu bulduğunda ise birebirde patlayıcı bitirişleri… Artık Anadolu Efes ve Ataman, forvet pozisyonunda daha önce hiç sahip olmadığı bir silaha sahip… Bir koç için ekstra bir konfor alanı…
 
Sezon açılışında takımın başında görev yapan Yakup Sekizkök’ün BasketNews'e verdiği demeçte "Bazen dış oyuncularımız yayın dışından ve boyalı alana hücum etmekte zorlanıyor. İşte bu zamanlarda Will’in gücü ve potaya gidip temasla bitirme yeteneği ile patlayıcı bir güce sahip olması anahtar etkisi yaratıyor. O eski EuroLeague Final Four MVP'si. Play-off'larda nasıl oynanacağını bilen bir kırılma anı oyuncusu. Tam aksesuar, çok yönlü bir oyuncuyla imza attık" demişti…
 
O günkü demeçleri okuyup, günümüzde yaşanan hayal kırıklığını düşününce Clyburn adına bir tık fazla üzülüyorum. Her şeyi tam, tarihe geçeceği bir takıma geldiğini düşünen oyuncunun aklında deli sorular dolaşıyordur. Takımda sürekliliğin ne kadar önemli olduğunu bu sene en yakından yaşadı. Aynı 40 dakika içinde Avrupa Şampiyonu gibi oynayıp, lig sonuncusu gibi kaybeden de oldular. Hazmetmesi hiç de kolay bir durum değil. 
 
Efes, Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nde en büyük rakibi Fenerbahçe Beko ile finale kadar eşleşmek istemiyorsa; artık tüm maçları kazanmak zorunda. Türk Telekom ve Pınar Karşıyaka takır takır top oynuyor ve Anadolu Efes ligdeki ilk devre maçlarını ikisine de kaybetti. Cly, iki uzatmalı Pınar Karşıyaka maçında 48 dakika oynamasına rağmen mağlubiyete engel olamadı. Türk Telekom’a ise Ankara’da rakip olamadılar ve Onvo Büyükçekmece’ye aynı sezonda ikinci kez kaybettiler.
 
Hem Clyburn hem de Anadolu Efes boş bir sene geçirmek istemiyorsa vites değiştirmek zorunda…
 
EL ORTALAMALARI
SAYI: 17.2
RİBAUND: 6
ASİST: 2.3
TOP ÇALMA: 0.9
BLOK: 0.1
VERİMLİLİK: 19
 

 
DEĞER
SASHA VEZENKOV

 
Sasha Vezenkov gerek hücum gerekse savunmada Avrupa’nın en üst düzey 4 numarası. Şu anda 27 yaşında olan bu adam, 5 - 10 yıl sonra EuroLeague tarihinin en iyi 4 numarası olarak tarih kitaplarında yerini alacak.
 
EGE TOROS
 
Avrupa`nın küçük ülkesi Bulgaristan’ın basketbola dair elinde bulundurduğu tek yetenek olan 1995 doğumlu Sasha Vezenkov, gençlik yıllarından beri ne kadar komple ve dominant bir oyuncu olacağını hepimize gösteriyordu. Ancak beklenen patlama olması gerekenden geç gerçekleşti.
 
2011-2012 senesinde Aris ile profesyonel kariyerine başladığında tüm NBA ve Avrupa gözlemcileri tarafından dikkat çekmişti. 2013-2014 ve 2014-2015 sezonlarında ise resmen ligi domine etmişti. Hatta 2014-2015 sezonundaki performansıyla birlikte Yunanistan Süper Ligi MVP’ si olarak EuroLeague’in ve Avrupa’nın dev kulüplerinden olan Barcelona’ya transfer oldu. 
 
Özellikle şut yeteneği ve pota altına yaptığı katkılarla birlikte çok yüksek bir hücum performansı vadediyordu. Barcelona’da geçirdiği 3 sene boyunca (2015-2018) yeteneklerini arada sırada gözler önüne serse de son derece istikrarsız bir oyuncu olduğu için Avrupa’nın büyük takımları tarafından tercih edilmesi öngörülmüyordu. 
 
Kötü gidişata dur demek isteyen Olympiacos ise Vezenkov zarını atmaya karar verdi. 2018-2019 yılında Yunan devine imza attı. 2021-2022 yılına gelene kadar her ne kadar Barcelona dönemi kadar olmasa da istikrarlı bir oyuncu olmaktan uzaktı. 2021-2022 sezonu itibariyle ise bambaşka bir basketbolcuya dönüşmüştü. Bu sezonda 30:7 dakikada 13.7 sayı ve 6 ribaund ortalamaları tutturarak takımının Final Four’a yükselmesini sağlayan en önemli isim oldu. Yarı finalde Efes’e karşı alınan mağlubiyetin en büyük sorumlusuydu. 
 
2022-2023 sezonuna geldiğimizde Avrupa’da oynayan aktif oyuncular arasında en üst düzey performansı gösteren isim kesinlikle Sasha Vezenkov. Bu sene başından itibaren 28:7 dakikada 18.2 sayı ve 7.2 ribaund ortalamaları tuttararak takımını adeta sırtladı ve emin adımlarla play-off’a götürüyor. 
 
Kasım ve şubat aylarında ayın en değerli oyuncusu da seçilen Bulgar forvet, potansiyelini ortaya koyuyor. Bunu yaparken de özellikle sol eliyle çıkardığı mesafe tanımayan sıra dışı şutları gerçekten hepimizin gözlerini kamaştırıyor. Vezenkov her ne kadar üst düzey bir basketbolcu olsa da topla üretmektense topsuz üretim yapmayı daha çok seviyor. 
 
Özellikle 4 numaradan yaptığı koşular onu özel kılan şey... Çoğu 4 numara gibi köşelerden bitirmektense tepeden şut atmayı daha çok seviyor. Aslında Sasha Vezenkov’un oyununa baktığımızda sağ elini kullanmak istememesi dışında çok fazla problem yer almıyor. 
 
Oyununda sıkıntılı olarak görülebilecek yegâne şey ise sırtı dönük oyunlarda güçlü bir şekilde dönememesi olabilir. Bunun sebebinin diğer özelliklerini mükemmelleştirmesinden dolayı ihtiyacı olmadığını düşündüğünü öngörüyorum. 
 
Vezenkov’la ilgili bahsedilmesi gereken en önemli şey ise basketbol IQ’su olabilir. Rakibin ve oyun arkadaşlarının yapacağı hareketleri tahmin etme konusunda çok üst düzey bir oyuncu. Bunu en kolay gözleyebileceğimiz yer ise savunmada yaptığı hareketler. Ayrıca potaya doğru yaptığı koşuların zamanlamasından da oyunu ne kadar iyi okuduğunu görebiliyoruz. 
 
Sasha Vezenkov gerek hücum gerekse savunmada Avrupa’nın en üst düzey 4 numarası. Şu anda 27 yaşında olan bu adam, 5 - 10 yıl sonra EuroLeague tarihinin en iyi 4 numarası olarak tarih kitaplarında yerini alacak. İşte bu yüzden Vezenkov gibi oyuncuların değerini bilmemiz, anlamamız ve bu oyunculara ona göre değer biçmemiz gerekiyor.
 
EL ORTALAMALARI
SAYI: 17.8
RİBAUND: 7.2
ASİST: 1.8
TOP ÇALMA: 1
BLOK: 0.3
VERİMLİLİK: 22.4
 

 
SAVAŞÇI
GABRİEL DECK 

 
Bireysel ve takım savunmasında kale gibi duran Deck, rakiplerine kolay sayı attırmıyor. Hızlı ve geçiş hücumlarında doğru kulvar koşularını yaparak kendine uygun pozisyon yaratıyor. Ceza şutlarında boş dönmeyen Arjantinli, tereddüt etmeden üçlüğü gönderiyor. 
 
HÜSEYİN DEMİR
 
Arjantinli forvet Gabriel Alejandro Deck, Oklahoma City Thunder ile yaşadığı NBA macerasından sonra yuvaya tekrar dönerek Madrid’de gösterdiği performansıyla göz kamaştırmaya devam ediyor. 2020-2021 sezonunda Deck, eflatun beyazlı formayla EuroLeague’de maç başına 8 sayı, 3 ribaund ve 1 asist ortalamayla mücadele etmişti. İspanya Ligi’nde ise 2021 sezonunda 10 sayı, 4 ribaund ve 1 asist ile oynadı. 
 
Madrid’li forvet, atletik özelliği ve güçlü fiziği sayesinde hücumda çok rahat sırtı dönük bire bir oynayabiliyor. Her geçen sezon şutunu geliştirerek daha tehlikeli bir oyuncu oldu. Basketbolundaki sert ve agresif karakteristik yönüyle alçak post oyunlarında skor üreten Deck, hem üç numara hem de dört numara pozisyonunda görev alıyor. 
 
Savunmasıyla da rakiplerine nefes aldırmayan Gabriel Deck, uzun oyuncuları kolaylıkla savunabiliyor. Pota altı canavarı Deck, hem hücum ribaundu hem savunma ribaundu çekerek takımına önemli katkılar veriyor.
 
1.98'lik boyuyla bir forvet oyuncusuna nazaran pota altında uzunlarla boğuşarak sağlam box out pozisyonunda yer alması onun en büyük avantajlarından diyebiliriz… Savaşçı kimliği ve mücadeleci yönüyle hücumda etkili bir skorer oyuncu olma özelliğini taşıyor. 
 
Bireysel ve takım savunmasında kale gibi duran Deck, rakiplerine kolay sayı attırmıyor. Hızlı ve geçiş hücumlarında doğru kulvar koşularını yaparak kendine uygun pozisyon yaratıyor. Ceza şutlarında boş dönmeyen Gabriel Deck, tereddüt etmeden üçlüğünü gönderiyor. Patlayıcı özelliği, çabukluğu sayesinde hem hızlı hücumlarda etkili silah oluyor hem de geriye koşuları iyi yaparak takım eksik yakalanmıyor. 
 
Hücum organizasyonunda savunma ribaundu çekip açık alanda oynayabilmesi, forvetten sırtı dönük yüklenerek pozisyon üretmesi, yayın gerisinden şutlarıyla tehdit oluşturması kısaca her anlamda çok yönlü bir oyuncu olma özelliğini taşıyor. Sahanın her iki tarafında etkili olan Deck, her antrenörün takımına dâhil etmek istediği forvetlerden biri… 
 
Dzanan Musa, Hezonja, Gabriel Deck üçlüsü, sahada oyunun temposunu ve ritmini ele geçirdiğinde; onları durdurabilmek neredeyse imkânsız oluyor. Musa, Sergio Rodrıguez ve Fernadez gibi oyuna yön veren isimler, Gabriel Deck ile uyumlu olduğunda Real Madrid’in hücumdan boş dönmesi çok zor bir ihtimal… 
 
Deck tempolu hücumlara ayak uydurabiliyor, set hücumlarında oyun bilgisi ile savunmanın aklını alıyor. Oyunu iyi okuyan Arjantinli forvet, saha yerleşiminde nerede, nasıl durması gerektiğini gayet iyi biliyor. Koç Chus Mateo’nun oyun sisteminde en önemli parçalardan olan Gabriel Deck, takımına savunmada ve hücumda çok önemli katkı veriyor.
 
Eflatun beyazlılar ile bu sezon yükselişe geçen Arjantinli, istikrarlı oyunuyla dikkatleri üzerine çekti. EuroLeague'in 28. haftasında Valencia’yı 95-91 mağlup ettikleri karşılaşmada Gabriel Deck 18 sayı, 7 ribaund ve 28 verimlilik puanı ile mücadele ederek haftanın en değerli oyuncusu seçilmişti. 
 
Deck bu sezon EuroLeague’de 12 sayı, 5 ribaund ve 2 asistle mücadele ediyor. Final Four'un doğal adaylarından Real Madrid’in etkili silahlarından Gabriel Deck'in sezonun geri kalan kısmında takımına vereceği katkı çok önemli… 
 
İspanyol Marca’nın haberine göre; Real Madrid 2024 yılına kadar sözleşmesini olan; fakat sezon sonunda çıkış maddesi bulunan Gabriel Deck’i kadroda tutmak için elinden geleni yapıyor. Deck verdiği demeçlerde Madrid’de mutlu olduğunu ve uzun yıllar İspanya’da basketbol oynamak istediğini de açıkça ifade ediyor.  
 
SAYI: 12.2
RİBAUND: 5.2
ASİST: 1.9 
TOP ÇALMA: 0.5
BLOK: 0.1
VERİMLİLİK: 15.2
 

 
TUTKAL
ALPHA DIALLO


Mike James, Elie Okobo ve Jordan Loyd gibi yıldızlara sahip Monaco’da hedefler büyük. Yıldızlarla dolu kadronun birlikte hareket etmesini sağlayan rol oyuncuları içinde en çarpıcı isim ise 25 yaşındaki 2.01’lik kısa forvet Alpha Diallo.
 
LEVENT LEVENTCİ
 
29 Haziran 1997’de ABD’de hayata gözlerini açan Alpha Diallo, New York’ta Harlem’e yakın bölgede büyüdü. O dönemde etrafının basketbol sahalarıyla çevrili olduğunu belirten Diallo, farklı sporları yaptıktan sonra arkadaşlarının da etkisiyle koleje gidebilmek için basketbolun kendisi için en doğru spor olduğuna karar verdi. Annesiyle birlikte Denver Colorado’ya taşının Alpha, liseyi Denver’da okudu ama üniversite için Providence formasıyla New York’a geri döndü.
 
NCAA’de dört sezonda Providence formasıyla 111 maça çıkan Alpha Diallo; 12.2 sayı, 6.4 ribaund, 2.3 asist, 1.3 top çalma ortalamaları tutturdu. 2020 NBA Draft’ında seçilemeyen Diallo, profesyonel kariyeri için aslında pek bilgi sahibi olmadığı Avrupa basketbolunu rota olarak belirledi.
 
Çaylak oyuncular için Avrupa basketboluna adım attıkları takım, kariyer eğrisi açısından belirleyici rol oynar. Bu konuda ABD'li oyuncunun Lavrio kararıyla birlikte çok doğru bir tercih yaptığını vurgulamak gerekiyor. Yunanistan Ligi ekiplerinden Lavrio, son dönemde genç yabancı oyuncuları için sıçrama tahtası olmasıyla adından söz ettiriyor. Kevin Punter, Alpha Diallo ve Tyson Carter; Lavrio’da parlayarak EuroLeague seviyesine kadar yükselen oyuncular. Bu listeye yakın gelecekte Kyle Allman, Savion Flagg, RJ Cole gibi oyuncular da eklenebilir.
 
Avrupa’daki çaylak sezonunda Yunanistan Ligi’nde Lavrio formasıyla 33 maça çıkan Diallo; 12.5 sayı, 5.4 ribaund, 2 asist ve 1.3 top çalma ortalamaları tutturdu. Çaylak forvetin bu etkili performansı, Lavrio’nun tarihinde ilk kez Yunanistan Basketbol Ligi’nde finale kalmasını sağladı. Bu performansla birlikte dikkatleri de üzerine topladı Alpha Diallo.
 
2021 yazında Panathinaikos ile sözleşme imzalayan Diallo, Atina ekibiyle maça çıkmadan takımdan ayrıldı ve başka EuroLeague ekibi Monaco ile anlaştı. Monaco formasıyla EuroLeague seviyesine adım atan Alpha Diallo, Mike James ve Dwayne Bacon gibi önemli hücum opsiyonlarının kadroya eklenmesinin ardından üstlendiği çok yönlü oyun tarzıyla adından bol bol söz ettirdi.
 
Monaco formasıyla EuroLeague’de boy gösterdiği ilk sezonda Final Four’u bir galibiyetle kaçıran Diallo; 9.6 sayı, 4.8 ribaund, 1.7 asist, 1.3 top çalma ortalamaları tutturdu. Mücadeleci tarzıyla birlikte basketbol sahasında 'pis işler' olarak tabir edilen görevleri yapmaktan hiç çekinmeyen Alpha Diallo; işin hücum kısmında köşeden ceza üçlüklerini kullanıyor. Açık alan bulunca rakip çembere atak ediyor ve yüksek oyun zekası sayesinde takımının daha doğru hücum etmesine yardımcı oluyor.
 
Geçen yıl Final Four şansını tek maçla kaybeden Monaco, 2022-2023 sezonuna daha iddialı girdi. Yaz transfer döneminde Jordan Loyd ve Elie Okobo gibi önemli skorerleri kadrosuna katan ekip, Diallo’ya yardımcı olması için EuroLeague’in en özel rol oyuncularından John Brown’ı da renklerine bağladı. Hatta sezon ortasında NBA’den ayrılan eski Basketbol Şampiyonlar Ligi MVP’si Chima Moneke’yi de kadrosuna kattı Monaco. Moneke de mücadele gücüyle bilinen oyunculardan.
 
Topla oynamayı seven bu kadar fazla oyuncunun olduğu bir yapıda Alpha Diallo tarzı tutkal oyuncuların görevi çok büyük. Savunma konsantrasyonunu üst düzeyde tutan Diallo, hücumda kendine hazırlanan pozisyonları oynuyor ve fark yaratıyor. 
 
Bu sezon ortalama 11.5 sayı, 4.5 ribaund, 2 asist, 1.5 top çalma ortalamalarıyla mücadele eden Alpha, EuroLeague’de üç numara pozisyonunun en etkili isimlerinden. Takım yapısının Diallo’nun hücumdaki işini kolaylaştırdığını vurgulamak gerek.
 
Gine A Milli Basketbol Takımı’nın da parçası olan Alpha Diallo, özellikle Avrupa basketbolunda önemli bir kariyer inşa edecek gibi gözüküyor. Nikola Kalinic, Gabriel Deck, Dyshawn Pierre gibi savunmada istekli olup hücumda sırtı dönük oyun becerileri, ceza şutlarını kullanmaları ve oyun zekalarıyla takımlarına büyük katkı sağlayan forvetler ekolünün içine Diallo’yu da rahatlıkla ekleyebiliriz. EuroLeague’deki birçok antrenörün hayalindeki kısa forvet tanımına uyuyor Alpha Diallo.
 
EL ORTALAMALARI
SAYI: 11.3
RİBAUND: 4.2
ASİST: 2.2
TOP ÇALMA: 1.5
BLOK: 0.3
VERİMLİLİK: 12.1

euroleague fenerbahçebeko nigelhayesdavis anadoluefes willclyburn olympiacos sashavezenkov realmadrid gabrieldeck monaco alphadi̇allo forvet ribaunddergisi