Parkenin Ötesinde Bir Mücadele

Erdinç Kılıç, Dokuz Eylül Engelliler Spor Kulübü ile yalnızca lig başarısını değil, engelli bireylerin spor yoluyla toplumsal yaşama daha güçlü katılımını amaçlıyor.

HÜSEYİN DEMİR

Tekerlekli sandalye basketbolunun önemli isimlerinden başantrenör Erdinç Kılıç, İzmir’in yeni yükselen gücü Dokuz Eylül Engelliler Spor Kulübü’nün direksiyonuna geçti. Sportif başarıyı sosyal sorumluluk anlayışıyla birleştiren deneyimli çalıştırıcı, engelli bireylerin spora erişiminden İzmir basketbolunun ihtiyaç duyduğu yapısal dönüşüme kadar birçok başlıkta dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’de ve Avrupa’da edindiği tecrübeyi İzmir basketboluna aktarmaya hazırlanan Kılıç, yalnızca parkede kazanmayı değil, sürdürülebilir bir spor kültürü oluşturmayı hedeflediklerini vurguladı.

Türkiye’de tekerlekli sandalye basketbolu denildiğinde akla gelen isimlerden biri olan, Milli Takım başarılarının yanı sıra Almanya’daki Köln 99ers deneyimiyle uluslararası arenada da önemli bir birikim kazanan Erdinç Kılıç, kariyerinde edindiği tüm tecrübeyi şimdi İzmir’in yükselen değeri Dokuz Eylül Engelliler Spor Kulübü için sahaya yansıtıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü ile Süper Lig şampiyonluğu yaşayan ve altyapıdan yetiştirdiği sporcularla tanınan deneyimli başantrenör, yeni sezonda sportif hedeflerin ötesine geçen bir yapılanma kurmayı amaçlıyor.

2025-2026 sezonunda Tekerlekli Sandalye Basketbol 2. Lig B Grubu’nda mücadele eden Dokuz Eylül Engelliler Spor Kulübü ile iddialı bir başlangıç yaptıklarını belirten Kılıç, sonuçlardan çok ortaya konan organizasyonun kalıcılığına odaklandıklarını ifade ediyor. Deneyimli çalıştırıcıya göre asıl hedef yalnızca bir üst lige yükselmek değil; tesisleşme, sürdürülebilir gelir modelleri oluşturma ve genç sporcu adaylarını sisteme kazandırmak. Kılıç, engelli bireylerin daha fazla spor yapabilmesine imkân sağlayan bir yapı kurmanın en büyük başarı olacağını dile getiriyor.

Tekerlekli sandalye basketbolunun yalnızca rekabetçi bir spor dalı olmadığını vurgulayan Kılıç, branşın aynı zamanda güçlü bir rehabilitasyon yönü bulunduğunu belirtiyor. Her sporcunun profesyonel olma hedefi taşımayabileceğini ancak herkesin sporla tanışma ve aktif kalma hakkı olduğunu söyleyen deneyimli antrenör, takım içerisinde denge, disiplin ve adaletli yönetim anlayışının öncelikleri arasında yer aldığını ifade ediyor. Fiziksel gelişim kadar takım ruhu ve spor ahlâkının da sürdürülebilir başarı için vazgeçilmez olduğunun altını çiziyor.

İzmir basketbolunun mevcut durumuna da değinen Kılıç, kentte ciddi bir gerileme yaşandığını açık şekilde ortaya koyuyor. Kapanan kulüpler, spor yapma imkânı bulamayan sporcular ve altyapı üretiminin durma noktasına gelmesi, İzmir basketbolunun en büyük sorunları arasında gösteriliyor. Yeni sporcu yetiştiren kulüplerin azalması nedeniyle sporcuların kariyerlerini sürdürebilmek adına farklı şehirlere yöneldiğini belirten Kılıç, kulüplerin yaş ortalamalarının giderek yükseldiğine dikkat çekiyor. Tesis eksikliği ve sürdürülebilir planlama sorunlarının da bu tabloyu ağırlaştırdığını ifade eden deneyimli çalıştırıcı, Dokuz Eylül Engelliler Spor Kulübü olarak bu olumsuz yapıyı değiştirmek için çalıştıklarını söylüyor.

Almanya’da Köln 99ers bünyesinde edindiği deneyimlerin kendisine farklı bir bakış açısı kazandırdığını belirten Kılıç, Avrupa’daki kulüp yönetimi anlayışı, federasyon yapılanması ve paralimpik planlamaların Türkiye’ye kıyasla daha sistemli ilerlediğini dile getiriyor. Organizasyon yapılarındaki farkın oldukça belirgin olduğunu ifade eden deneyimli antrenör, iki model arasındaki karşılaştırmanın başlı başına ayrı bir değerlendirme konusu olduğunu vurguluyor.

Türkiye’de tekerlekli sandalye basketbolunun genel yapısını değerlendiren Kılıç’a göre liglerdeki rekabet dengesi giderek zayıflıyor. Alt liglerin sporcu yetiştirme misyonundan uzaklaşması, branşın geleceği açısından önemli bir risk oluşturuyor. Süper Lig’de sınırlı sayıda kulübün ekonomik açıdan ayakta kalabildiğini belirten Kılıç, finansal dengesizliklerin sportif sonuçlara da doğrudan yansıdığını ifade ediyor. Güçlü milli takımların oluşabilmesi için dengeli ve sürdürülebilir bir lig yapısının şart olduğunu dile getiriyor.

Engelli sporcuların toplumsal hayata katılımının artırılmasının kulübün temel öncelikleri arasında yer aldığını belirten Kılıç, medya görünürlüğü ve sosyal farkındalık çalışmalarının büyük önem taşıdığını söylüyor. Sporun yalnızca başarı odaklı değil, yaşam kalitesini artıran bir araç olarak görülmesi gerektiğini ifade eden deneyimli antrenör, spor yapmak isteyen tüm engelli bireylere ulaşmayı hedeflediklerini belirtiyor. Önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanan projeler arasında Tekerlekli Sandalye Basketbol 3x3 organizasyonlarının da bulunduğunu açıklıyor.

Dezavantajlı bireylerin spora erişiminde en büyük engelin ulaşım olduğunu vurgulayan Kılıç, spor salonlarının erişilebilir hâle getirilmesi ve ihtiyaç sahibi sporculara destek sağlanmasının önemine dikkat çekiyor. Branşa uygun tesislerin artırılması ve nitelikli eğitmenlerin yetiştirilmesi gerektiğini belirten deneyimli çalıştırıcı, özellikle alt liglerde takım sayısının artırılmasının gelişim açısından kritik olduğunu ifade ediyor.

Altyapının tüm spor branşları için vazgeçilmez olduğunun altını çizen Erdinç Kılıç, altyapısı olmayan bir yapının uzun vadede varlığını sürdüremeyeceğini belirtiyor. Yeni sporcu yetiştiremeyen branşların zamanla yok olma riskiyle karşı karşıya kalacağını söyleyen deneyimli başantrenör, altyapıya yatırım yapan kulüplerin her zaman hem ulusal hem de uluslararası başarıların lokomotifi olduğunu sözlerine ekliyor.