Arzu Akay: Güçlü geliyoruz

Çukurova Basketbol Yardımcı Antrenörü Arzu Akay: "Gönül ister ki tüm basketbol kulüplerimizin bençinde daha çok kadın olsun. Ben buna inanıyorum, zamanla o da olacak. Federasyonun da bu konudaki tutumunu biliyorum; onlar da kadın sayısının artması için çok çalışıyor. Geliyoruz, çok güçlü geliyoruz!"

ECE ERGEZ
 
Oyunculuğu bırakmama iki sene kala antrenör olma kararını vermiştim. O dönem Bayraklı Belediye Kadın Basketbol'da takım kaptanıydım ve şampiyon olup TKBL’ye yükselmiştik. TKBL seviyesinde antrenörlük yapmanın benim için çok önemli bir deneyim olacağını düşünüp bu yolu seçtim. Şampiyonluk yaşadığım ve birlikte oynadığım oyuncu kadrosunda antrenörlük yapmak bu süreci daha da kolaylaştırmıştı.
 
Son yıllarda kadın basketbolundaki izlenirliğin ve dolayısıyla sponsor desteğinde azalmasını tek bir nedene indirgemek çok zor, bu kapsamlı bir konu. Bana göre en önemli nedenlerin başında milli takımın son yıllarda aldığı başarısız sonuçlar yer alıyor. Milli takımdaki başarılar Türk halkının en kolay aidiyet hissedeceği, sahipleneceği bir süreçtir. Örneğin kadınlar voleybolunda son yıllarda alınan kupalar, başarılar voleybolda çok ciddi bir aidiyet duygusu yarattı. Bu durum salonlara, altyapıya, çocuklara yansıyor.
 
Herbalife Nutrition Kadınlar Basketbol Süper Ligi'nde 14 takım var; ancak sadece birkaçı iyi denebilecek bütçelere sahip. Diğer takımlar bu bütçe ile yatırım yapan takımlara yaklaşacak güce sahip olamıyor ve bu da ligdeki rekabeti azaltıyor. İleriye dönük yapılacak 3-4 senelik projeler, sponsorluklar aradaki bu farkı kapatmak için en iyi yöntem bana göre.
 
Doğru planlamayla yapılacak sponsorluklar, yatırımlar uzun vadede bu farkı kapatır ve bu da ligin rekabet seviyesini hem saha içinde hem de saha dışında daha iyi bir hale getirir. Bu durum yalnızca 1 senelik veya aylık projelerle kapatılamaz.
 
Bunun en önemli nedeni yine ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik durum. Döviz kurunun sürekli değiştiği, yatırımların da buna bağlı olarak kaybedildiği bir ortamda altyapıya yatırım da doğal olarak azalıyor. Bunun dışında ulaşılabilirliği kullanamamamız da ciddi sorun.
 
İstanbul’da var olan bir organizasyonun Sivas’taki, Iğdır’daki, Samsun’daki turnuvalardan, oyunculardan haberi olması lazım. Bu coğrafyalarda da mutlaka yeni Işıllar yeni Nevriyeler vardır, bundan eminim. Bu da ciddi bir yatırım. Anadolu’dan bir yeteneği alıp İstanbul’a veya başka bir organizasyona getirmek için o kişinin okulunu, kalacağı yerini, ne yiyeceğini, okula hangi araçla gideceğini; kısacası en ufak detayları bile doğru bir organizasyonla planlamanız lazım. Şu anda çalışmış olduğum Çukurova Basketbol'da bunu çok net bir şekilde görebiliyorum.
 
Daha iyi bir ekonomik düzende daha doğru planlamayla bu durum umarım bütün ülkeye yayılır. Bir antrenörden, eski basketbolcudan öte bir insan, bir kadın olarak bu durumun değişmesini umuyor ve altyapıdaki cevherlerimizin ülkemize kazandırılmasını can-ı gönülden istiyorum.
 
Ben 27 yıl basketbol oynadım, ilk başladığım Urla Gençlik takımından oyuncular dışında hiç kadın yoktu. Kadın takımıyız; ancak baktığınızda oyuncular dışında kadın yoktu. Biz de bunu çok düşünürdük hatta... Daha sonra ilk olarak sanırım 1995'te Celal Bayar Üniversitesi’nde antrenörlük bölümü açıldı ve ben ilk kayıt yaptıran kişi oldum.
 
Bu açılıştan sonra birçok yöneticilik bölümleri de açıldı ve birçok kadın eğitimini alarak basketbolda yer edinmeye başladı. Yavaş yavaş da olsa basketbol oynarken dahi kadınların bu eğitimleri alması çok önemli. En son Avrupa Şampiyonası’nda yarı finaldeki dört takımın üçünün başantrenörü kadındı. Ayrıca arkadaki teknik ekipte de birçok kadın antrenör, sağlık çalışanı vardı.
 
Elbette gönül ister ki tüm basketbol kulüplerimizde daha çok kadın olsun. Ben buna inanıyorum, zamanla o da olacak. Son seminerde Aydın Örs ile de konuştum. Federasyonun da bu konudaki tutumunu biliyorum; onlar da kadın sayısının artması için çok çalışıyor. Geliyoruz, çok güçlü geliyoruz!
 
Bu yaşadığımız süreç sebebiyle günümüz basketbolunda döviz kurunun dengesizliğini düşünmemek elde değil. Bu durumdan kulüplerin etkilenmemesi imkânsız. Kulübümüz çok ciddi ve güçlü bir duruş sergiliyor. Hedeflerimizden hiçbir şekilde vazgeçmeden üç kupa için yolumuza devam ediyoruz. Maalesef bunu söylemek zor olsa da paranın olmadığı bir yerde başarının gelmesi maalesef çok zor. Tabii ki biz ekonomist değiliz bu ekonomik durumun çözümü bizde değil. Umarım en kısa sürede ekonomik olarak rahatlarız ve kulüplerimiz daha güçlü bir mali yapıya sahip olur.
 
Üç kupa hedefiyle yola çıkılan bir sezonda her maçın ayrı bir hikâyesi ayrı bir önemi oluyor. Bu süreçte yaşadığım iyi ve kötü tecrübelerden ders çıkarıp hayatıma devam ediyorum. Her zaman pozitif ve disiplinli kalmak istiyorum. Geçen sezon Ceyhun Yıldızoğlu’ndan, bu sezon başı Olcay Orak’tan ve şimdi Aziz Akkaya’dan çok şeyler öğrendim. Çok değerli isimlerden çok önemli tecrübeler kazanıyorum. Bu isimler milli takımların birçok kademesinde yer almış çok değerli koçlar.
 
TİPLEME
- En beğendiğiniz koç?

- Marina Maljkovic
- En beğendiğiniz oyuncu?
- Yerli olarak Birsel Vardarlı Demirmen. Karakteriyle, sporculuğuyla örnek sporcu. Yabancı olarak da Sonja Petrovic.
- En iyi 5'iniz?
- Olcay Çakır Turgut, Pelin Derya Bilgiç, Tuğçe Canıtez, Melis Gülcan, Esra Ural Topuz
- En zor deplasman?
- Fenerbahçe
- Tek Kelime ile Çukurova...
- Mükemmel

arzuakay herbalifenitriton kbsl ribaunddergisi röportaj