"SAHADAKİ TAKIMDAN FAZLASI"
10 yıl sonra gelen Dünya Kupası bileti, A Milli Kadın Basketbol Takımı Menajeri Aslı İnceer için yalnızca sportif bir başarı değil; yeniden inşa edilen bir milli takım kültürünün somut karşılığı. Potanın Perileri'nin genel menajeri, yeni dönemi sadece sonuçlarla değil; karakter, sürdürülebilirlik ve Türk basketbolunun geleceğini şekillendirecek güçlü bir yapı olarak tanımlıyor.
RÖPORTAJ: HÜSEYİN DEMİR
10 yıllık aranın ardından gelen Dünya Kupası dönüşü… A Milli Kadın Basketbol Takımı Menajeri Aslı İnceer’in bakışında bu başarı, yalnızca bir turnuvaya katılım hakkı değil; Türk kadın basketbolunun yeniden dünyanın en büyük sahnesine dönüşü anlamına geliyor. Milli takım genel menajeri olarak bu sürecin merkezinde yer alan İnceer, Ribaund’a verdiği özel röportajda Potanın Perileri’nin yeni dönem kimliğini, Andrea Mazzon yönetimindeki dönüşümü ve Türk basketbolunun uzun vadeli yol haritasını anlattı.
“ASIL HEDEFİMİZ KALICI BİR MİLLİ TAKIM KÜLTÜRÜ”
İnceer’e göre Dünya Kupası’na katılmak büyük bir gurur olsa da esas değer, Türkiye’nin artık büyük organizasyonların sürekli parçası haline gelmesi.
“10 yıl sonra yeniden Dünya Kupası’nda olmak hepimiz için çok büyük bir gurur. Ama burada en önemli nokta, sadece bir kez katılmak değil; tüm büyük organizasyonlarda yer alan kalıcı bir milli takım kimliği oluşturmak. Bizim için asıl değerli olan bu.”
Dünyanın en iyi 16 takımının mücadele edeceği bir organizasyonda yer almanın önemine dikkat çeken İnceer, hedefi net koyuyor:
“Ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek, mücadele gücü yüksek, karakterli ve yarışmacı bir takım olarak sahada olmak istiyoruz.”
AVRUPA ŞAMPİYONASI: “MADALYA DETAYLARDA KAÇTI”
Aslı İnceer, son Avrupa Şampiyonası’nı sonuçtan bağımsız olarak önemli bir gelişim basamağı olarak görüyor. Fransa ve İtalya maçlarında kaçan fırsatların, aslında takımın seviyesini de ortaya koyduğunu düşünüyor.
“Bence çok ince detaylarla belki de madalyayı kaçırdık. Fransa ve İtalya maçları bize seviyemizi gösterdi. Ama en önemlisi, takımın ortaya koyduğu karakter ve dirençti.”
Onun için bu turnuvanın en kritik kazanımı ise Dünya Kupası Elemeleri kapısının açılması oldu.
ANDREA MAZZON DÖNEMİ: “ŞİMDİLİK ADAPTASYON, SONRASI KİMLİK”
Milli takımın yeni başantrenörü Andrea Mazzon ile geçirilen ilk süreci bir sonuç döneminden çok, alışma evresi olarak tanımlayan İnceer; gerçek dönüşümün yaz kampıyla başlayacağına inanıyor.
“Kasım kampı ve Mart elemeleri daha çok karşılıklı adaptasyon süreciydi. Oyuncuların koça, koçun oyunculara alıştığı bir dönem yaşadık. Dünya Kupası biletini bu süreçte almak önemliydi. Ama asıl gelişim, yaz kampında şekillenecek.”
İnceer’in en çok vurguladığı konu ise takım kimyası:
“Daha fazla birlikte çalıştıkça ne oynadığını daha iyi bilen, birlikte hareket etme alışkanlığı daha güçlü bir takım olacağız.”
KADINLAR SÜPER LİGİ: “MARKA DEĞERİ ARTIYOR, YERLİ OYUNCU KRİTİK”
Kadınlar Süper Ligi’nin son yıllarda ulaştığı seviyeyi Avrupa ve dünya ölçeğinde değerlendiren İnceer, ligin marka değerinin yükseldiğini ancak yerli oyuncu gelişiminin belirleyici unsur olduğunu düşünüyor.
“Türkiye’de dünyanın en önemli oyuncularının forma giymesi ligin kalitesini yukarı taşıyor. Ama yerli oyuncuların bu rekabetin gerçek parçası olması çok kritik.”
Sahada iki yerli oyuncu kuralını bu açıdan önemli gören İnceer, bunun milli takım geleceği için stratejik olduğuna inanıyor.
“GÜNÜ KURTARMAK DEĞİL, GELECEĞİ İNŞA ETMEK”
Oyunculuk, menajerlik, yöneticilik… Basketbolun farklı katmanlarında yıllar geçiren Aslı İnceer için milli takım genel menajerliği kariyerinde özel bir yerde duruyor. Ancak onun vizyonu yalnızca bugünü yönetmek değil.
“En büyük hedefim, hangi görevde olursam olayım Türk basketboluna en yüksek katkıyı sunmak. Günü kurtaran değil, geleceği inşa eden yapıların parçası olmak istiyorum.”
TARAFTARA MESAJ: “BU YOLCULUKTA EN BÜYÜK GÜÇLERİMİZDEN BİRİSİNİZ”
İnceer’e göre milli takımın başarısında yalnızca sahadaki performans değil, tribündeki sahiplenme de belirleyici.
“Taraftarımızın desteği bizim için çok büyük. Önümüzde önemli bir Dünya Kupası süreci var ve bu yolda onların desteğini yanımızda hissetmek istiyoruz.”
Aslı İnceer’in çizdiği tablo net: Potanın Perileri için Dünya Kupası bir son değil. Yeni bir kültürün, daha güçlü bir yapının ve sürdürülebilir başarının bir sonraki adımı.