Geri dönüş| Virtus Bologna

Avrupa'da sezonun yarısı bitmesine rağmen Virtus EL'deki zirve mücadelesindeki yerini korumayı başardı. Yine de, Real dışındaki takımların güç seviyesi arasında yakınlık ile takımın yaş ortalaması onlar için en büyük soru işaretleri... Her ne olursa olsun, İtalyanların yeniden sahneye dönüşü Avrupa basketbolunda bir boşluğu doldurdu.

ARDA AYGAHOĞLU
 
İtalyan basketbolu milli takım ve kulüpler bazında çok uzun bir süredir başarıdan uzak kaldı. Öyle ki İtalya adına son EuroLeague kupasını kazanan takım bu yazının konusu olan yaklaşık 23 sene önce o zamanki adıyla Kinder Bologna olmuştu. Ginobili önderliğindeki görkemli dönemlerin bitişiyle Avrupa basketbolunun en büyük arenası olan EuroLeague’den uzak kalan Bologna’nın geri dönüşünü değerlendireceğiz...

2000 - 2001 sezonunda Avrupa şampiyonu olan Virtus Bologna, artık yalnızca old school basketbol fanları tarafından bilinen güzel bir hatıra hâline gelmişti. Manu Ginobili’nin kariyer geçmişine atıf yapıldığında veya başka takımların tarihine bakıldığında karşılaşılan bir dönemin efsane takımı, basketbol arenasına yeniden dönme kararı alarak büyük yatırımlar yaptığında herkes, kült bir takımın geri dönüşünden memnuniyet duydu.
 
İtalya tarihinin en büyük takımı, EuroLeague’e kalıcı olarak dönmek istediğini göstermek için Teodosic gibi dev bir transfer yapsa da, mali kriterleri yaratacak gücü olmasına rağmen formaliteleri aşamadı ve EuroCup’a yönlendirildi. Uzun soluklu EuroCup yolculuğunun ardından Bologna, temsilcimiz Bursaspor’u geniş ve EuroLeague düzeyindeki kadrosunun ağırlığıyla finalde 80-67 mağlup ederek EL biletini kaptı.

Virtus Bologna’nın EuroLeague'e geri döndüğü ilk sezon herkes onların yıldız ama yaşlı oyunculardan oluşan kadrosunun son durumunu merak ediyordu. Teodosic, Belinelli, Shengelia gibi bir döneme damga vurmuş isimlere sahip ve mali kaynakları geniş bu ekip, İspanya Milli Takımı ile harikalar yaratan Sergio Scariolo’ya emanet edilmişti. Bologna, 2022 - 2023 sezonunda beklentileri karşıyalamadı ve EuroLeague'i yalnızca 14 galibiyetle 14. sırada noktaladı. Artık 20 yılı aşkın süredir Avrupa’nın zirvesinden uzak kalan bu takımın zamanA ihtiyacı olduğu su götürmez bir gerçek olarak gün yüzüne çıktı.

Virtus, yeni sezona Teodosic ve koç Scariolo ile yolları ayırarak girerken, muhtemelen kimse yeni antrenör Luca Banchi’den takımı bir anda ligin 3. sırasına getirmesini beklemiyordu. Takım Teo’yu yollasa da Dunston gibi takviyelerle yine tecrübeli ama sonuç getirmeyeceğine inanılan yaşlılara yönelmişti.
 
Fakat geçen sezonun aksine takımın yıldızlarının yaşı, Banchi’nin ellerinde oyunu Bologna’ya çeviren bir tecrübe silahına dönüştü. Banchi; 24 saniyeyi Shengelia’nın post up tehdidi, Belinelli’nin şut opsiyonu, Hackett’ın ikili oyunları üzerine basit ama etkili bir şekilde kurgularken, sonuçlar Bologna’yı ligin 3'üncülük koltuğuna oturttu

Takımın en iyi savunmacısı (Dunston) ve şutorü (Belinelli) 37 yaşındayken, beyni Hackett ise 36'sında. En önemli oyuncu Shengelia'nın 32 yaşında olması ve MVP düzeyindeki performansıyla öne çıkıyor. Şu ana dek yaşın basketbolda sadece bir sayıdan ibaret olabileceğini ve yaşlılığın dezavantaj yerine tecrübe olarak bir kazanca dönüştürülebileceğini gösteren Bologna, nereye kadar gidebilir? 

Avrupa’da sezonun yarısı bitmesine rağmen Virtus zirve mücadelesindeki yerini korumayı başardı. Yine de, Real Madrid dışındaki takımların güç seviyesi arasında yakınlık ile takımın yaş ortalaması onlar için en büyük soru işaretlerini oluşturuyor. Her ne olursa olsun, İtalyanların yeniden sahneye dönüşü Avrupa basketbolunda bir boşluğu doldurdu.

virtusbologna euroleague ribaunddergisi i̇talya