YENİDEN AVRUPA SAHNESİNDE | NIGEL HAYES-DAVIS
EuroLeague şampiyonluğu ve Final Four MVP ödülünün ardından NBA hayalini gerçekleştiren Nigel Hayes-Davis, kısa süren Amerika macerasından sonra Avrupa'ya Panathinaikos formasıyla geri döndü. Yıldız oyuncu, yeniden kıtanın en iddialı sahnesinde liderlik rolü üstlenmeye hazırlanıyor.
ALİ BARUTÇUOĞLU
Geçtiğimiz sezon Türkiye Kupası, Türkiye Ligi ve EuroLeague şampiyonluklarıyla Avrupa basketboluna unutulmaz bir veda eden, Final Four’un En Değerli Oyuncusu Nigel Hayes-Davis NBA hayalini gerçekleştirerek Amerika’nın yolunu tuttu. Ancak planlar beklediği gibi ilerlemedi ve sezon ortasında yeniden Avrupa’ya dönüş kararı aldı. Bu kez rotasını Yunanistan’a çeviren yıldız oyuncu, kariyerinin yeni sayfasını Panathinaikos formasıyla açtı.
NBA’de Phoenix Suns kadrosunda yer alan Hayes-Davis, 26 karşılaşmada ortalama 7 dakika süre alırken 1.3 sayı, 1.2 ribaund, 0.3 asist ve 0.3 top çalma ortalamalarıyla mücadele etti. NBA’de forma giyme hedefini gerçekleştirse de ligde kalıcılık konusunda istediği seviyeye ulaşamadı. Aslında bu durum, Avrupa’dan ayrıldığı dönemde yapılan değerlendirmelerle de örtüşüyordu. Üç numara ile dört numara pozisyonları arasında kalması, hem skor gücünün hem de üst düzey fiziksel gücünün NBA standartlarında olup olmadığı konusunda soru işaretleri doğuruyordu.
ÇOK YÖNLÜ OYUNUN GÜCÜ
Avrupa basketbolunda ise tablo tamamen farklıydı. Kısa forvetten uzun forvete, hatta koç Saras Jasikevicius döneminde zaman zaman kısa beşlerde pivot rolüne kadar uzanan çok yönlü oyunu Hayes-Davis’i özel kılan en önemli faktörlerden biri oldu. Bitmek bilmeyen enerjisi, savunma disiplini, takım oyunu anlayışı ve sportmen kişiliği onu yalnızca değerli bir oyuncu değil, taraftarların gönlünde ayrı bir yere sahip bir lider hâline getirdi.
Amerika Milli Takımı’nın olimpiyat geniş kadrosunda sergilediği performans ve ardından gelen EuroLeague MVP seviyesindeki sezonu, NBA kapısını aralayan en önemli etkenlerden biriydi. Avrupa’dan NBA’e geçiş yapan MVP’ler Vasilije Micic ve Luka Doncic gibi oyuncuların yarattığı beklenti ortamında Hayes-Davis de bu fırsatı yakaladı. O, Doncic kadar net bir süper yıldız profili çizmese de Will Clyburn örneğinde olduğu gibi Avrupa’da kalmayı tercih eden yıldızlardan farklı bir yol seçti. Ancak NBA’de fiziksel rekabet seviyesi, çalışkanlığına ve oyun disiplinine rağmen onun önüne çıkan en büyük engellerden biri oldu ve macera beklenenden kısa sürdü.
YENİ ADRES: PANATHINAIKOS
Yeni durağı Panathinaikos olan Hayes-Davis, Yunan ekibiyle çıktığı ilk turnuvada kupaya uzanırken organizasyonun En Değerli Oyuncusu seçilerek Avrupa’ya dönüşünü güçlü bir mesajla yaptı. EuroLeague’de OAKA’da Paris Basketball karşısında oynadığı ilk maçta ürettiği 27 sayı ise Panathinaikos’a neler katabileceğinin erken bir göstergesi oldu. Son saniyede kaçan şutu mağlubiyeti engelleyemese de bireysel performansı dikkat çekiciydi.
Panathinaikos’un geniş ve yıldızlarla dolu kadrosu içinde Hayes-Davis’in rolü merak konusu olmaya devam ediyor. Kendrick Nunn, Jerian Grant, Kostas Sloukas ve TJ Shorts gibi top yönlendiricilerin oyun paylaşımı; pota altında Mathias Lessort’un dönüşüyle birlikte Faried ve Holmes’un oluşturacağı uzun rotasyonu; Mitoglou, Juancho Hernangómez, Rogkavopoulos ve sakatlıktan dönen Grigonis’in bulunduğu forvet hattı düşünüldüğünde süre ve rol dağılımı sezonun belirleyici unsurlarından biri olacak. Bu yapının doğru dengelenmesi hâlinde Panathinaikos’un EuroLeague’in en dominant takımlarından birine dönüşme potansiyeli oldukça yüksek görünüyor.
AVRUPA’DA YENİ BİR SAYFA
Hayes-Davis’in geçmişte Zalgiris ve Barcelona dönemlerinde yıldızlarla dolu kadrolar içinde zaman zaman geri planda kalması ya da Fenerbahçe’de Saras öncesi dönemde yaşadığı performans dalgalanmaları bazı soru işaretleri yaratabilir. Ancak Panathinaikos formasıyla sergilediği ilk performanslar, onun artık istikrarlı bir yıldız seviyesine ulaştığını gösteriyor. Bu dönüşün gerçek karşılığını ise sezon sonunda Avrupa basketbolu daha net şekilde değerlendirecek.
Nigel Hayes-Davis yalnızca sahadaki performansıyla değil, karakteriyle de saygı uyandıran bir sporcu. Çalışkanlığı, takım aidiyeti ve mütevazı duruşuyla Avrupa basketbolunun en sevilen figürlerinden biri hâline gelen yıldız oyuncu, Fenerbahçe Beko formasıyla Türk basketboluna kazandırdığı kupalarla da unutulmaz bir iz bıraktı. Avrupa sahnesine yeniden dönen Hayes-Davis’in sağlıklı bir şekilde uzun yıllar üst düzey basketbola katkı sunması, basketbolseverlerin ortak beklentisi olmaya devam ediyor.