İmza | Erdem Can & Önder Külçebaş

Türk Telekom bu sene daha agresif daha mücadeleci bir yapıyla yola çıkıyor. Açıklanan ilk hamlelerle de dikkatleri üzerine çekmeye başlayan Telekom'dan yeni genel menajer Önder Külçebaş ve çiçeği burnunda başantrenör Erdem Can'dan da kulübe geliş hikâyeleri ve hedeflenen yol hakkında konuştuk.

RÖPORTAJ: ECE ERGEZ

KARARLI
ERDEM CAN


“Biz agresif, pes etmeyen, her an oyunun içinde olan, hiçbir zaman bırakmayan ve her geçen gün ilerlemeye daha iyiye gitmeye çabasında olan bir ekip olmaya çalışacağız. Bu bizi nereye götürür hep birlikte göreceğiz. Türk oyuncuların yanında tecrübeli, ligi ve basketbolu bilen yabancı oyuncu kadrosu kurmak istiyoruz.”
  
Türk Telekom’a transfer sürecim benim NBA ile doğru orantılı gitti. Utah’daki koçum Quin Snyder bu sezon kontratımız olmasına rağmen dinlenme kararı aldı. Benim de bu sebeple kendimle ilgili bir karar almam gerekti. 
 
Türk Telekom ve birkaç takımdan başantrenörlük teklifleri aldım. Ancak buranın yaklaşımı benim idealize ettiğim şekildeydi, aynı vizyonla baktığımızı düşündüm. Çünkü ben de ilerisi için hedefleri olan biri olarak beraber hareket edeceğim; ama kendi tercihlerimin üzerine yol alabileceğim bir yapı olmasını istiyordum. Bu konuda da gerçekten bana destek olacaklarını hissettirdiler ve ben de bu yola çıkmaya karar verdim.
 
Ben 1999 yılında antrenörlüğe altyapıda Ankara’da başladım. Sonrasında 2004 yılında Banvit ile A takım yardımcı antrenörü oldum. Devamında elde ettiğim tecrübe ve birikimimle Fenerbahçe yıllarıma ulaştım. 
 
Obradovic gibi biriyle çalışmak her zaman çok özel. Onun liderliği, karizması, ana uyum sağlayabilmesi, çözüm odaklı hareketi ve yaratıcılığı çok etkileyiciydi. Bunları onun yanında deneyimliyor olmak benim için çok özeldi. 
 
Kendisinden çok fazla şey öğrendim. Basketbolun dışında da ilişkimizin devam etmesinden dolayı benim için çok özel bir insan olarak kalmaya devam edecek. Fenerbahçe’de de Zeljko Obradovic'le birlikte yaşadığımız ilkler ve elde ettiğimiz başarılar da benim için çok özeldi. Çünkü o ilklerin ve başarıların bir parçası olmak paha biçilmezdi. Sanırım Fenerbahçe’de geçirdiğim yıllar kariyerimin en unutulmaz yılları olarak kalacak.
 
NBA normal sezonu elbette Yaz Ligi'nden çok farklı. Yaz Ligi bunun minör bir kopyası sadece. NBA’in EuroLeague ve Avrupa basketbolundan da ayrıştığını düşünüyorum. Orası ulaşması zor marketing ve business ortamı. Finansal olarak oraya yetişmenin zor olacağını düşünüyorum. Ama basketbol olarak orasıyla paralel hareket edebileceğimiz kanaatindeyim. Zaten buradan çıkan yetenekli oyuncuların hemen orada iş yapabilmeleri de bunun en güzel örneklerinden biri.
 
Türk antrenörlerin Avrupa’dan önce burada hakkettikleri değeri görmeleri gerektiğini düşünüyorum. Çünkü herhangi bir yabancı antrenöre göre burada kredileri yok. Sezon ortasında direkt görevlerine son verilebiliyor. Yarım sezon kendi kurmadıkları takımı çalıştırdıktan sonra bile yine ilk onlar gönderilebiliyor. Dolayısıyla önce bizim burada antrenörlerimizin saygınlığını koruyacak yapıya gelmemiz lazım. 
 
Bununla ilgili TÜBAD ve Sayın Aydın Örs çalışmıyor olsa hiçbir değerimiz olmayacak. O yüzden ben öncelikle bu değerin verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bugün biz Türk antrenörler bile birbirimize ilkeli ve doğru yaklaşmakta zorluk yaşıyoruz. Umarım bunları değiştirebiliriz. Sonrasında Avrupa’ya kafa yormaya başlayabiliriz.
 
Biz agresif, pes etmeyen, her an oyunun içinde olan, hiçbir zaman bırakmayan ve her geçen gün ilerlemeye daha iyiye gitmeye çabasında olan bir ekip olmaya çalışacağız. Bu bizi nereye götürür hep birlikte göreceğiz. Türk oyuncuların yanında tecrübeli, ligi ve basketbolu bilen yabancı oyuncu kadrosu kurmak istiyoruz. 
 
Burada denklemi iyi sağlayıp Türk oyuncularımızın da katkı vereceği agresif, Ankara’daki basketbolseverleri o sahaya çekerek bizi izlemekten zevk alacakları bir ortam yaratmaya çalışacağız.
 
Ankara benim büyüdüğüm, basketbolu sevdiğim ve basketbola başladığım şehir. Burada antrenmanlarımız bittiğinde bench'lerin arkasından gizli bir şekilde büyüklerin A takımlardaki antrenmanlarını izlerdik. Hiçbir maçı kaçırmamaya çalışırdık. O dönemde en iyi antrenörler, hakemler, oyuncular Ankara’dan yetişirdi. O yüzden oranın bir parçası olarak büyümek benim için çok değerli. 
 
O yıllarda Türk Telekom’da da çalıştığım için şu an burada başantrenör olarak bulunmam benim için çok heyecan verici. Biz Ankara’daki her basketbolseverin bizleri desteklemesini ve sahiplenmesini istiyoruz. Onların buraya isteyerek gelmelerini sağlayacak güzel bir basketbol ortamı yaratmak için çalışacağız. Umarım üstesinden gelebileceğiz.
 

 
HEDEF
ÖNDER KÜLÇEBAŞ

 
“Mücadeleci ve enerjik bir takım olmak istiyoruz. Bu sezonki öncelikli hedeflerimiz bunlar. İlk sene hedefimiz organizasyonu iyileştirmek, ikinci sene takım ve organizasyonun çok iyi olması, üçüncü senede de takım, organizasyon ve altyapının mükemmel olması. Bu hedeflediğimiz şekilde ilerleyerek istediğimiz sonucu elde etmeye çalışacağız.”
 
Fenerbahçe’den önce Türk Telekom’da altyapı sorumluluğu yapmıştım. Bu ayrılıkla birlikte benim bir tarafım burada kalmıştı. Çünkü hedeflediğim; ama yarım bırakmak zorunda kaldığım işler olmuştu... Ve bir de burada yakaladığımız çok iyi bir aile ortamımız vardı. 
 
Fenerbahçe’de iyi işler yaparak başarılı sezon geçirmiştik. Burada ise yeni sezonda daha hırslı, heyecanlı, agresif bir organizasyon başlatmak istediler ve bu görev için de bana bir teklifte bulundular. Aslında böyle bir teklif gelince de benim için düşünecek çok da bir şey olmadı. 
 
Fenerbahçe çok büyük bir camia. Sertaç Komşuoğlu, Derya Yannier ve Maurizio Gherardini ile teklifi konuştuk. Gherardini’nin beni de çok etkileyen şöyle bir sözü oldu: “Ben bu ülkede 41 yaşlarında kimseye genel menajerlik teklif edildiğini çok görmedim. Burada bizimle olmanı elbette isteriz; ama böyle bir teklif de her zaman gelecek cinsten bir teklif değil, karar vermeden önce iyi düşün” demişti. 
 
Bana bu aşamada çok destek oldukları için hepsine bir kez daha teşekkür ederim. Ben buraya geldiğim ilk günden beri aklımdaki tek başantrenör ismi Erdem Can’dı. Başkanlarımızdan da izin alarak Erdem ile görüşmeye gittim. Bizim yola çıkma hedefimize o da çok inandı. Sözüne çok sadık, güvenilir bir insan olduğu için bize bir tarih vererek, karar için zaman istedi. Çünkü Utah’da durumu tam belli değildi, bize söylediği tarihe kadar kendi kendi koçu Quin Snyder'e verdiği söz vardı. 
 
Bu tarihe kadar koçu devam ederse kendisi de vermiş olduğu sözden dolayı Utah ile devam edeceğini, eğer olmazsa da ertesi günü gelip imzayı atacağını söyledi. Ve ertesi gün gerçekten de hemen gelerek imzaları attık.
 
Bizim ülkemizde en büyük sıkıntı plan yapmamak. Bu yüzden günlük başarı bekliyoruz. Bu başarının gelmesi de aslında biraz rastgele oluyor. Biz bu yüzden önce bütün organizasyonu gözden geçirip aksaklıkları düzeltmek istiyoruz. Sonrasında taraftarları işin içine biraz daha dahil etmek istiyoruz.
 
Mücadeleci ve enerjik bir takım olmak istiyoruz. Bu sezonki öncelikli hedeflerimiz bunlar. İlk sene hedefimiz organizasyonu iyileştirmek, ikinci sene takım ve organizasyonun çok iyi olması, üçüncü senede de takım, organizasyon ve altyapının mükemmel olması. Bu hedeflediğimiz şekilde ilerleyerek istediğimiz sonucu elde etmeye çalışacağız.
 
Erdem Hocamız ilk gün gelip bizden altyapı ile bilgi alarak A takıma kimleri alıp almayacağıyla ilgilenmeye başladı. Ama altyapı ile ilgili asıl hedeflerimiz için zamana ihtiyacımız olduğundan bir sonraki sezondan itibaren daha sağlıklı bir şekilde hedeflerimizi gerçekleştirebileceğimizi de söylemek isterim.
 
Basketbol Gelişim Ligi hakkında şu an çok fazla söylenti var. Ama BGL olsa da olmasa da ben bir pilot takımın olması gerektiğine inanıyorum. Bu seneye yetiştirmemiz zor duruyor; ama bir sonraki sezondan itibaren pilot takım da kurarak TB2L’de mücadele etmeyi istiyoruz.
 
Kırgınlıklar olsa da olmasa da bu sene tüm Ankara’nın bizi desteklemesini çok istiyoruz. Biz burada güzel bir iş yapmak istiyoruz. Bu takımın da Ankara’nın takımı, yarın biz gitsek de Türk Telekom burada hep var olacak. O yüzden bu takımın sahiplenilmesi gerektiğini düşünüyorum.

i̇mza türktelekom erdemcan utahjazz fenerbahçe önderkülçebaş ribaunddergisi