Birlikte iyileşeceğiz...

P&G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Yönetim Kurulu Başkanı Tankut Turnaoğlu, "Bir kurumsal vatandaş olarak gerek sevgi ve iyilik hareketlerimiz gerekse paydaşlarımızla kurduğumuz güçlü bağın yaşadığımız bu zor günleri atlatmakta eşsiz bir değer olduğunu anladık" diyor.

RÖPORTAJ: TOLGA YENİGÜN

Yaşadığımız deprem felaketinin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Günümüzde dünyayı ve ülkemizi olumsuz etkileyebilen bu tip sorunlara şirketlerin artık tepkisiz kalamayacağına, markaların da kurumsal vatandaş olarak sorumlulukları olduğuna inanıyoruz ve 'Kurumsal Vatandaşlık Başlıklarımız' çerçevesinde inşa ettiğimiz amaçlarımızla hareket ediyoruz.

Markalarımızla hayata geçirdiğimiz sosyal sorumluluk projelerinde alanında öncü yaklaşık 30 sivil toplum kuruluşu ile yakından çalışıyoruz. Bu düzenli yakın çalışmanın getirdiği iş ortaklığı ve bunun getirdiği tanıma ve güven ile afet gibi kriz dönemlerinde hızla hareket edebiliyoruz.

Deprem felaketinde de süreç yönetimini yaparken, dünya ve Avrupa merkezlerimizle koordineli bir şekilde gerek uluslararası gerekse ulusal kurumlar ve paydaşlarımızla olan iş birliğimiz sayesinde hızlı aksiyon alıyor, bu yaşadığımız zor zamanlar dışındaki gerçekleştirdiğimiz iyilik hareketlerimizden edindiğimiz tecrübeyle de gücümüzü ihtiyaç sahiplerine en verimli olacak şekilde organize ediyoruz.

P&G Türkiye olarak, depremin ilk günü itibariyle temel hijyen ürünlerimizin depremden etkilenen bölgelere ulaşmasını sağlamak için Türk Kızılay’ı aracılığıyla ve AFAD koordinasyonuyla harekete geçtik. Bebek bezi, hijyenik ped başta olmak üzere kişisel bakım ve temizlik ürünlerimizden oluşan bağışlarımızı Türk Kızılay’ı aracılığıyla ve AFAD koordinasyonuyla bölgeye gönderdik ve gönderimlerimize devam ediyoruz.

Barınma ihtiyacını karşılamak üzere çadırlarımızı, Türk Kızılay’ı iş birliği ile afetten etkilenen bölgelere yönlendirdik. Prima Mobil Bebek Bakım Odamızı depremden etkilenen ebeveynlere, bebeklerini besleyip altlarını değiştirebilecekleri bir yer sağlamak için afet alanına ulaştırdık. Head&Shoulders ve Orkid markalarımızla tuvalet kabinlerimiz deprem bölgesindeki öncelikli hijyen ihtiyaçlarını karşılamak için AFAD koordinasyonuyla deprem bölgesinde yerini aldı ve faaliyet gösteriyor. İş ortağımız Arçelik’in desteğiyle yola çıkan Mobil Çamaşır Yıkama Tırlarına Ariel deterjan sağladık.

Tüm bunlara ek olarak markamız Fairy ile yürüttüğümüz ‘Boşa Harcama’ projemiz için Gıda Kurtarma Derneği’nin lojistik altyapısına bağışladığımız tırımız, Kızılay koordinasyonuyla aktif olarak afet bölgesinde faaliyet gösteriyor. Ayrıca yine Fairy markamız ile Gıda Kurtarma Derneği iş birliğinde Ramazan ayı boyunca bölgedeki çadırkentlerde tatlı ikramları ve çocuklar için Hacivat - Karagöz oyun etkinlikleri gerçekleştirmeye başladık.

Oral-B markamız ve Türk Diş Hekimleri Derneği ortaklığında ağız sağlığı için toplam 12 adet muayene alanı içeren 6 adet Ağız Bakım Ünitesi hazırladık. ve Hatay, Kahramanmaraş ve Adıyaman’daki çadır kentlere gönderimini sağladık.

BanaBak uygulamamızdaki kullanıcı puanlarını Türk Eğitim Vakfı’nın hayata geçirdiği YARIDA KALMASIN – 2023 Fonu için bağışa dönüştürüyoruz. Depremden etkilenen gençlerin için, kullanıcıların bağışları BanaBak tarafından ikiye katlanarak TEV’e bağışlanacak.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında deprem bölgesinde kadınların acil ihtiyaçlarının karşılanması ve yeniden hayatlarını kurabilmeleri için halk sağlığı, barınma desteği, istihdam desteği gibi pek çok alanda çalışan KEDV’e çalışanlarımız adına destekte bulunduk.

Migros & Toplum Gönüllüleri Vakfı ile ortaklaşa yürütülen Ariel Kıyafet Bağışı programı kapsamında depremzedelerin acil kodlu tekstil ihtiyaçlarının karşılanması için bağışta bulunduk ve bulunmayadevam edeceğiz.

Global P&G çalışanlarının katılımına açık bir bağış kampanyası başlattık. Toplanan bağış şirketimizce ikiye katlanarak afet konusunda çalışan derneklere bağışlanıyor.

Bir kurumsal vatandaş olarak gerek sevgi ve iyilik hareketlerimiz gerekse paydaşlarımızla kurduğumuz güçlü bağın yaşadığımız bu zor günleri atlatmakta eşsiz bir değer olduğunu anladık. Bu tip olağanüstü durumlar ve afetlerde P&G Türkiye ofislerimizi de bugün gerçekleştirdiğimiz gibi çalışanlarımızın ikinci bir evi gibi konumlandırmaya ve bu bakış açısıyla her türlü desteği sağlayacak bir yapı ile şekillendirmeye devam edeceğiz.

Yaralarımızı birlikte saracağımıza ve birlikte iyileşeceğimize inanıyoruz.

tankutturnaoğlu p-g deprem yardım ribaunddergisi tolgayenigün röportaj