Sehernez Çidal | Güven

"Açık konuşmak gerekirse ben kadın basketbolundaki seyirci desteğini her zaman yetersiz buluyordum. Gerçekten belli başlı spor kulüpleri dışında öyle büyük bir taraftar desteği olduğunu daha göremedim diyebilirim. Bu durum tabii ki bizleri de etkiliyor."

ECE ERGEZ

Basketbola başlamama konsol oyunları etki etti diyebiliriz. Kuzenlerimden biriyle PlayStation oynarken basketbola başlamak istediğime karar verdim. Kuzenim oyunda çok iyiydi ve izlerken çok eğlenmiştim. İçimde 'basketbol oynamalıyım' fikri oluşmaya başlamıştı. Sonra bu durumu annemle paylaştım çünkü o voleybol oynamamı istiyordu. Ama ben basketbol oynamayı kafama koymuştum ve sonrasında da bugünlere kadar geldim.

Sanırım 15-16 yaşlarında ilk defa basketbolun ciddi ciddi mesleğim olduğu düşüncesine sahip oldum diyebilirim. O yaşlarda A takıma çıkıp kendimden büyüklerle mücadele etmeye başlayınca 'Evet. Bu kariyer, bu basketbol hayatı artık benim işim' dedim. O gün bugündür de öyle devam ediyorum. Zaten ailem, beni spora yönlendiren güçlü kadınlarla doluydu. Annem ve iki teyzem bana çok destek oldu. Bir spor yapmam için her zaman güzel örnekler oldular. Buralara kadar gelebilmemdeki en büyük güç kaynağım hayatımdaki çok değerli bu üç kadındır. Onlar olmasaydı bu kadar devam edebileceğimi düşünemiyorum bile diyebiliriz. İyi ki varlar.

Genç yaşta pek çok takım tecrübesine sahip oldum. Doğal olarak her oyuncu bu tip bir imkana sahip olamayabiliyor. Çok iyi basketbolcularla genç yaşta tanışmak, onlarla antrenman yapabilmiş olmak çok değerli bir şey. Her şeyden önemlisi bu fırsatların farkında olmak ve bunları değerlendirmek için çaba göstermek. Bu gibi tecrübelerle insan; ne istediğini bilen ve ona göre adımlar atan, ona göre çalışan birine dönüşüyor. Bence basketbolun bana sağladığı en büyük avantaj bu diyebilirim.

Profesyonel bir sporcu olarak milli takım forması giymek belki de ulaşabileceğiniz en yüksek noktalardan birisi. O nedenle elbette insan çok etkileniyor. Hem bir sorumluluk hem de bir heyecan yaşıyorsunuz. Yıllarca verdiğiniz emeğin, onca çalışmanın karşılığını milli formayla almak farklı bir duygu. Umarım hedefleri olan ve hedefleri doğrultusunda çalışan her sporcu bu duyguyu yaşayabilir. 

Şu anda EuroBasket 2025 elemelerinde uzun bir ara var. Bugünden konuşmak çok kolay değil. Fakat son maçların ardından baktığımızda grupta iyi bir durumda olduğumuzu söyleyebiliriz. Bunu devam ettirerek EuroBasket 2025'te yer alacağımızı düşünüyorum. 

Jenerasyon değişimleri hemen hemen her milli takımın yaşadığı bir süreç. Biz de benzer bir dönemi yaşamaya devam ediyoruz. Bu süreç biraz sancılı olabiliyor. Bu geçiş süreci net bir şekilde tamamlandı demek kolay değil. Fakat hem tecrübe hem de yetenek anlamında çok geniş ve çeşitli bir havuza sahibiz. Yakın gelecekte bu durumu atlatıp uzun vadede yeniden Olimpiyat Oyunları'nda boy gösteren, şampiyonalarda iddialı olan bir milli takım olacağımıza eminim.

Açık konuşmak gerekirse ben zaten seyirci desteğini her zaman yetersiz buluyordum. Gerçekten belli başlı spor kulüpleri dışında öyle büyük bir taraftar desteği olduğunu daha göremedim diyebilirim. Bu durum tabii ki bizleri de etkiliyor. Mesela bir erkek basketbol maçını ele alalım; seyirci o mücadelenin gidişatını çok ciddi şekilde etkileyebiliyor. Bunun sonucunda inanılmaz maçlar ortaya çıkabiliyor ve bu çekişmeli karşılaşmaların kazanılmasının belki de en büyük nedenlerinden biri taraftarlar olabiliyor. Umarım bir gün kadın basketbolunda da seyircilerle dolup taşan salonlar görürüz.

Kişisel olarak elbette hedeflerim ve planlarım var. Fakat günümüz dünyasında hiçbir şey planladığınız gibi gitmiyor. O nedenle adım adım ilerlemeyi tercih ediyorum. Bu sene şu ana kadar iyi bir dönem geçiriyorum. Bunun üzerine koyarak ilerlemek sezonu bireysel performans anlamında başladığım gibi noktalamak istiyorum. Takım olarak ise şu anda ligde ilk 8'e girerek Türkiye Kupası'na kalma başarısı gösterdik. Türkiye Kupası'nda iyi bir sonuç elde etmek için çaba göstereceğiz. Devamında ise ligin ikinci yarısında play-off için kendimize iyi bir yer edinerek ligde iz bırakmak istiyoruz.

sehernazçidal emlakkonut ribaunddergisi kbsl röportaj