BASKETBOLUN GÖRÜNMEYEN GÜCÜ: ATLETİK PERFORMANS
Atletik Performans Antrenörü Ozan Şirikçi, basketbolda fiziksel gelişimin önemini, altyapıda yaş gruplarına göre antrenman planlamasının nasıl yapılması gerektiğini ve sosyal medyada yayılan antrenman içeriklerinin oluşturduğu riskleri anlattı. Şirikçi, atletik performansın bilimsel temellere dayanması gerektiğini vurgularken, genç sporcuların gelişiminde özellikle sezon dışı dönemin büyük önem taşıdığına dikkat çekti.
HÜSEYİN DEMİR / RÖPORTAJ
Atletik performans, basketbolun tamamlayıcı unsurlarından biri. Dolayısıyla bu alanın takımın çalışma sistemine mutlaka dâhil edilmesi gerekiyor.
Ülkemizde atletik performans geçmişte bugünkü kadar gelişmiş değildi. Ancak özellikle son 20 yılda bu konuda ciddi bir ilerleme yaşandı. Biz yaklaşık 20 yıl önce de bunun öneminin farkındaydık.
Basketbol fiziksel bir spor. Temas, sıçrama, yön değiştirme, çabukluk, reaksiyon ve algı gibi birçok fiziksel özelliği içinde barındırıyor. Dolayısıyla bu özelliklerin ayrı ayrı çalıştırılması ve özellikle altyapıdan itibaren geliştirilmesi gerekiyor.
Bir oyuncunun basketbol becerilerinin çok iyi olması, gelişim çağını tamamladıktan sonra mutlaka çok iyi bir oyuncu olacağı anlamına gelmiyor. Fiziksel parametrelerin de düzenli olarak takip edilmesi gerekiyor. Kuvvet, dayanıklılık ve basketbola özgü tüm performans unsurlarının sistemli biçimde geliştirilmesi büyük önem taşıyor.
“ANTRENÖRLER DE BU ALANI BİLMEK ZORUNDA”
Bu noktada basketbol antrenörlerinin de kendi vizyonlarını geliştirmeleri gerekiyor. Atletik performans çalışmalarının oyuncular üzerindeki etkisini gözlemlemeleri ve bu konuda bilgi sahibi olmaları önemli.
Takımınıza bir kondisyoner ya da atletik performans antrenörü dâhil ettiğinizde, o kişinin yaptığı çalışmanın doğru olup olmadığını değerlendirebilecek bilgiye sahip olmalısınız.
Çünkü atletik performans çok geniş bir bilim alanı. Dünyada da son derece gelişmiş durumda. Olimpiyatlarda sporcuların saniyenin çok küçük bir bölümünde daha hızlı olabilmesi ya da bir oyuncunun sahada bir dakika daha fazla kalabilmesi için arka planda çok büyük çalışmalar yapılıyor.
Amerika’da, Avrupa’da ve dünyanın birçok profesyonel liginde bu konuda geniş ekipler görev yapıyor. Eskiden daha çok “kondisyoner” olarak tanımlanan bu alan, bugün atletik performans adı altında çok daha kapsamlı bir yapıya dönüşmüş durumda.
“SOSYAL MEDYADA GÖRDÜĞÜMÜZ HER ŞEYİ UYGULAYAMAYIZ”
Biz bu işe başladığımız ve kendimizi geliştirdiğimiz dönemde sosyal medya yoktu. Bugün sosyal medya ve yapay zekâ sayesinde bilgiye ulaşmak ve kendini geliştirmek çok daha kolay.
Ancak bunun yanında ciddi bir bilgi kirliliği de bulunuyor.
Sosyal medyada gördüğümüz her zor hareketi ya da her basketbol antrenmanını doğrudan alıp uygulayamayız. Çünkü atletik performans sonuçta bilimsel temeller üzerine kurulması gereken bir alan.
Program hazırlarken biyomekanik, fizyoloji, anatomi ve antrenman bilimi gibi birçok pozitif bilim dalını bilmek ve yapılan çalışmaları bu temeller üzerine inşa etmek gerekiyor.
“GENÇ ANTRENÖRLERİN EN BÜYÜK HATALARINDAN BİRİ BU”
Genç antrenörlerde gördüğümüz hatalardan biri, sosyal medyada karşılarına çıkan bir çalışmayı hemen alıp uygulamaya çalışmaları.
Öncelikle atletik performansın bir bilim olduğunu kabul etmek gerekiyor. Daha sonra bu alanın temellerini öğrenmek, araştırmak ve yapılan çalışmaların nedenini anlamak gerekiyor.
Atletik performans hem dünyada hem de ülkemizde çok gelişti. Ancak hâlâ kolay bir alan değil. Üzerinde ciddi biçimde çalışılması ve sürekli gelişim gösterilmesi gereken bir branş.
“10-12 YAŞINDAKİ ÇOCUĞA HER ANTRENMAN YAPTIRILMAZ”
Altyapıda antrenman planlarken takımın yaş grubu, cinsiyeti, performans seviyesi ve sporcuların fiziksel özellikleri mutlaka dikkate alınmalı.
Bunların tamamına göre bir yüklenme programı hazırlanması gerekiyor.
Örneğin çocukları sezon dışı dönemde hazırlayacağız diye 10 ya da 12 yaşındaki sporculara doğrudan sprint antrenmanları yaptırmak doğru değil.
Çünkü bu çocuklar henüz doğru şekilde basamıyor ya da düzgün koşu mekaniğine sahip olmayabilir. Mekanik açıdan gelişimlerini tamamlamamış olabilirler.
Bu nedenle özellikle altyapıda önceliğin temel tekniklerin ve doğru hareket mekaniklerinin geliştirilmesi olması gerekiyor.
Önce oyuncunun doğru koşmayı, doğru basmayı ve doğru hareket etmeyi öğrenmesi gerekir. Ardından performans düzeyine uygun şekilde yüklenmeler artırılabilir.
“HER YAŞ GRUBUNUN PROGRAMI FARKLI OLMALI”
Altyapıda tek tip bir program uygulanamaz.
Her yaş grubunun gelişim özellikleri farklı olduğu için antrenman programlarının da buna göre hazırlanması gerekiyor. Sporcunun biyolojik gelişimi, kuvvet seviyesi, hareket kalitesi ve basketbol geçmişi göz önünde bulundurulmalı.
Bir yetişkin sporcu için hazırlanan programı altyapı oyuncusuna uygulamak doğru değil. Aynı şekilde bir yaş grubunda işe yarayan bir çalışma başka bir yaş grubunda aynı sonucu vermeyebilir.
Dolayısıyla performans antrenmanı kişiye ve yaş grubuna göre planlanmalı.
“SEZON DIŞI DÖNEM ALTIN DEĞERİNDE”
Bir oyuncu sezon dışı dönemi ne kadar doğru geçirirse sezon içerisindeki performansı da bundan o kadar olumlu etkilenir.
Özellikle genç oyuncular için sezon dışı dönem son derece önemli. Oyuncular bu süreçte kendilerini bir sonraki sezona hazırlıyor, daha büyük hedefler belirliyor ve varsa sakatlıklarını giderme fırsatı buluyor.
Aynı zamanda basketbol gelişimi açısından da çok önemli bir süreçten söz ediyoruz.
Bu nedenle özellikle genç sporcuların yaz dönemlerini doğru değerlendirmesi gerekiyor. Yaz ayları adeta altın değerinde.
Bu süreç yalnızca oyuncular açısından değil; antrenörler ve aileler açısından da doğru planlanmalı. Çocuğun hem fiziksel hem de basketbol gelişimini destekleyecek bir program hazırlanması gerekiyor.
“YAZ DÖNEMİNİ KAÇIRMAMAK GEREKİYOR”
Genç sporcuların gelişiminde süreklilik çok önemli. Sezon bittikten sonra tamamen basketboldan ya da fiziksel çalışmalardan uzaklaşmak yerine doğru planlanmış bir gelişim programı uygulanmalı.
Sezon dışı dönem, oyuncunun eksiklerini kapatabileceği en önemli zaman dilimlerinden biri.
Fiziksel eksikler, hareket kalitesi, kuvvet, dayanıklılık ve basketbola özgü beceriler bu dönemde daha ayrıntılı biçimde çalışılabilir.
Bu nedenle altın değerindeki yaz dönemlerini kaçırmamak gerekiyor.
Koçların, ailelerin ve sporcuların bu süreci doğru yönetmesi, genç oyuncunun sonraki yıllardaki gelişimini doğrudan etkileyebilir.
Atletik performans artık basketbolun dışında düşünülebilecek bir alan değil. Ancak yapılan her çalışmanın mutlaka yaşa, gelişim seviyesine ve bilimsel temellere uygun olması gerekiyor.