Efsaneler Anlatıyor | Şadi Olcay

"Benim dönemde; zone müdafaa ve sete set hücumlar daha yaygın olduğu için içerisi çok kalabalık olurdu. Uzunlar hemen yardıma geldiği için pivotların işi hep zor oluyordu. Çengel atış bugün hâlâ uzunlara karşı etkili olur. Bu atış, benim karakterimi yansıtıyor, imzalarımdan biriydi. Potaya çarptırarak atışlarım ve sky hook ile uzunlara karşı etkili bir silah olmuştu ve çok büyük iş görüyordu."

RÖPORTAJ: HÜSEYİN DEMİR
 
Türk basketbolunun efsanelerinden; 101 kere ay yıldızlı formayı giyen ve çengel atışları ile bilinen 2 metrelik dev Şadi Olcay, 13 yaşında Ege Üniversitesi'nde basketbola başlangıcını uzun boyuna bağlıyor. şöyle anlatıyor…  Basketbol kariyerinin en şaşalı yıllarını Karşıyaka ile yaşadığını söyleyen Şadi Olcay, Karşıyaka Spor Kulübüne başlangıcı için şunları söylüyor: "Tabii ki o zamanlar oyun kurallarını yeni öğreniyordum, basketbola erken başladığım için avantajlı konumda oldum. Daha sonra beni izleyen o dönemin Karşıyaka menajeri sayesinde Kaf Kaf'a transfer oldum. Karşıyaka’da minik, yıldız, genç takımlarda oynadım. Hep kendimden büyük yaş kategorilerinde yer aldım… ‘’


 
AYDAN SİYAVUŞ BAMBAŞKAYDI...
 
Şadi Olcay, basketbolunu nasıl geliştirdiğini ve hangi hocalarla çalıştığını ise şöyle anlatıyor: "Aydan Siyavuş, çok donanımlı ve nitelikli bir hocaydı. Hem takım idmanlarında hem de özel idmanlarda ondan çok faydalandım. Siyavuş, Karşıyaka'da kısa süre kaldıktan sonra takımın başına beni yetiştiren Atakan Karakaplan geldi. Nadir Vekiloğlu ile birlikte ikili oyunlarda etkili oynamamın da çok faydası oldu. İlk sene çok iyi performans sergiledim. 26 yaşıma kadar Karşıyaka’da oynadım. Sürekli play off’lara kalırdık. Atatürk Spor Salonu'na gelen her takımı yenerdik. Tribünler hep tıklım tıklım doluydu... Tabii ki Eczacıbaşı maçlarına yoğun ilgi oluyor. Dışarda kalan taraftarlar bile olduğunu hatırlıyorum.’’
 
Türk basketbolunun en önemli isimlerinden Şadi Olcay, tam bir ribaund canavarı olan Olcay bu özelliklerini şöyle anlatıyor: "Lig içerisinde; en çok sayı atan, en çok ribaund alan oyuncularda en iyi beş oyuncu arasında sürekli olurdum. Sezonda kırmızı ve beyaz takım diye All Star gibi organizasyona hep katılırdım.’’
 
Karşıyaka altyapısından yetişen Şadi Olcay şuan ki altyapı sistemine de biraz sitem ediyor: "O dönem Karşıyaka ve diğer takımlar hep kendi altyapısından çıkardığı oyuncular ile oynardı. Şuan ki düzen çok farklı durumda basketbolda çok değişik bir rant var. Altyapılar maalesef çok kötü… Oyuncu yetiştiremiyoruz, iyi oyuncuları A takım seviyesine çıkartamıyoruz."
 
BEYAZ GÖLGE ARDINDAN 81 ŞAMPİYONLUĞU İLGİYİ ARTTIRDI

Şadi Olcay’ın hem milli takımda hem de kulüplerde çok anısı var. Sorduğumuzda en güzel anılarının Balkan şampiyonluğu ve milli takımlarda yaşadığı başarılar olduğunu söylüyor. Gelin 1981 Balkan şampiyonluğunu kendisinden dinleyelim... ‘’Türkiye’de 1980’li yıllarda Beyaz gölge dizisinin sevilmesiyle basketbola olan ilgi arttı. Bizde A Milli Takımı olarak şampiyon olduğumuzda ülkemizde basketbola karşı müthiş bir sempati oldu. Balkan Şampiyonası'nda Türkiye’nin en iyi oyuncularının yer aldığı bir kadro vardı. Bütün efsaneler orada… Efe mesela dönemin Avrupa’da ses getirebilecek oyuncularından biriydi. NBA’de o zamanlar çok Avrupalı oyuncu yoktu. Neredeyse hiç yoktu diyebiliriz. ‘’
 
Balkan şampiyonluğunda kadronun çok iyi olduğunu söyleyen Şadi Olcay, başarının iyi bir ekip ve koç Siyavuş’un önderliğinde geldiğini anlatıyor… "1981 Balkan Şampiyonası'nda kadromuz çok kaliteli oyunculardan oluşuyordu. Turnuvaya çok iyi bir ekip ile gittik. Şampiyonaya giderken çok iyi hazırlık dönemi yaşadık. Esasında çok şampiyonluk beklentimiz yoktu; ama her karşılaşmayı kazandıkça özgüvenimiz tazelendi. O dönem kadromuzda; Mehmet Döğüşken, Necati Güler gibi değerli oyuncular vardı. Başımızda Aydan Siyavuş olduğu için çok şanslıydık. Tabii ki ben de şampiyonluğun manevi olarak büyük gurur ve hissiyatı oldu. O dönem Balkan şampiyonu, yarı Avrupa şampiyonu olmak gibiydi. Türkiye’ye geldiğimiz zaman büyük gurur yaşadık.’’
 
Şadi Olcay’ın hayatı boyunca hiç unutamadığı ve hâlâ telefonunda ekran fotoğrafı olan 1977 yıldız takım şampiyonluğunu şu sözlerle anlatıyor: "1977’de Avrupa şampiyonu olan yıldız takımın kaptanıydım. Hayatım boyunca unutamayacağım şampiyonluklardan biriydi. Kürsüde; Türkiye, Yugoslavya ve Rusya vardı. O kupayı kaldırdım an hayatım boyunca hiç unutamamağım bir fotoğraf olmuştur. Rahmetli Mehmet Baturalp, antrenörlüğümüzü yaptığında çok verimli bir dönem geçirdim. Batur Abi ile de çok iyi anlaşıyordum.’’


 
KAYA PEKER ÇOK İSTEKLİ BİR OYUNCUYDU

Profesyonel basketbol kariyerinden sonra antrenörlüğe başlayan Şadi Olcay, altyapıdan çok değerli basketbolcular yetiştirdi. Gelin sözü yine Olcay'a bırakalım... "Oyunculuk döneminden sonra antrenörlüğe başladığımda uzun oyuncularla da çalıştım. Türk basketboluna kazandırdığım, benimle çalışan pivotlar arasında; Adem Ören, Kaya Peker, Görkem Doğan gibi oyuncular yer alıyor. Çok jenerasyon ile çalıştım… Yetiştirdiğim çok basketbolcu oldu. Kaya Peker ile ilk çalıştığım zaman herkes 'ondan basketbolcu olamaz' diyordu; ama ben Kaya ile çok uğraştım, çok üstüne gittim. Tabii ki Kaya Peker’de çok istekli ve arzulu bir oyuncuydu..."
 
Artık kısaların uzun, uzunların kısa gibi oynadığını söyleyen Şadi Olcay; basketbolun sürekli değiştiğini ve kendini güncellendiğini söylüyor. ‘’Şimdi boy ortalaması da çok yükseldi. Şimdi 2.10'luk adam top getiriyor ve şut atıyor, sistem çok değişti. Charles Barkley örnek aldığım, idol olarak benimsediğim çok güçlü ve kuvvetli bir yıldızdı… Kukoc o dönem hayran olduğum oyunculardan biriydi. Şutu temel teknikleri ve basketbol bilgisi ile keyifle izlerdim. Yugoslavya ve Rusya bizim dönemlerimizde basketbolda büyük güç olmuştur. Finallerde hep iki takımı görürdük."

ŞU ANKİ UZUNLARIN İŞİ DAHA KOLAY

Genç uzun oyunculara tavsiyelerde bulunan Şadi Olcay, tecrübelerini gençlerle paylaştığını ve uzunların gelişimini hep takip ettiğini anlatıyor. Özellikle günümüz basketbolunda uzunların fiziksel  mücadeleden ve sertlikten kaçtığını şu şekilde aktarıyor: "Şu an ki basketbolda uzun oyuncuların işi daha kolay.. Benim dönemde; zone müdafaa ve sete set hücumlar daha yaygın olduğu için içerisi çok kalabalık olurdu. Uzunlar hemen yardıma geldiği için pivotların işi hep zor oluyordu. Çengel atışın hâlâ uzunlara karşı etkili olur. Bu atış, benim karakterimi yansıtıyor, imzalarımdan biriydi. Potaya çarptırarak atışlarım ve sky hook ile uzunlara karşı etkili bir silah olmuştu ve çok büyük iş görüyordu.‘’

efsaneleranlatıyor şadiolcay karşıyaka