Özlem Okumuş Levent | Bu zihniyet ile savaşmalıyız!

"Toplumsal cinsiyet eşitsizliği konusu bizim ülkemizin son günlerde sıkça gündemini kirleten en büyük sorun... Bu zihniyetle savaşmak zorundayız çünkü bu kafalarla ortak bir noktada sulh için çözüm bulunması mümkün değil. Kadınlar çok güçlüdür ve her türlü zorluğun üstesinden gelme kabiliyeti vardır. Atamızın bize verdiği bu gücü kimse elimizden alamaz!"

RÖPORTAJ: HÜSEYİN DEMİR

Fenerbahçe Spor Kulübü’nde uzun yıllar forma giyen, sarı lacivertli formayla tarihi başarılara imza atan, kadın basketbolunun önemli isimlerinden Özlem Okumuş Levent, Efsaneler Anlatıyor köşemizde konuğumuz oldu. Önemli açıklamalarda bulunan deneyimli isim, sporda toplumsal cinsiyet eşitliğinin olması için eğitimin önemine vurguladı. Konuyu fazla uzatmadan sözü Özlem Okumuş Levent’e bırakıyoruz...

BEYAZ GÖLGE DİZİSİ BASKETBOLA TEŞVİK ETTİ

“Basketbola 1977 yılında Ankara Ulubatlı Hasan İlkokulu'nda dördüncü sınıfta başladım. Ortaokul ve liseyi Ankara Deneme Lisesi'nde okudum. Okulumuz Dünya Liselerarası Basketbol Şampiyonası'nda hem kızlarda hem de erkeklerde derece yapmıştı. Antrenmanlarıma büyük bir hevesle devam ettim. Deneme Lisesi'nin okul takımı aynı kadroyla Deplasmanlı Kadın Basketbol Ligi’nde Ankara M.T.A Basketbol adıyla oynuyordu. Okul-kulüp iş birliğinin sporcunun gelişimi için ne kadar faydalı olduğunu bizzat tecrübe ettim. Bizim gençlik dönemimizde Beyaz Gölge dizisi hevesli gençleri basketbol oymaya teşvik ediyordu.

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ni kazandım ve bu sayede Deplasmanlı Kadın Basketbol Ligi'nde yer alan o zamanki adı İstanbul Üniversitesi Spor Birliği Kulübü'ne (İ.Ü.S.B.K.) geçiş yaptım. Kulübün bize verdiği Adidas Centennial ayakkabıların o
dönem için ne kadar farklı bir motivasyon olduğunu anlatamam. O ayakkabıların bize belki de profesyonel bir takımdan para almış olmaktan çok daha kıymetli hissettirdiğini dün gibi hatırlıyorum. Ve bunu andıkça gülümsüyorum...”



SZEKZARD İLE KARDEŞ TAKIM OLDUK

İ.Ü.S.B.K. ile Türkiye Deplasmanlı Kadın Basketbol Lig’inde şampiyonluk yaşayan, mücadeleci ruhuyla önemli başarılar elde eden Özlem Okumuş Levent, şampiyonluk hikâyesini şu şekilde ifade ediyor: “Savaş Gökbayrak ile İ.Ü.S.B.K. Genç Takımı ve A takımında çalışma fırsatımız oldu. Bu takım, rahmetle andığım çok değerli Prof. Dr. Kaya Çilingiroğlu ve uzun ömür dilediğim Prof. Dr. Erdal Poyrazoğlu’nun önderliğinde yürüyen bir oluşumdu. Aynı şekilde kulüp yöneticimiz Sabahattin Akın'ın da o dönem çok önemli projelerle kadın basketbolunun ilerlemesine katkıları oldu.

Bu değerli yöneticilerimizin gayretleri ile Macaristan'ın Szekszard şehrinin kadın basketbol takımı ile kardeş takım olmuştuk ve her yıl Uluslararası Szekszard Yaz Turnuvası'na katılarak o zaman için kimsenin imkan bulamadığı farklı milletlerin A takımları ile karşılaşma şansı yakalıyorduk. Bu tecrübeler bize genç yaşımızda ve hiç beklenmedik bir dönemde Türkiye Deplasmanlı Kadın Basketbol Ligi'nin şampiyonluğunu getirmişti. İsmet Kurteş Hocamız ve o zaman için ilk yabancı oyuncu transferlerinden Vesna’nın da büyük katkılarıyla çok genç ama mücadeleci ruhumuzla ligde mutlu sona ulaştık.”

DOĞAN HAKYEMİZ’İN ÜZERİMDE EMEĞİ ÇOK

Rahmetli Doğan Hakyemez’in basketbola kattığı değerleri anlatan efsane basketbolcu şöyle devam ediyor... “Fenerbahçe Spor Kulübü, kadın basketbolda alt ligden ilk çıktığı sene İ.Ü.S.B.K. kadrosunda yer alan ben ve Derya Taşçı Özyer ile transfer görüşmesi yapmak istedi. Biz görüşmeye gidiyoruz diye evden çıkmıştık ki 1 saat sonra Fenerbahçe bayrağına sarılmış fotoğraflarımız çekildi ve ertesi gün bu, büyük bir haber olarak gazetelerde yer aldı. Ne olduğunu ve nasıl olduğunu kavrayamadan çok büyük bir kulübe transfer olmuştuk! İkimiz de şaşkındık, o hisleri bugün gibi  hatırlıyorum.

Böylece profesyonel hayata adım atmanın gerçekten ne demek olduğunu anladık. O ana kadar bu işi ne kadar amatör ruhla yaptığımızı fark ettik! Bugün rahmetle ve saygıyla andığım çok değerli Doğan Hakyemez Ağabeyimiz sayesinde sponsorlarla çalışmak, Dereağzı'ndaki salonda günde 2 kez antrenman yapmak, deplasmanlara uçakla gitmek, basınla yakın temaslarda bulunmak gibi ayrıcalıklarımız olmuştu.”



DEZAVANTAJLI BÖLGELERDE ÇALIŞMAK İSTİYORUM

'Tekrar basketbolun içinde yer almak ister misiniz?' sorusuna içtenlikle yanıt veren Özlem Okumuş Levent, sözlerine şu şekilde devam etti: “Sporculuk kariyerim Fenerbahçe’de ufak bir jübile töreni ile sonlandı, çok onore oldum. O dönemde Murat Yosmaoğlu menajerdi ona daima şükran borçluyum! Yine Murat Yosmaoğlu’nun desteği ile 2 sene küçük kız takımlarda antrenörlük yaptım ancak üniversite lisans ve lisansüstü eğitimimden sonra iş hayatında kariyer yapmak istedim. Şu anda bu kararımdan dolayı da pişman değilim, çünkü çok sevdiğim bir işin yöneticisiyim.

Şu anda profesyonel iş hayatım çok yoğun geçiyor ama zamanımı kendim ayarlayacağım bir dönemde yöneticilik değilse de dezavantajlı bölgelerdeki çocuklar için basketbol adına çalışmalar yapmak isterim.”

O FENERBAHÇE-GALATASARAY DERBİSİNİ UNUTAMIYORUM

Fenerbahçe-Galatasaray derbilerinin önemini anlatan Özlem Okumuş Levent, “1990 yılında Fenerbahçe ile Galatasaray arasındaki şampiyonluk maçının son saniyelerinde 3 kere top elime geçti ama fırsatları değerlendiremedim ve şampiyonluğu kaybettik. Hayatım boyunca çok üzüldüğüm anlardan biridir. Kendimi en çok ben yargılarım zaten ve bu nedenle beni hep kahreden bir anı olarak hafızamda kaldı” diyor.

ATAMIZIN VERDİĞİ GÜCÜ KİMSE ELİMİZDEN ALAMAZ!

Sporda toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dair önemli mesajlar veren efsane basketbolcu sözlerini şöyle noktalıyor... “Maalesef bu sadece sporda değil, Türkiye’de ve hatta dünya her alanda kendini gösteriyor. Bu konuda pek çok kadın örgütü çalışmalar yapıyor ancak bu iş yine bireysel olarak biz kadınlara düşüyor. Her erkek çocuğunu yetiştiren de bir kadın ve ileride o yetiştirdiği erkeğin kadına saygı ve sevgi ile eşit davranması gerektiğini önce evde annesinden öğrenmesi gerekiyor.

Kız çocuklarının okula erişiminin engellenmesi veya kızlar ile erkeklerin ayrı okullarda okuması gibi örümcek ağı tutmuş zihniyetlere engel olmak zorundayız. Kız çocuğu tabii ki erkek çocuğu ile aynı sırada eşit şartlarda okuyup büyüyecek ve o erkek çocuğu da o sıralarda kız çocuğu ile eşit olduğunu görerek kızlara saygı ve sevginin ne demek olduğunu bilerek büyüyecek.

Toplumsal cinsiyet eşitsizliği konusu bizim ülkemizin son günlerde sıkça gündemini kirleten en büyük sorun... Bu zihniyetle savaşmak zorundayız, çünkü bu kafalarla ortak bir noktada sulh için çözüm bulunması mümkün değil. Kadınlar çok güçlüdür ve onların her türlü zorluğun üstesinden gelme kabiliyeti vardır. Atamızın bize verdiği bu gücü kimse elimizden alamaz!”



TİPLEME
- En beğendiğiniz basketbolcu?

- Derya Taşçı Özyer
- En iyi 5'iniz?
- Derya Taşçı Özyer, Didem Kantarcı Akın, Bahar Akın Akgün, Handan Özbek, Sema Böler Genç
- Hobileriniz?
- Resim, sudoku, seyahat
- En zorlu deplasman?
- İzmir Urla
- Tek kelime ile basketbol...
- İyi ki!

özlemokumuşlevent efsaneleranlatıyor fenerbahçe kadınbasketbolu türkiye millitakım ribaunddergisi